21 – Tapınma
Bunlar Yüce Allah'ın kutsal sözleridir.
İnsanların sözleriyle ilgilenmiyoruz.
Tanrı'yı seven herkes için... Tanrı'nın hakkında söylediği şey budur: Tapınma.
Bunlar Yüce Allah'ın kutsal sözleridir.
İnsanların sözleriyle ilgilenmiyoruz.
Tanrı'yı seven herkes için... Tanrı'nın hakkında söylediği şey budur: Tapınma.
Dört yaratığın her birinin altışar kanadı vardı. Yaratıkların her yanı, kanatlarının alt tarafı bile gözlerle kaplıydı. Gece gündüz durup dinlenmeden şöyle diyorlar: "Kutsal, kutsal, kutsaldır, Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, Var olmuş, var olan ve gelecek olan." Yaratıklar tahtta oturanı, sonsuzluklar boyunca yaşayanı yüceltip ona saygı ve şükran sundukça, yirmi dört ihtiyar tahtta oturanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın önünde yere kapanarak O'na tapınıyorlar. Taçlarını tahtın önüne koyarak şöyle diyorlar: "Rabbimiz ve Tanrımız! Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın. Çünkü her şeyi sen yarattın; Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu." Yaratıklar tahtta oturanı, sonsuzluklar boyunca yaşayanı yüceltip ona saygı ve şükran sundukça, yirmi dört ihtiyar tahtta oturanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın önünde yere kapanarak O'na tapınıyorlar. Taçlarını tahtın önüne koyarak şöyle diyorlar: "Rabbimiz ve Tanrımız! Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın. Çünkü her şeyi sen yarattın; Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu." Yaratıklar tahtta oturanı, sonsuzluklar boyunca yaşayanı yüceltip ona saygı ve şükran sundukça, yirmi dört ihtiyar tahtta oturanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın önünde yere kapanarak O'na tapınıyorlar. Taçlarını tahtın önüne koyarak şöyle diyorlar: "Rabbimiz ve Tanrımız! Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın. Çünkü her şeyi sen yarattın; Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu."
”Bunun için de Tanrı Onu pek çok yükseltti ve Ona her adın üstünde olan adı bağışladı. Öyle ki, İsanın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrının yüceltilmesi için İsa Mesihin Rab olduğunu açıkça söylesin. Öyle ki, İsanın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrının yüceltilmesi için İsa Mesihin Rab olduğunu açıkça söylesin.
”Ey Her Şeye Egemen RAB,Ne kadar severim konutunu! Canım senin avlularını özlüyor,İçim çekiyor,Yüreğim, bütün varlığımSana, yaşayan Tanrıya sevinçle haykırıyor. Kuşlar bile bir yuva,Kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer bulduSenin sunaklarının yanında,Ey Her Şeye Egemen RAB, Kralım ve Tanrım! Ne mutlu senin evinde oturanlara,Seni sürekli överler!
”Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı.
”Yüce Tanrının kâhini olan Şalem Kralı Melkisedek ekmek ve şarap getirdi. Avramı kutsayarak şöyle dedi: "Yeri göğü yaratan yüce Tanrı Avramı kutsasın, Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrıya övgüler olsun."
”Avram Sodom Kralına, "Yeri göğü yaratan yüce Tanrı RABbin önünde sana ait hiçbir şey, bir iplik, bir çarık bağı bile almayacağıma ant içerim" diye karşılık verdi, "Öyle ki, 'Avramı zengin ettim' demeyesin.
”Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,
”Adam eğilip RABbe tapındı.
”Eğilip RABbe tapındım. Efendimin oğluna kardeşinin torununu almak için bana doğru yolu gösteren efendim İbrahimin Tanrısı RABbe övgüler sundum.
”İbrahimin uşağı bu sözleri duyunca, yere kapanarak RABbe tapındı.
”RABbin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktı, çalı yanıyor, ama tükenmiyor.
”Tanrı, "Fazla yaklaşma" dedi, "Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.
”Tanrı, "Ben Benim" dedi, "İsraillilere de ki, 'Beni size Ben Benim diyen gönderdi.'
”Gücümü sana göstermek, adımı bütün dünyaya tanıtmak için seni ayakta tuttum.
”Gece gündüz ilerlemeleri için, RAB gündüzün bir bulut sütunu içinde yol göstererek, geceleyin bir ateş sütunu içinde ışık vererek onlara öncülük ediyordu. Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.
”İsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrının meleği yerini değiştirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarına, Mısır ve İsrail ordularının arasına geldi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Bu yüzden, bütün gece iki taraf birbirine yaklaşamadı.
”Musayla İsrailliler RABbe şu ezgiyi söylediler: "Ezgiler sunacağım RABbe,Çünkü yüceldikçe yüceldi;Atları da, atlıları da denize döktü. Rab gücüm ve ezgimdir,O kurtardı beni.Odur Tanrım,Övgüler sunacağım Ona.Odur babamın Tanrısı,Yücelteceğim Onu.
”"Senin sağ elin, ya RAB,Senin sağ elin korkunç güce sahiptir.Altında düşmanlar kırılır. Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında,Gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.
”"Var mı senin gibisi ilahlar arasında, ya RAB?Senin gibi kutsallıkta görkemli, heybetiyle övgüye değer,Harikalar yaratan var mı?
”RAB sonsuza dek egemen olacak."
”Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. RABbin görkemi bulutta görünüyordu.
”RAB Musaya, "Sana koyu bir bulut içinde geleceğim" dedi, "Öyle ki, seninle konuşurken halk işitsin ve her zaman sana güvensin." Musa halkın söylediklerini RABbe iletti.
”Üçüncü günün sabahı gök gürledi, şimşekler çaktı. Dağın üzerinde koyu bir bulut vardı. Derken, çok güçlü bir boru sesi duyuldu. Ordugahta herkes titremeye başladı. Musa halkın Tanrıyla görüşmek üzere ordugahtan çıkmasına öncülük etti. Dağın eteğinde durdular. Sina Dağının her yanından duman tütüyordu. Çünkü RAB dağın üstüne ateş içinde inmişti. Dağdan ocak dumanı gibi duman çıkıyor, bütün dağ şiddetle sarsılıyordu.
”Musa dağa çıkınca, bulut dağı kapladı. RABbin görkemi Sina Dağının üzerine indi. Bulut dağı altı gün örttü. Yedinci gün RAB bulutun içinden Musaya seslendi. RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu. Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.
”Seninle orada, Levha Sandığının üstündeki Keruvlar arasında, Bağışlanma Kapağının üzerinde görüşeceğim ve İsrailliler için sana buyruklar vereceğim." "Kapporet" sözcüğü Tanrının öfkesinin yatıştırıldığı, halkının günahlarının bağışlanıp Tanrıyla barıştırıldığı özel yeri ifade ediyordu.
”Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı. Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı. RAB Musayla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.
”RAB, "Varlığım sana eşlik edecek" diye yanıtladı, "Seni rahata kavuşturacağım."
”Musa, "Lütfen görkemini bana göster" dedi. RAB, "Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim" diye karşılık verdi, "Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım. Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz." Sonra, "Yakınımda bir yer var" dedi, "Orada, kayanın üzerinde dur. Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim. Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek."
”RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu. Musanın önünden geçerek, "Ben RABbim" dedi, "RAB, acıyan, lütfeden, tez öfkelenmeyen, sevgisi engin ve sadık Tanrı. Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını, isyanlarını, günahlarını bağışlarım. Hiçbir suçu cezasız bırakmam. Babaların işlediği suçun hesabını oğullarından, torunlarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım." Musa hemen yere kapanıp tapındı.
”Başka ilahlara tapmayacaksınız. Çünkü ben adı Kıskanç bir RABbim, kıskanç bir Tanrıyım.
”O zaman bulut Buluşma Çadırını kapladı ve RABbin görkemi konutu doldurdu. Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.
”Böylece bütün yolculuklarında konutun üzerinde gündüzün RAB'bin bulutu, gece de ateş İsrailliler'e yol gösterdi.
”Musayla Harun Buluşma Çadırına girdiler. Dışarı çıkınca halkı kutsadılar. O zaman RABbin yüceliği halka göründü. RAB bir ateş gönderdi. Ateş sunağın üzerindeki yakmalık sunuyu, yağları yakıp küle çevirdi. Bunu gören halkın tümü sevinçle haykırarak yüzüstü yere kapandı.
”RABbin huzuruna yaklaştıkları için ölen Harunun iki oğlunun ölümünden sonra RAB Musaya şöyle dedi: "Ağabeyin Haruna de ki, perdenin arkasındaki En Kutsal Yere ikide bir girmesin, Antlaşma Sandığının üzerindeki Bağışlanma Kapağınafı yaklaşmasın. Yoksa ölür. Çünkü ben kapağın üstünde, bulut içinde görünüyorum.
”Konut, yani Levha Sandığının bulunduğu çadır kurulduğu gün üstünü bulut kapladı. Konutun üstündeki bulut akşamdan sabaha dek ateşi andırdı. Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.
”"Ne var ki, varlığım ve yeryüzünü dolduran yüceliğim adına ant içerim ki,
”Korah bütün topluluğu Musayla Harunun karşısında Buluşma Çadırının giriş bölümünde toplayınca, RABbin görkemi bütün topluluğa göründü.
”Topluluk Musayla Haruna karşı toplanıp Buluşma Çadırına doğru yönelince, çadırı ansızın bulut kapladı ve RABbin görkemi göründü.
”Musayla Harun topluluktan ayrılıp Buluşma Çadırının giriş bölümüne gittiler, yüzüstü yere kapandılar. RABbin görkemi onlara göründü.
”Bundan sonra RAB Balamın gözlerini açtı. Balam yalın kılıç yolda durmakta olan RABbin meleğini gördü, eğilip yüzüstü yere kapandı.
”Tanrının sözlerini duyan,Yüceler Yücesinin bilgisine kavuşan,Her Şeye Gücü Yetenin görümlerini gören,Yere kapanan, Tanrının gözlerini açtığı kişi bildiriyor:
”"Bu olaylar RABbin Tanrı olduğunu ve Ondan başkası olmadığını bilesiniz diye size gösterildi. O sizi yola getirmek için gökten size sesini duyurdu. Yeryüzünde size büyük ateşini gösterdi. Ateşin içinden size sözlerini duyurdu.
”"Bunun için, bugün RABbin yukarıda göklerde, aşağıda yeryüzünde Tanrı olduğunu, Ondan başkası olmadığını bilin ve bunu aklınızdan çıkarmayın.
”'Tanrımız RAB bize yüceliğini ve büyüklüğünü gösterdi' dediniz, 'Ateşin içinden sesini duyduk. Bugün Tanrının insanla konuştuğunu ve insanın ölmediğini gördük.
”"Dinle, ey İsrail! Tanrımız RAB tek RABdir. Tanrınız RABbi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz.
”Çünkü Tanrınız RAB, tanrıların Tanrısı, rablerin Rabbidir. O kimseyi kayırmayan, rüşvet almayan, ulu, güçlü, heybetli Tanrıdır.
”Tanrınız RABden korkun, Ona kulluk edin. Ona bağlı kalın ve Onun adıyla ant için. O övgünüzdür. Gözlerinizle gördüğünüz o büyük, heybetli belirtileri sizin için gerçekleştiren Tanrınızdır.
”"Bu kitapta yazılı yasanın bütün sözlerine uymaz, Tanrınız RABbin yüce ve heybetli adından korkmazsanız,
”RABbin adını duyuracağım.Ululuğu için Tanrımızı övün! O Kayadır, işleri kusursuzdur,Bütün yolları doğrudur.O haksızlık etmeyen güvenilir Tanrıdır.Doğru ve adildir.
”" 'Artık anlayın ki, ben, evet ben Oyum,Benden başka tanrı yoktur!Öldüren de, yaşatan da,Yaralayan da, iyileştiren de benim.Kimse elimden kurtaramaz.
”"Ey Yeşurun, sana yardım içinGöklere ve bulutlara görkemle binen,Tanrıya benzer biri yok. Sığınağın çağlar boyu var olan Tanrıdır,Seni taşıyan Onun yorulmaz kollarıdır.Düşmanı önünden kovacakVe sana, 'Onu yok et!' diyecek.
”Adam, "Hiçbiri" dedi, "Ben RABbin ordusunun komutanıyım. Şimdi geldim." O zaman Yeşu yüzüstü yere kapanıp ona tapındı. "Efendimin kuluna buyruğu nedir?" diye sordu. RAB'bin ordusunun komutanı, "Çarığını çıkar" dedi, "Çünkü bastığın yer kutsaldır." Yeşu söyleneni yaptı.
”Koç boynuzundan yapılmış birer boru taşıyan yedi kâhin sandığın önünden gitsin. Yedinci gün kentin çevresini yedi kez dolanın; bu arada kâhinler borularını çalsınlar. Kâhinlerin koç boynuzu borularını uzun uzun çaldıklarını işittiğinizde, bütün halk yüksek sesle bağırsın. O zaman kentin surları çökecek ve herkes bulunduğu yerden dosdoğru kente girecek."
”Halk bağırmaya başladı, kâhinler de borularını çaldılar. Boru sesini işiten halk daha yüksek sesle bağırdı. Kentin surları çöktü. Herkes bulunduğu yerden dosdoğru kente girdi. Böylece kenti ele geçirdiler.
”Bunun üzerine Yeşu giysilerini yırtarak İsrailin ileri gelenleriyle birlikte başından aşağı toprak döküp RABbin Sandığının önünde yüzüstü yere kapandı ve akşama dek bu durumda kaldı.
”Dinleyin, ey krallar!Ey yönetenler, kulak verin!RABbe ezgiler söyleyipİsrailin Tanrısı RABbi ilahilerle öveceğim.
”RABbin meleği, "Adımı niçin soruyorsun?" dedi, "Adım tanımlanamaz." Manoah bir oğlakla tahıl sunusunu aldı, bir kayanın üzerinde RABbe sundu. O anda Manoahla karısının gözü önünde şaşılacak şeyler oldu: RABbin meleği sunaktan yükselen alevle birlikte göğe yükseldi. Bunu gören Manoahla karısı yüzüstü yere kapandılar.
”Kutsallıkta RABbin benzeri yok,Evet, senin gibisi yok, ya RAB!Tanrımız gibi dayanak yok.
”Bu arada Davutla bütün İsrail halkı da RABbin önünde lir, çenk, tef, çıngırak ve ziller eşliğinde ezgiler okuyarak var güçleriylefç bu olayı kutluyorlardı. eşliğinde ezgiler okuyarak var güçleriyle", Masoretik metin "Çam ağacından yapılmış her türlü çalgılar, lir, çenk, tef, çıngırak ve ziller çalarak".
”Keten efod kuşanmış Davut, RABbin önünde var gücüyle oynuyordu. Davutla bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABbin Sandığını getiriyorlardı. RABbin Sandığı Davut Kentine varınca, Saulun kızı Mikal pencereden baktı. RABbin önünde oynayıp zıplayan Kral Davutu görünce, onu küçümsedi.
”Övgüye değer RABbe seslenir,Kurtulurum düşmanlarımdan.
”RAB göklerden gürledi,Duyurdu sesini Yüceler Yücesi.
”Bunun için uluslar arasında sana şükredeceğim, ya RAB,Adını ilahilerle öveceğim.
”Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu. Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.
”Süleyman RABbin sunağının önünde, İsrail topluluğunun karşısında durup ellerini göklere açtı. "Ya RAB, İsrailin Tanrısı, yerde ve gökte sana benzer başka tanrı yoktur" dedi, "Bütün yürekleriyle yolunu izleyen kullarınla yaptığın antlaşmaya bağlı kalırsın.
”"Tanrı gerçekten yeryüzünde yaşar mı? Sen göklere, göklerin göklerine bile sığmazsın. Benim yaptığım bu tapınak ne ki!
”Halk olanları görünce yüzüstü yere kapandı. "RAB Tanrıdır, RAB Tanrıdır!" dediler.
”Mikaya konuşmasını sürdürdü: "Öyleyse RABbin sözünü dinle! Gördüm ki, RAB tahtında oturuyor, bütün göksel varlıklar da sağında, solunda duruyordu.
”şöyle dua etti: "Ey Keruvlar arasında taht kuran İsrailin Tanrısı RAB, bütün dünya krallıklarının tek Tanrısı sensin. Yeri, göğü sen yarattın.
”Bu arada Davutla bütün İsrail halkı da Tanrının önünde lir, çenk, tef, zil ve borazanlar eşliğinde ezgiler okuyarak, var güçleriyle bu olayı kutluyorlardı.
”Davut Levili önderlere, kardeşlerinden çenk, lir ve zil gibi çalgılar eşliğinde yüksek sesle sevinçli ezgiler okuyacak ezgiciler atamalarını söyledi.
”Davut, sandığı taşıyan Levililer, ezgiciler ve ezgilerden sorumlu olan Kenanya ince ketenden cüppeler giyinmişlerdi. Davut ince keten efod da kuşanmıştı. Böylece İsrailliler sevinç naraları atarak, boru, borazan, zil, çenk ve lirler çalarak RABbin Antlaşma Sandığını getiriyorlardı. RAB'bin Antlaşma Sandığı Davut Kenti'ne varınca, Saul'un kızı Mikal pencereden baktı. Oynayıp zıplayan Kral Davut'u görünce, onu içinden küçümsedi.
”RABbe şükredin, Onu adıyla çağırın,Halklara duyurun yaptıklarını! Onu ezgilerle, ilahilerle övün,Bütün harikalarını anlatın! Kutsal adıyla övünün,Sevinsin RABbe yönelenler! RABbe ve Onun gücüne bakın,Durmadan Onun yüzünü arayın!
”Ey bütün dünya, ezgiler söyleyin RABbe!Her gün duyurun kurtarışını! Görkemini uluslara,Harikalarını bütün halklara anlatın! Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer,İlahlardan çok Ondan korkulur. Halkların bütün ilahları bir hiçtir,Oysa gökleri yaratan RABdir. Yücelik, ululuk Onun huzurundadır,Güç ve sevinç Onun konutundadır. Ey bütün halklar, RABbi övün,RABbin gücünü, yüceliğini övün, RABbin görkemini adına yaraşır biçimde övün,Sunular getirip Onun önüne çıkın!Kutsal giysiler içinde RABbe tapının! Titreyin Onun önünde, ey bütün yeryüzündekiler!Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz. Sevinsin gökler, coşsun yeryüzü,Uluslar arasında, "RAB egemenlik sürüyor!" densin. Gürlesin deniz içindekilerle birlikte,Bayram etsin kırlar ve üzerindekiler! O zaman RABbin önünde ormanın ağaçlarıSevinçle haykıracak.Çünkü O yeryüzünü yargılamaya geliyor. RABbe şükredin, çünkü O iyidir,Sevgisi sonsuzdur. Şöyle seslenin:"Kurtar bizi, ey kurtarıcımız Tanrı,Topla bizi, ulusların arasından çıkar.Kutsal adına şükredelim,Yüceliğinle övünelim. İsrailin Tanrısı RABbeÖncesizlikten sonsuza dek övgüler olsun!" Bütün halk, "Amin!" diyerek RABbe övgüler sundu.
”RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.
”Davut bütün topluluğun gözü önünde RABbi övdü. Şöyle dedi: "Ey atamız İsrailin Tanrısı RAB,Sonsuzluk boyunca sana övgüler olsun! Ya RAB, büyüklük, güç, yücelik,Zafer ve görkem senindir.Gökte ve yerde olan her şey senindir.Egemenlik senindir, ya RAB!Sen her şeyden yücesin. Zenginlik ve onur senden gelir.Her şeye egemensin.Güç ve yetki senin elindedir.Birini yükseltmek ve güçlendirmekSenin elindedir. Şimdi, ey Tanrımız, sana şükrederiz,Görkemli adını överiz.
”Kâhinler Kutsal Yerden çıktılar. Orada bulunan kâhinlerin hepsi, bölüklerinin sırasını beklemeden, kendilerini kutsamışlardı. Bütün Levili ezgiciler -Asaf, Heman, Yedutun, oğullarıyla kardeşleri- zillerle, çenk ve lirlerle, ince keten kuşanmış olarak sunağın doğusunda yerlerini almışlardı. Borazan çalan yüz yirmi kâhin onlara eşlik ediyordu. Borazan çalanlarla ezgiciler tek ses halinde RABbe şükredip övgüler sunmaya başladılar. Borazan, zil ve çalgıların eşliğinde seslerini yükselterek RABbi şöyle övdüler: "RAB iyidir; Sevgisi sonsuza dek kalıcıdır." O anda RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu. Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.
”Süleyman RABbin sunağının önünde, İsrail topluluğunun karşısında durup ellerini göklere açtı. Beş arşın uzunluğunda, beş arşın eninde, üç arşın yüksekliğinde tunç bir kürsü yaptırıp avlunun ortasına kurdurmuştu. Bu kürsünün üstünde durdu, İsrail topluluğunun önünde diz çöküp ellerini göklere açtı. "Ya RAB, İsrailin Tanrısı, yerde ve gökte sana benzer başka tanrı yoktur" dedi, "Bütün yürekleriyle yolunu izleyen kullarınla yaptığın antlaşmaya bağlı kalırsın.
”"Tanrı gerçekten yeryüzünde, insanlar arasında yaşar mı? Sen göklere, göklerin göklerine bile sığmazsın. Benim yaptığım bu tapınak ne ki!
”Süleyman duasını bitirince, gökten ateş yağdı; yakmalık sunularla kurbanları yiyip bitirdi. RABbin görkemi tapınağı doldurdu. RABbin Tapınağı Onun görkemiyle dolunca kâhinler tapınağa giremediler. Gökten yağan ateşi ve tapınağın üzerindeki RABbin görkemini gören İsrailliler avluda yüzüstü yere kapandılar; RABbe tapınarak Onu övdüler: "RAB iyidir;Sevgisi sonsuza dek kalıcıdır."
”Kâhinler yerlerini almışlardı. Kral Davutun RABbi övmek için yaptırdığı ve "RABbin sevgisi sonsuza dek kalıcıdır" diyerek överken kullandığı çalgıları alan Levililer de yerlerini almıştı. Levililerin karşısında duran kâhinler borazanlarını çalıyorlardı. Bu sırada bütün İsrailliler ayakta duruyordu.
”Mikaya konuşmasını sürdürdü: "Öyleyse RABbin sözünü dinleyin! Gördüm ki, RAB tahtında oturuyor, bütün göksel varlıklar da sağında, solunda duruyordu.
”Yehoşafat halka danıştıktan sonra RABbe ezgi okumak, Onun kutsallığının görkemini övmek için adamlar atadı. Bunlar ordunun önünde yürüyerek şöyle diyorlardı: "RABbe şükredin, Çünkü sevgisi sonsuza dek kalıcıdır!"
”Kral Hizkiya ile önderler, Levililere Davutun ve Bilici Asafın sözleriyle RABbi övmelerini söylediler. Onlar da sevinçle övgüler sundular, başlarını eğip tapındılar.
”Yeruşalimdeki İsrailliler Mayasız Ekmek Bayramını yedi gün büyük sevinçle kutladılar. Levililerle kâhinler RABbi yüceltmek amacıyla kullanılan yüksek sesli çalgılarla her gün Onu övüyorlardı.
”Yapıcılar RABbin Tapınağının temelini atınca, İsrail Kralı Davutun kuralı uyarınca kâhinler RABbi övmek için tören giysilerini giymiş olarak ellerinde borazanlarla, Levili Asafoğulları da zillerle yerlerini aldılar. RABbe övgüler, şükranlar sunarak ezgi okudular: "RAB iyidir; İsraile sevgisi sonsuzdur." RABbin Tapınağının temeli atıldığı için herkes yüksek sesle RABbi övmeye başladı.
”Akşam sunusu saati gelince üzüntümü bir yana bırakıp kalktım. Giysimle cüppem hâlâ yırtıktı. Diz çöküp ellerimi Tanrım RABbe açtım.
”Ezra yüce Tanrıya, RABbe övgüler sundu. Bütün halk ellerini kaldırarak, "Amin! Amin!" diye karşılık verdi. Hep birlikte eğilip yere kapanarak RABbe tapındılar.
”Levililere yüksekçe bir yer ayrılmıştı. Yeşu, Bani, Kadmiel, Şevanya, Bunni, Şerevya, Bani ve Kenani orada oturuyordu. Ayağa kalkıp yüksek sesle Tanrıları RABbe yakardılar. Levililerden Yeşu, Kadmiel, Bani, Haşavneya, Şerevya, Hodiya, Şevanya ve Petahya halka, "Ayağa kalkın!" dediler, "Başlangıçtan sonsuza kadar var olan Tanrınız RABbe övgüler olsun. 'Ya Rab senin kutsal adın öyle yücedir ki, bizim yüceltmelerimiz, övgülerimiz yetersiz kalır.' " Halk şöyle dua etti: "Tek RAB sensin. Gökleri, göklerin göklerini, bütün gök cisimlerini, yeryüzünü ve içindeki her şeyi, denizleri ve içlerindeki her şeyi sen yarattın. Hepsine sen can verdin. Bütün gök cisimleri sana tapınır.
”Yine de, yüce merhametinden ötürü onları çölde bırakmadın. Gündüzün yol göstermek için bulut sütununu, geceleyin yollarına ışık tutmak için ateş sütununu önlerinden eksik etmedin.
”Yeruşalim surları Tanrıya adanacağı zaman, nerede bir Levili varsa aranıp bulundu ve Yeruşalime getirildi. Çünkü surları sevinçle, şükranla, ezgilerle, zil, çenk ve lirlerle adamak istiyorlardı.
”Çünkü eskiden, Davutun ve Asafın yaşadığı yıllarda, ezgicileri yönetenler vardı. Tanrıya övgü ve şükür ezgileri söylenirdi.
”Bunun üzerine Eyüp kalktı, kaftanını yırtıp saçını sakalını kesti, yere kapanıp tapındı. Dedi ki, "Bu dünyaya çıplak geldim, çıplak gideceğim.RAB verdi, RAB aldı,RABbin adına övgüler olsun!"
”"Oysa ben Tanrıya yönelir,Davamı Ona bırakırdım. Anlayamadığımız büyük işler,Sayısız şaşılası işler yapan Odur.
”"Tanrının derin sırlarını anlayabilir misin?Her Şeye Gücü Yetenin sınırlarına ulaşabilir misin?
”"Ona yüreğini adar,Ellerini açarsan,
”Oysa ben kurtarıcımın yaşadığını,Sonunda yeryüzüne geleceğini biliyorum. Derim yok olduktan sonra,Yeni bedenimle Tanrıyı göreceğim. Onu kendim göreceğim,Kendi gözlerimle, başkası değil.Yüreğim bayılıyor bağrımda!
”Her Şeye Gücü Yeten senin altının,Değerli gümüşün olur. O zaman Her Şeye Gücü Yetenden zevk alır,Yüzünü Tanrıya kaldırırsın.
”"İşte Tanrı gücüyle yükselir,Onun gibi öğretmen var mı? Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir?Kim Ona, 'Haksızlık ettin' diyebilir? Onun işlerini yüceltmelisin, anımsa bunu,İnsanların ezgilerle övdüğü işlerini.
”"Yüreğim titrer buna,Yerinden oynar. Dinleyin, gürleyen sesini dinleyin,Ağzından çıkan sesi! Şimşeğini göğün altındaki her yere,Yeryüzünün dört bucağına salar. Ardından bir ses gümbürder,Görkemli sesiyle gürler.Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz. Tanrının sesi şaşılacak biçimde gürler,O, anlayışımızın ötesinde büyük işler yapar.
”Bulutların dengesini,Bilgisi kusursuz olanın şaşılası işlerini biliyor musun?
”Altın parıltısı geliyor kuzeyden,Tanrı korkunç görkeme bürünmüş. Her Şeye Gücü Yetene biz ulaşamayız.Gücü yücedir,Adaleti ve eşsiz doğruluğuyla kimseyi ezmez.
”Göklerde oturan Rab gülüyor,Onlarla eğleniyor.
”Ve, "Ben kralımıKutsal dağım Siyona oturttum" diyor.
”Şükredeyim doğruluğu için RAB'be,Yüce RAB'bin adını ilahilerle öveyim.
”Ey Egemenimiz RAB,Ne yüce adın var yeryüzünün tümünde!Gökyüzünü görkeminle kapladın. okunan bir ilahi olabilir.
”Ey Egemenimiz RAB,Ne yüce adın var yeryüzünün tümünde!
”Ya RAB, bütün yüreğimle sana şükredeceğim,Yaptığın harikaların hepsini anlatacağım. yazılır. Sende sevinç bulacak, coşacağım,Adını ilahilerle öveceğim, ey Yüceler Yücesi!
”Siyonda oturan RABbi ilahilerle övün!Yaptıklarını halklar arasında duyurun!
”Öyle ki, övgüye değer işlerini anlatayım,Siyon Kentinin kapılarındaSağladığın kurtuluşla sevineyim.
”RAB sonsuza dek kral kalacak,Uluslar Onun ülkesinden temizlenecek.
”RAB kutsal tapınağındadır,Onun tahtı göklerdedir,Bütün insanları görür,Herkesi sınar.
”Ezgiler söyleyeceğim sana, ya RAB,Çünkü iyilik ettin bana.
”Koru beni gözbebeği gibi;Kanatlarının gölgesine gizle
”Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB! RAB benim kayam, sığınağım, kurtarıcımdır,Tanrım, kayam, sığınacak yerimdir,Kalkanım, güçlü kurtarıcım, korunağımdır! Övgüye değer RABbe seslenir,Kurtulurum düşmanlarımdan.
”RAB göklerden gürledi,Duyurdu sesini Yüceler Yücesi,Dolu ve alevli korlarla.
”Tanrının yolu kusursuzdur,RABbin sözü arıdır.O kendisine sığınan herkesin kalkanıdır. Var mı RABden başka tanrı?Tanrımızdan başka kaya var mı?
”RAB yaşıyor! Kayama övgüler olsun!Yücelsin kurtarıcım Tanrı!
”Gökler Tanrının görkemini açıklamakta,Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.
”Yüceliğini göster, ya RAB, gücünle!Ezgiler söyleyip ilahilerle öveceğiz kudretini.
”Oysa sen kutsalsın,İsrailin övgüleri üzerine taht kuran sensin.
”Adını kardeşlerime duyurayım,Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım: Ey sizler, RABden korkanlar, Ona övgüler sunun!Ey Yakup soyu, Onu yüceltin!Ey İsrail soyu, Ona saygı gösterin! Çünkü O mazlumun çektiği sıkıntıyı hafife almadı,Ondan tiksinmedi, yüz çevirmedi;Kendisini yardıma çağırdığında ona kulak verdi. Övgü konum sen olacaksın büyük toplulukta,Senden korkanların önünde yerine getireceğim adaklarımı. Yoksullar yiyip doyacak,RABbe yönelenler Ona övgü sunacak.Sonsuza dek ömrünüz tükenmesin! Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp RABbe dönecek,Ulusların bütün soyları Onun önünde yere kapanacak. Çünkü egemenlik RABbindir,Ulusları O yönetir. Yeryüzündeki bütün zenginler doyacakVe Onun önünde yere kapanacak,Toprağa gidenler,Ölümlerine engel olamayanlar,Eğilecekler Onun önünde.
”Kaldırın başınızı, ey kapılar!Açılın, ey eski kapılar!Yüce Kral girsin içeri! Kimdir bu Yüce Kral?O RABdir, güçlü ve yiğit,Savaşta yiğit olan RAB. Kaldırın başınızı, ey kapılar!Açılın, ey eski kapılar!Yüce Kral girsin içeri! Kimdir bu Yüce Kral?Her Şeye EgemenRAB'dir bu Yüce Kral!
”RABden tek dileğim, tek isteğim şu:RABbin güzelliğini seyretmek,Tapınağında Ona hayran olmak içinÖmrümün bütün günlerini Onun evinde geçirmek.
”O zaman çevremi saran düşmanlarıma karşıBaşım yukarı kalkacak,Sevinçle haykırarak kurbanlar sunacağım Onun çadırında,Onu ezgilerle, ilahilerle öveceğim. Sana yakarıyorum, ya RAB, kulak ver sesime,Lütfet, yanıtla beni! Ya RAB, içimden bir ses duydum:"Yüzümü ara!" dedin,İşte yüzünü arıyorum.
”RAB benim gücüm, kalkanımdır,Ona yürekten güveniyor ve yardım görüyorum.Yüreğim coşuyor,Ezgilerimle Ona şükrediyorum.
”Ey ilahi varlıklar, RABbi övün,RABbin gücünü, yüceliğini övün, RABbin görkemini adına yaraşır biçimde övün,Kutsal giysiler içinde RABbe tapının! RABbin sesi sulara hükmediyor,Yüce Tanrı gürlüyor,RAB engin sulara hükmediyor. RABbin sesi güçlüdür,RABbin sesi görkemlidir.
”RABbin sesi geyikleri doğurtur,Ormanları çıplak bırakır.Onun tapınağında herkes "Yücesin!" diye haykırır. eğer". RAB tufan üstünde taht kurdu,O sonsuza dek kral kalacak.
”Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün,Kutsallığını anarak Ona şükredin.
”Yasımı şenliğe döndürdün,Çulumu çıkarıp beni sevinçle kuşattın. Öyle ki, gönlüm seni ilahilerle övsün, susmasın!Ya RAB Tanrım, sana sürekli şükredeceğim.
”Ey doğru insanlar, RABbe sevinçle haykırın!Dürüstlere Onu övmek yaraşır. Lir çalarak RABbe şükredin,On telli çenk eşliğinde Onu ilahilerle övün. Ona yeni bir ezgi söyleyin,Sevinç çığlıklarıyla sazınızı konuşturun.
”Her zaman RABbe övgüler sunacağım,Övgüsü dilimden düşmeyecek. RABle övünürüm,Mazlumlar işitip sevinsin! Benimle birlikte RABbin büyüklüğünü duyurun,Adını birlikte yüceltelim.
”Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım,Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.
”Benim haklı çıkmamı isteyenler,Sevinç çığlıkları atıp coşsunlar;Şöyle desinler sürekli:"Kulunun esenliğinden hoşlanan RAB yücelsin!" O zaman gün boyu adaletin,Övgülerin dilimden düşmeyecek.
”Ağzıma yeni bir ezgi,Tanrımıza bir övgü ilahisi koydu.Çokları görüp korkacakVe RABbe güvenecekler.
”Sende neşe ve sevinç bulsunBütün sana yönelenler!"RAB yücedir!" desin hepSenin kurtarışını özleyenler!
”Dürüstlüğümden ötürü bana destek olur,Sonsuza dek beni huzurunda tutarsın. Öncesizlikten sonsuza dek,Övgüler olsun İsrail'in Tanrısı RAB'be!Amin! Amin!
”Geyik akarsuları nasıl özlerse,Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır. Canım Tanrıya, yaşayan Tanrıya susadı;Ne zaman görmeye gideceğim Tanrının yüzünü?
”Gündüz RAB sevgisini gösterir,Gece ilahi söyler, dua ederimYaşamımın Tanrısına.
”O zaman Tanrının sunağına,Neşe, sevinç kaynağım Tanrıya gideceğimVe sana, ey Tanrı, Tanrım benim,Lirle şükredeceğim.
”Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline,Görkemine, yüceliğine bürün. At sırtında görkeminle, zaferle ilerle,Gerçek ve adalet uğrunaSağ elin korkunç işler göstersin. "Gerçek ve alçakgönüllülük, adalet uğruna".
”Ey Tanrı, tahtın sonsuzluklar boyunca kalıcıdırfö,Krallığının asası adalet asasıdır. da "Tanrının sana armağan ettiği krallık sonsuzluklar boyunca kalıcıdır".
”Adını kuşaklar boyunca yaşatacağım,Böylece halklar sonsuza dek övecek seni.
”"Sakin olun, bilin ki, Tanrı benim!Uluslar arasında yüceleceğim,Yeryüzünde yüceleceğim!"
”Ey bütün uluslar, el çırpın!Sevinç çığlıkları atın Tanrının onuruna! Ne müthiştir yüce RAB,Bütün dünyanın ulu Kralı.
”RAB Tanrı sevinç çığlıkları,Boru sesleri arasında yükseldi. Ezgiler sunun Tanrıya, ezgiler;Ezgiler sunun Kralımıza, ezgiler! Çünkü Tanrı bütün dünyanın kralıdır,Maskil sunun! edebiyat terimi. "Didaktik şiir" anlamına gelebilir. Tanrı kutsal tahtına oturmuş,Krallık eder uluslara. Ulusların önderleriİbrahim'in Tanrısı'nın halkıyla bir araya gelmiş;Çünkü Tanrı'ya aittir yeryüzü kralları.O çok yücedir.
”RAB büyüktür ve yalnız O övülmeye değerTanrımızın kentinde, kutsal dağında.
”Bu Tanrı sonsuza dek bizim Tanrımız olacak,Bize hep yol gösterecektir.
”Tanrıya şükran kurbanı sun,Yüceler Yücesine adadığın adakları yerine getir. Sıkıntılı gününde seslen bana,Seni kurtarırım, sen de beni yüceltirsin.
”Kim şükran kurbanı sunarsa beni yüceltir;Yolunu düzeltene kurtarışımı göstereceğim."
”Kurtar beni kan dökme suçundan,Ey Tanrı, beni kurtaran Tanrı,Dilim senin kurtarışını ilahilerle övsün. Ya Rab, aç dudaklarımı,Ağzım senin övgülerini duyursun.
”Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı,Görkemin bütün yeryüzünü kaplasın!
”Kararlıyım, ey Tanrı, kararlıyım,Ezgiler, ilahiler söyleyeceğim.
”Bense gücün için sabah ezgiler söyleyecek,Sevgini sevinçle dile getireceğim.Çünkü sen bana kale,Sıkıntılı günümde sığınak oldun. Gücüm sensin, seni ilahilerle öveceğim,Çünkü kalem, beni seven Tanrı sensin.
”O zaman adını hep ilahilerle öveceğim,Her gün adaklarımı yerine getireceğim.
”Ey Tanrı, sensin benim Tanrım,Seni çok özlüyorum,Canım sana susamış,Kurak, yorucu, susuz bir diyarda,Bütün varlığımla seni arıyorum. Kutsal yerde baktım sana,Gücünü, görkemini görmek için. Senin sevgin yaşamdan iyidir,Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir. Ömrümce sana övgüler sunacağım,Senin adınla ellerimi kaldıracağım. Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım sana,Şakıyan dudaklarla ağzım sana övgüler sunacak. Yatağıma uzanınca seni anarım,Gece boyunca derin derin seni düşünürüm.
”Kralsa Tanrı'da sevinç bulacak.Tanrı'nın adıyla ant içenlerin hepsi övünecek,Yalancıların ağzıysa kapanacak.
”Ey Tanrı, Siyonda seni övgü bekliyor,Yerine getirilecek sana adanan adaklar. Masoretik metin "Senin için sessizlik övgü".
”Ey yeryüzündeki bütün insanlar,Tanrıya sevinç çığlıkları atın! Adının yüceliğine ilahiler söyleyin,Ona görkemli övgüler sunun! "Ne müthiş işlerin var!" deyin Tanrıya,"Öyle büyük gücün var ki,Düşmanların eğiliyor önünde. Bütün yeryüzü sana tapınıyor,İlahiler okuyor, adını ilahilerle övüyor."
”Kudretiyle sonsuza dek egemenlik sürer,Gözleri ulusları süzer;Başkaldıranlar gurura kapılmasın! Ey halklar, Tanrımıza şükredin,Övgülerini duyurun.
”Tanrıya ezgiler söyleyin, adını ilahilerle övün,Çölleri geçecek biniciye yol hazırlayın;Onun adı RABdir, bayram edin önünde! "Bulutlara binmiş olana ezgiler sunun".
”Yer sarsıldı,Göklerden yağmur boşandı Tanrının önünde,Sina Dağı sarsıldıTanrının, İsrailin Tanrısının önünde.
”Ey yeryüzünün krallıkları, Tanrıya ezgiler söyleyin,İlahilerle övün Rabbi, Göklere, kadim göklere binmiş olanı.İşte sesiyle, güçlü sesiyle gürlüyor! Tanrının gücünü tanıyın;Onun yüceliği İsrailin üzerinde,Gücü göklerdedir. Ne heybetlisin, ey Tanrı, tapınağında!İsrail'in Tanrısı'na,Halkına güç, kudret veren Tanrı'ya övgüler olsun!
”Tanrının adını ezgilerle öveceğim,Şükranlarımla Onu yücelteceğim.
”Ona övgüler sunun, ey yer, gök,Denizler ve onlardaki bütün canlılar!
”Sende neşe ve sevinç bulsunBütün sana yönelenler!"Tanrı yücedir!" desin hepSenin kurtarışını özleyenler!
”Doğduğum günden beri sana güveniyorum,Beni ana rahminden çıkaran sensin.Övgülerim hep sanadır. Birçokları için iyi bir örnek oldum,Çünkü sen güçlü sığınağımsın. Ağzımdan sana övgü eksilmez,Gün boyu yüceliğini anarım.
”Ama ben her zaman umutluyum,Sana övgü üstüne övgü dizeceğim.
”Ben de seni,Senin sadakatini çenkle öveceğim, ey Tanrım,Lir çalarak seni ilahilerle öveceğim,Ey İsrailin Kutsalı! Seni ilahilerle överken,Dudaklarımla, varlığımla sevincimi dile getireceğim,Çünkü sen beni kurtardın.
”Çöl kabileleri diz çöksün önünde,Düşmanları toz yalasın.
”Bütün krallar önünde yere kapansın,Bütün uluslar ona kulluk etsin!
”Kralın adı sonsuza dek yaşasın,Güneş durdukça adı var olsun,Onun aracılığıyla insanlar kutsansın,Bütün uluslar "Ne mutlu ona" desin! RAB Tanrıya, İsrailin Tanrısına övgüler olsun,Harikalar yaratan yalnız Odur. Yüce adına sonsuza dek övgüler olsun,Bütün yeryüzü Onun yüceliğiyle dolsun!Amin! Amin!
”RABbin işlerini anacağım,Evet, geçmişteki harikalarını anacağım. Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim,Bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım. Ey Tanrı, yolun kutsaldır!Hangi ilah Tanrı kadar uludur? Harikalar yaratan Tanrı sensin,Halklar arasında gücünü gösterdin.
”Gündüz bulutla,Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.
”Tanrının kayaları olduğunu,Yüce Tanrının kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.
”Sevincinizi dile getirin gücümüz olan Tanrıya,Sevinç çığlıkları atın Yakupun Tanrısına! Çalgıya başlayın, tef çalın,Tatlı sesli lir ve çenk çınlatın.
”Senin adın RAB'dir,Anlasınlar yalnız senin yeryüzüne egemen en yüce Tanrı olduğunu.
”Ey Her Şeye Egemen RAB,Ne kadar severim konutunu! Canım senin avlularını özlüyor,İçim çekiyor,Yüreğim, bütün varlığımSana, yaşayan Tanrıya sevinçle haykırıyor. Kuşlar bile bir yuva,Kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer bulduSenin sunaklarının yanında,Ey Her Şeye Egemen RAB, Kralım ve Tanrım! Ne mutlu senin evinde oturanlara,Seni sürekli överler!
”Yarattığın bütün uluslar gelipSana tapınacaklar, ya Rab,Adını yüceltecekler. Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın,Tek Tanrı sensin. Ya RAB, yolunu bana öğret,Senin gerçeğine göre yürüyeyim,Kararlı kıl beni, yalnız senin adından korkayım. Ya Rab Tanrım, bütün yüreğimle sana şükredeceğim,Adını sonsuza dek yücelteceğim.
”Okuyucular, kavalcılar,"Bütün kaynaklarım sendedir!" diyecek.
”Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor,Her gün sana yakarıyorum, ya RAB,Ellerimi sana açıyorum.
”RABbin sevgisini sonsuza dek ezgilerle öveceğim,Sadakatini bütün kuşaklara bildireceğim.
”Ya RAB, gökler över harikalarını,Kutsallar topluluğunda övülür sadakatin. Çünkü göklerde RABbe kim eş koşulur?Kim benzer RABbe ilahi varlıklar arasında? Kutsallar topluluğunda Tanrı korku uyandırır,Çevresindekilerin hepsinden ulu ve müthiştir.
”Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu,Sevgi ve sadakat önünsıra gider.
”Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin,Lütfun sayesinde gücümüz artar. Kalkanımız RABbe,Kralımız İsrailin Kutsalına aittir.
”Ya Rab, barınak oldun bizeKuşaklar boyunca. Dağlar var olmadan,Daha evreni ve dünyayı yaratmadan,Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.
”Yüceler Yücesinin barınağında oturan,Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır.
”Ya RAB, sana şükretmek,Ey Yüceler Yücesi, adını ilahilerle övmek,Sabah sevgini,Gece sadakatini,On telli sazla, çenk ve lirle duyurmak ne güzel!
”RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş,Kudret giyinip kuşanmış.Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz. Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş,Varlığın öncesizliğe uzanır. Denizler gürlüyor, ya RAB,Denizler gümbür gümbür gürlüyor,Denizler dalgalarını çınlatıyor. Yücelerdeki RAB engin suların gürleyişinden,Denizlerin azgın dalgalarındanDaha güçlüdür. Koşulların hep geçerlidir;Tapınağına kutsallık yaraşırSonsuza dek, ya RAB.
”Gelin, RABbe sevinçle haykıralım,Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım, Şükranla huzuruna çıkalım,Ona sevinç ilahileri yükseltelim! Çünkü RAB ulu Tanrıdır,Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.
”Gelin, tapınalım, eğilelim,Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.
”Yeni bir ezgi söyleyin RABbe!Ey bütün dünya, RABbe ezgiler söyleyin! Ezgi söyleyin, RABbin adını övün,Her gün duyurun kurtarışını! Görkemini uluslara,Harikalarını bütün halklara anlatın! Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer,İlahlardan çok Ondan korkulur. Halkların bütün ilahları bir hiçtir,Oysa gökleri yaratan RABdir. Yücelik, ululuk Onun huzurundadır,Güç ve güzellik Onun tapınağındadır. Ey bütün halklar, RABbi övün,RABbin gücünü, yüceliğini övün, RABbin görkemini adına yaraşır biçimde övün,Sunular getirip avlularına girin! Kutsal giysiler içinde RABbe tapının!Titreyin Onun önünde, ey bütün yeryüzündekiler! Uluslara, "RAB egemenlik sürüyor" deyin.Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.O halkları adaletle yargılar. Sevinsin gökler, coşsun yeryüzü!Gürlesin deniz içindekilerle birlikte! Bayram etsin kırlar ve üzerindekiler!O zaman RAB'bin önünde bütün orman ağaçlarıSevinçle haykıracak.Çünkü O geliyor!Yeryüzünü yargılamaya geliyor.Dünyayı adaletle,Halkları kendi gerçeğiyle yönetecek. Bayram etsin kırlar ve üzerindekiler!O zaman RAB'bin önünde bütün orman ağaçlarıSevinçle haykıracak.Çünkü O geliyor!Yeryüzünü yargılamaya geliyor.Dünyayı adaletle,Halkları kendi gerçeğiyle yönetecek.
”RAB egemenlik sürüyor, coşsun yeryüzü,Bütün kıyı halkları sevinsin! Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini,Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.
”Dağlar balmumu gibi erir,RABbin, bütün yeryüzünün Rabbi önünde. Gökler Onun doğruluğunu duyurur,Bütün halklar görkemini görür.
”Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi,Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.
”Yeni bir ezgi söyleyin RABbe.Çünkü harikalar yaptı,Zaferler kazandı sağ eli ve kutsal koluyla.
”Sevinç çığlıkları yükseltin RABbe, ey yeryüzündekiler!Sevinç ilahileriyle yeri göğü çınlatın! Lirle ezgiler sunun RABbe,Lir ve müzik eşliğinde! Boru ve borazan eşliğindeSevinç çığlıkları atın Kral olan RABbin önünde. Gürlesin deniz ve içindekiler,Gürlesin yeryüzü ve üzerindekiler. El çırpsın ırmaklar,Sevinçle haykırsın dağlarRAB'bin önünde!Çünkü O geliyorYeryüzünü yönetmeye.Dünyayı adaletle,Halkları doğrulukla yönetecek.
”RAB egemenlik sürüyor, titresin halklar!Keruvlar arasında tahtına oturmuş,Sarsılsın yeryüzü! RAB Siyonda uludur,Yücedir O, bütün halklara egemendir. Övsünler büyük, müthiş adını!O kutsaldır. Ey adaleti seven güçlü kral,Eşitliği sen sağladın,Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın. Yüceltin Tanrımız RABbi,Ayaklarının taburesi önünde tapının!O kutsaldır.
”Tanrımız RAB'bi yüceltin,Tapının O'na kutsal dağında!Çünkü Tanrımız RAB kutsaldır.
”Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin! Ona neşeyle kulluk edin,Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna! Bilin ki RAB Tanrıdır.Bizi yaratan Odur, biz de Onunuz,Onun halkı, otlağının koyunlarıyız. Kapılarına şükranla,Avlularına övgüyle girin!Şükredin Ona, adına övgüler sunun! Çünkü RAB iyidir,Sevgisi sonsuzdur.Sadakati kuşaklar boyunca sürer.
”Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım,Seni ilahilerle öveceğim, ya RAB.
”Uluslar RABbin adından,Yeryüzü kralları görkeminden korkacak. Çünkü RAB Siyonu yeniden kuracak,Görkem içinde görünecek.
”"Çok önceden attın dünyanın temellerini,Gökler de senin ellerinin yapıtıdır. Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın.Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,Geçip gidecekler. Ama sen hep aynısın,Yılların tükenmeyecek.
”RABbe övgüler sun, ey gönlüm!Onun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım! RABbe övgüler sun, ey canım!İyiliklerinin hiçbirini unutma!
”RAB tahtını göklere kurmuştur,Onun egemenliği her yeri kapsar.
”RABbe övgüler sunun, ey sizler, Onun melekleri,Onun sözünü dinleyen,Söylediklerini yerine getiren güç sahipleri! RABbe övgüler sunun, ey sizler,Onun bütün göksel orduları,İsteğini yerine getiren kulları! RAB'be övgüler sunun,Ey O'nun egemen olduğu yerlerdeki bütün yaratıklar!RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!
”RABbe övgüler sun, ey gönlüm!Ya RAB Tanrım, ne ulusun!Görkem ve yücelik kuşanmışsın, Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün.Gökleri bir çadır gibi geren,
”Ya RAB, ne çok eserin var!Hepsini bilgece yaptın;Yeryüzü yarattıklarınla dolu. İşte uçsuz bucaksız denizler,İçinde kaynaşan sayısız canlılar,Büyük küçük yaratıklar.
”RABbin görkemi sonsuza dek sürsün!Sevinsin RAB yaptıklarıyla! O bakınca yeryüzü titrer,O dokununca dağlar tüter. Ömrümce RABbe ezgiler söyleyecek,Var oldukça Tanrımı ilahilerle öveceğim. Düşüncem ona hoş görünsün,Sevincim RAB olsun! Tükensin dünyadaki günahlılar,Yok olsun artık kötüler!RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!RAB'be övgüler sunun!
”RABbe şükredin, Onu adıyla çağırın,Halklara duyurun yaptıklarını! Onu ezgilerle, ilahilerle övün,Bütün harikalarını anlatın! Kutsal adıyla övünün,Sevinsin RABbe yönelenler! RABbe ve Onun gücüne bakın,Durmadan Onun yüzünü arayın! Ey sizler, kulu İbrahimin soyu,Seçtiği Yakupoğulları,Onun yaptığı harikaları,Olağanüstü işleriniVe ağzından çıkan yargıları anımsayın!
”Övgüler sunun, RABbe!RABbe şükredin, çünkü O iyidir,Sevgisi sonsuzdur. RABbin büyük işlerini kim anlatabilir,Kim Ona yeterince övgü sunabilir?
”Kurtar bizi, ey Tanrımız RAB,Topla bizi ulusların arasından.Kutsal adına şükredelim,Yüceliğinle övünelim. Öncesizlikten sonsuza dek,İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun!Bütün halk, "Amin!" desin.RAB'be övgüler olsun!
”RABbe şükredin, çünkü O iyidir,Sevgisi sonsuzdur.
”Yüceltsinler Onu halk topluluğunda,Övgüler sunsunlar ileri gelenlerin toplantısında.
”Kararlıyım, ey Tanrı,Bütün varlığımla sana ezgiler, ilahiler söyleyeceğim! Uyan, ey lir, ey çenk,Seheri ben uyandırayım! Halkların arasında sana şükürler sunayım, ya RAB,Ulusların arasında seni ilahilerle öveyim. Çünkü sevgin göklere erişir,Sadakatin gökyüzüne ulaşır. Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı,Görkemin bütün yeryüzünü kaplasın!
”RABbe çok şükredeceğim,Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;
”Övgüler sunun RABbe! Doğru insanların toplantısında,Topluluk içinde,Bütün yüreğimle RABbe şükredeceğim. RABbin işleri büyüktür,Onlardan zevk alanlar hep onları düşünür. Onun yaptıkları yüce ve görkemlidir,Doğruluğu sonsuza dek sürer.
”O halkının kurtuluşunu sağladı,Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı.Adı kutsal ve müthiştir. Bilgeliğin temeli RAB korkusudur,O'nun kurallarını yerine getiren herkesSağduyu sahibi olur.O'na sonsuza dek övgü sunulur!
”Övgüler sunun RABbe! Övgüler sunun, ey RABbin kulları,RABbin adına övgüler sunun! Şimdiden sonsuza dekRABbin adına şükürler olsun! Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadarRABbin adına övgüler sunulmalı!
”RAB bütün uluslara egemendir,Görkemi gökleri aşar. Var mı Tanrımız RAB gibi,Yücelerde oturan, Göklerde ve yeryüzünde olanlaraBakmak için eğilen?
”Bizi değil, ya RAB, bizi değil,Sevgin ve sadakatin uğruna,Kendi adını yücelt!
”Biziz RAB'bi öven,Şimdiden sonsuza dek. RAB'be övgüler sunun!
”Ya RAB, seni adınla çağırıpŞükran kurbanı sunacağım. RABbe adadıklarımı yerine getireceğimBütün halkının önünde, RAB'bin Tapınağı'nın avlularında,Senin orta yerinde, ey Yeruşalim! RAB'be övgüler sunun!
”Ey bütün uluslar, RABbe övgüler sunun!Ey bütün halklar, Onu yüceltin! Çünkü bize beslediği sevgi büyüktür,RAB'bin sadakati sonsuza dek sürer. RAB'be övgüler sunun!
”"Sonsuzdur sevgisi!" desin RABden korkanlar.
”RABbin sağ eli üstündür,RABbin sağ eli güçlü işler yapar!"
”Sana şükrederim, çünkü bana yanıt verdin,Kurtarıcım oldun. Yapıcıların reddettiği taş,Köşenin baş taşı oldu. RABbin işidir bu,Gözümüzde harika bir iş! Bugün RABbin yarattığı gündür,Onun için sevinip coşalım!
”Tanrım sensin, şükrederim sana,Tanrım sensin, yüceltirim seni. RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,Sevgisi sonsuzdur.
”Şükredeceğim sana temiz yürekle,Adil hükümlerini öğrendikçe.
”Doğru hükümlerin içinGece yarısı kalkıp sana şükrederim.
”Doğru hükümlerin içinSeni günde yedi kez överim.
”Dudaklarımdan övgüler aksın,Çünkü bana kurallarını öğretiyorsun.
”"RABbin konutuna gidelim,Ayağının taburesi önünde tapınalım" dedik.
”Ellerinizi kutsal yere doğru kaldırıpRABbe övgüler sunun!
”RABbe övgüler sunun!RABbin adına övgüler sunun,Ey RABbin kulları!Ey sizler, RABbin Tapınağında,Tanrımızın Tapınağının avlularında hizmet edenler,Övgüler sunun! RABbe övgüler sunun!RABbin adına övgüler sunun,Ey RABbin kulları!Ey sizler, RABbin Tapınağında,Tanrımızın Tapınağının avlularında hizmet edenler,Övgüler sunun! RABbe övgüler sunun,Çünkü RAB iyidir.Adını ilahilerle övün,Çünkü hoştur bu.
”Yeruşalim'de oturan RAB'beSiyon'dan övgüler sunulsun! RAB'be övgüler sunun!
”Şükredin tanrılar Tanrısına, Şükredin rabler Rabbine,
”Şükredin Göklerin Tanrısı'na,
”Bütün yüreğimle sana şükrederim, ya RAB,İlahlar önünde seni ilahilerle överim. Kutsal tapınağına doğru eğilir,Adına şükrederim,Sevgin, sadakatin için.Çünkü adını ve sözünü her şeyden üstün tuttun. Seslendiğim gün bana yanıt verdin,İçime güç koydun, beni yüreklendirdin. Şükretsin sana, ya RAB, yeryüzü krallarının tümü,Çünkü ağzından çıkan sözleri işittiler. Yaptığın işleri ezgilerle övsünler, ya RAB,Çünkü çok yücesin.
”Sana övgüler sunarım,Çünkü müthiş ve harika yaratılmışım.Ne harika işlerin var!Bunu çok iyi bilirim.
”Ellerimi sana açıyorum,Canım kurak toprak gibi sana susamış.
”Ey Tanrı, sana yeni bir ezgi söyleyeyim,Seni on telli çenkle, ilahilerle öveyim.
”Ey Tanrım, ey Kral, seni yücelteceğim,Adını sonsuza dek öveceğim. Seni her gün övecek,Adını sonsuza dek yücelteceğim. RAB büyüktür, yalnız O övgüye yaraşıktır,Akıl ermez büyüklüğüne. Yaptıkların kuşaktan kuşağa şükranla anılacak,Güçlü işlerin duyurulacak. Düşüneceğim harika işlerini,İnsanlar büyüklüğünü, yüce görkemini konuşacak. Yaptığın müthiş işlerin gücünden söz edecekler,Ben de senin büyüklüğünü duyuracağım. Eşsiz iyiliğinin anılarını kutlayacak,Sevinç ezgileriyle övecekler doğruluğunu.
”Bütün yapıtların sana şükreder, ya RAB,Sadık kulların sana övgüler sunar. Krallığının yüceliğini anlatır,Kudretini konuşur; Herkes senin gücünü,Krallığının yüce görkemini bilsin diye. Senin krallığın ebedi krallıktır,Egemenliğin kuşaklar boyunca sürer. RAB verdiği bütün sözleri tutar,Her davranışı sadıktır.
”RAB'be övgüler sunsun ağzım!Bütün canlılar O'nun kutsal adına,Sonsuza dek övgüler dizsin.
”RABbe övgüler sunun!Ey gönlüm, RABbe övgüler sun. Yaşadıkça RABbe övgüler sunacak,Var oldukça Tanrıma ilahiler söyleyeceğim.
”RAB Tanrın sonsuza dek, ey Siyon,Kuşaklar boyunca egemenlik sürecek. RAB'be övgüler sunun!
”RABbe övgüler sunun!Ne güzel, ne hoş Tanrımızı ilahilerle övmek!Ona övgü yaraşır.
”Yıldızların sayısını belirler,Her birini adıyla çağırır. Rabbimiz büyük ve çok güçlüdür,Sınırsızdır anlayışı. RAB mazlumlara yardım eder,Kötüleri yere çalar. RABbe şükran ezgileri okuyun,Tanrımızı lirle, ilahilerle övün.
”RABbe övgüler sunun!Göklerden RABbe övgüler sunun,Yücelerde Ona övgüler sunun! Ey bütün melekleri, Ona övgüler sunun,Övgüler sunun Ona, ey bütün göksel orduları! Ey güneş, ay, Ona övgüler sunun,Övgüler sunun Ona, ey ışıldayan bütün yıldızlar! Ey göklerin gökleriVe göklerin üstündeki sular,Ona övgüler sunun! RABbin adına övgüler sunsunlar,Çünkü O buyruk verince, var oldular; Bozulmayacak bir kural koyarak,Onları sonsuza dek yerlerine oturttu.
”Yeryüzünden RABbe övgüler sunun,Ey deniz canavarları, bütün enginler, Şimşek, dolu, kar, bulutlar,Onun buyruğuna uyan fırtınalar, Dağlar, bütün tepeler,Meyve ağaçları, sedir ağaçları, Yabanıl ve evcil hayvanlar,Sürüngenler, uçan kuşlar, Yeryüzünün kralları, bütün halklar,Önderler, yeryüzünün bütün yöneticileri, Delikanlılar, genç kızlar,Yaşlılar, çocuklar! RABbin adına övgüler sunsunlar,Çünkü yalnız Onun adı yücedir.Onun yüceliği yerin göğün üstündedir.
”RABbe övgüler sunun!RABbe yeni bir ezgi söyleyin,Sadık kullarının toplantısındaOnu ezgilerle övün! İsrail Yaratıcısında sevinç bulsun,Siyon halkı Krallarıyla coşsun! Dans ederek övgüler sunsunlar Onun adına,Tef ve lir çalarak Onu ilahilerle övsünler! Çünkü RAB halkından hoşlanır,Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler. Bu onurla mutlu olsun sadık kulları,Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında! Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler,Ellerinde iki ağızlı kılıçla
”RABbe övgüler sunun! Kutsal yerde Tanrıya övgüler sunun!Gücünü gösteren göklerde övgüler sunun Ona! Övgüler sunun Ona güçlü işleri için!Övgüler sunun Ona eşsiz büyüklüğüne yaraşır biçimde! Boru çalarak Ona övgüler sunun!Çenkle ve lirle Ona övgüler sunun! Tef ve dansla Ona övgüler sunun!Saz ve neyle Ona övgüler sunun! Zillerle Ona övgüler sunun!Çınlayan zillerle Ona övgüler sunun! Bütün canlı varlıklar RAB'be övgüler sunsun! RAB'be övgüler sunun!
”RAB korkusudur bilgeliğin temeli.Akıl Kutsal Olanı tanımaktır.
”Kim göklere çıkıp indi?Kim yeli avuçlarında topladı?Suları giysisiyle sarıp sarmalayan kim?Kim belirledi dünyanın sınırlarını?Adı nedir, oğlunun adı nedir, biliyorsan söyle!
”Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün!Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı. Ne güzel kokuyor sürdüğün esans,Dökülmüş esans sanki adın,Kızlar bu yüzden seviyor seni. Al götür beni, haydi koşalım! Kral beni odasına götürsün. Seninle coşup seviniriz,Aşkını şaraptan çok överiz. Ne kadar haklılar seni sevmekte!
”Kimdir bu kırdan çıkan,Bir duman sütunu gibi,Tüccarın türlü türlü baharatıyla,Mür ve günnükle tütsülenmiş?
”Uyan, ey kuzey rüzgarı,Sen de gel, ey güney rüzgarı!Bahçemde es de güzel kokusu saçılsın.Sevgilim bahçesine gelsin, seçme meyvelerini yesin!
”RABbin dehşetinden,Yüce görkeminden kaçmak için kayalıklara gidin,Yerin altına saklanın.
”RAB kalkıp yeryüzünü sarsmaya başlayınca,İnsanlar Onun dehşetindenVe yüce görkeminden kaçmak içinKayalık mağaralara, yeraltı kovuklarına saklanacaklar.
”O gün insanlarYeryüzünü sarsmak üzere harekete geçen RABbin dehşetindenVe yüce görkeminden kaçmak içinTapmak amacıyla yaptıkları altın, gümüş putlarıKöstebeklere, yarasalara atıpKaya kovuklarına, uçurumlardaki yarıklara saklanacaklar.
”Sonra RAB Siyon Dağının her yanını, orada toplananların üzerini gündüz bulutla, gece dumanla ve parlak alevle örtecek. Yüceliği onların üzerinde bir örtü olacak.
”Ama Her Şeye Egemen RAB adaletinden ötürü yüceltilecek. Kutsal Tanrı doğruluğuyla kutsal olduğunu gösterecek.
”Kral Uzziyanın öldüğü yıl yüce ve görkemli Rabbi gördüm; tahtta oturuyordu, giysisinin etekleri tapınağı dolduruyordu. Üzerinde Seraflar duruyordu; her birinin altı kanadı vardı; ikisiyle yüzlerini, ikisiyle ayaklarını örtüyor, öbür ikisiyle de uçuyorlardı. Birbirlerine şöyle sesleniyorlardı: "Her Şeye Egemen RABKutsal, kutsal, kutsaldır.Yüceliği bütün dünyayı dolduruyor." Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu. "Vay başıma! Mahvoldum" dedim, "Çünkü dudakları kirli bir adamım, dudakları kirli bir halkın arasında yaşıyorum. Buna karşın Kralı, Her Şeye Egemen RABbi gözlerimle gördüm."
”Çünkü bize bir çocuk doğacak,Bize bir oğul verilecek.Yönetim onun omuzlarında olacak.Onun adı Harika Öğütçüfı, Güçlü Tanrı,Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak. Davutun tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek.Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak.Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracakVe sonsuza dek sürdürecek.Her Şeye Egemen RABbin gayreti bunu sağlayacak.
”RABbin Ruhu, bilgelik ve anlayış ruhu,Öğüt ve güç ruhu, bilgi ve RAB korkusu ruhuOnun üzerinde olacak.
”O gün diyeceksiniz ki,"RABbe şükredin, Onu adıyla çağırın,Halklara duyurun yaptıklarını,Adının yüce olduğunu duyurun! RABbe ezgiler söyleyin,Çünkü görkemli işler yaptı.Bütün dünya bilsin bunu. Ey Siyon halkı, sesini yükselt, sevinçle haykır!Çünkü aranızda bulunan İsrail'in Kutsalı büyüktür."
”O gün insanlar kendilerini yaratana bakacaklar, gözleri İsrailin Kutsalını görecek.
”Sağ kalanlar seslerini yükseltipSevinç çığlıkları atacak,Batıda yaşayanlar RABbin büyüklüğü karşısındaHayranlıkla bağıracak. Onun için, doğuda yaşayanlar RABbi yüceltin,Deniz kıyısındakiler,İsrailin Tanrısı RABbin adını yüceltin.
”Ya RAB, sensin benim Tanrım,Seni yüceltir, adını överim.Çünkü sen eskiden beri tasarladığın harikalarıTam bir sadakatle gerçekleştirdin. Kenti bir taş yığınına,Surlu kenti viraneye çevirdin.Yabancıların kalesiydi, kent olmaktan çıktı.Bir daha da onarılmayacak. Bundan ötürü güçlü uluslar seni onurlandıracak,Acımasız ulusların kentleri senden korkacak.
”RABbe sonsuza dek güvenin,Çünkü RAB, evet RAB sonsuza dek kalıcı kayadır.
”O gün Her Şeye Egemen RAB, halkından sağ kalanlar için yücelik tacı, güzellik çelengi olacak.
”Ama sizler bayram gecesini kutlar gibiEzgiler söyleyeceksiniz.RABbin dağına, İsrailin KayasınaKaval eşliğinde çıktığınız gibiİçten sevineceksiniz. RAB heybetli sesini işittirecek;Kızgın öfkeyle, her şeyi yiyip bitiren ateş aleviyle,Sağanak yağmurla, fırtına ve doluylaBileğinin gücünü gösterecek.
”Kralı bütün güzelliğiyle görecek,Uçsuz bucaksız ülkeyi seyredeceksin.
”Çünkü yargıcımız RABdir;Yasamızı koyan RABdir,Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.
”RAB'bin kurtardıkları dönecek,Sevinçle haykırarak Siyon'a varacaklar.Yüzlerinde sonsuz sevinç olacak.Onların olacak coşku ve sevinç,Üzüntü ve inilti kaçacak.
”Beni kurtaracak olan RABdir.Ömrümüz boyunca Onun tapınağındaTelli çalgılarımızı çalacağız."
”O zaman RABbin yüceliği görünecek,Bütün insanlar hep birlikte onu görecek.Bunu söyleyen RABdir."
”Kim denizleri avucuyla,Gökleri karışıyla ölçebildi?Yerin toprağını ölçeğe sığdıran,Dağları kantarla,Tepeleri teraziyle tartabilen var mı?
”Bilmiyor musunuz, duymadınız mı?Başlangıçtan beri size bildirilmedi mi?Dünyanın temelleri atılalı beri anlamadınız mı? Gökkubbenin üstünde oturan RABdir,Yeryüzünde yaşayanlarsa çekirge gibidir.Gökleri perde gibi geren,Oturmak için çadır gibi kuran Odur. Odur önderleri bir hiç eden,Dünyanın egemenlerini sıfıra indirgeyen.
”Başınızı kaldırıp göklere bakın.Kim yarattı bütün bunları?Yıldızları sırayla görünür kılıyor,Her birini adıyla çağırıyor.Büyük kudreti, üstün gücü sayesinde hepsi yerli yerinde duruyor.
”Bilmiyor musun, duymadın mı?Ebedi Tanrı, RAB, bütün dünyayı yaratan,Ne yorulur ne de zayıflar,Onun bilgisi kavranamaz.
”Onları savurduğunda rüzgar alıp götürecek,Darmadağın edecek hepsini kasırga.Sense RABde sevinç bulacak,İsrailin Kutsalıyla övüneceksin.
”"Ben RABbim, adım budur.Onurumu bir başkasına,Övgülerimi putlara bırakmam. Bakın, önceden bildirdiklerim gerçekleşti.Şimdi de yenilerini bildiriyorum;Bunlar ortaya çıkmadan önce size duyuruyorum." Ey denizlere açılanlar ve denizlerdeki her şey,Kıyılar ve kıyı halkları,RABbe yeni bir ilahi söyleyin,Dünyanın dört bucağından Onu ezgilerle övün. Bozkır ve bozkırdaki kentler,Kedar köylerinde yaşayan halkSesini yükseltsin.Selada oturanlar sevinçle haykırsın,Bağırsın dağların doruklarından. Hepsi RABbi onurlandırsın,Kıyı halkları Onu övsün.
”'Yüceliğim için yaratıp biçim verdiğim,Adımla çağrılan herkesi,Evet, oluşturduğum herkesi getirin' diyeceğim."
”"Tanıklarım sizlersiniz" diyor RAB,"Seçtiğim kullar sizsiniz.Öyle ki beni tanıyıp bana güvenesiniz,Benim O olduğumu anlayasınız.Benden önce bir tanrı olmadı,Benden sonra da olmayacak. "Ben, yalnız ben RABbim,Benden başka kurtarıcı yoktur.
”Kutsalınız, İsrailin Yaratıcısı,Kralınız RAB benim."
”Kendim için biçim verdiğim bu halkBana ait olan övgüleri ilan edecek."
”RAB, İsrailin Kralı ve Kurtarıcısı,Her Şeye Egemen RAB diyor ki,"İlk ve son benim,Benden başka Tanrı yoktur.
”Sevinçle haykırın, ey gökler,Çünkü bunu RAB yaptı.Haykırın, ey yerin derinlikleri.Ey dağlar, ey orman, ormandaki her ağaç,Sevinç çığlıklarına katılın.Çünkü RAB Yakup soyunu kurtararakİsrailde görkemini gösterdi.
”RAB benim, başkası yok,Benden başka Tanrı yok.Beni tanımadığın halde seni güçlü kılacağım. Öyle ki, doğudan batıya dekBenden başkası olmadığını herkes bilsin.RAB benim, başkası yok. Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan,Esenliği ve felaketi yaratan,Bütün bunları yapan RAB benim.
”Çünkü gökleri yaratan RAB,Dünyayı yaratıp biçimlendiren, pekiştiren,Üzerinde yaşanmasın diye değil, yaşansın diyeBiçimlendiren RAB -Tanrı Odur- şöyle diyor:"RAB benim, başkası yok.
”"Ey dünyanın dört bucağındakiler,Bana dönün, kurtulursunuz.Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Kendi üzerime ant içtim,Ağzımdan çıkan söz doğrudur, boşa çıkmaz:Her diz önümde çökecek,Her dil bana ant içecek.
”Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın.Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Tanrı benim, benzerim yok. Sonu ta başlangıçtan,Henüz olmamış olayları çok önceden bildiren,'Tasarım gerçekleşecek,İstediğim her şeyi yapacağım' diyen benim.
”Bizim kurtarıcımızİsrailin Kutsalıdır.Onun adı "Her Şeye Egemen RABdir!"
”"Ey Yakup soyu, çağırdığım İsrail, beni dinle:Ben Oyum; ilk Benim, son da Benim. Yeryüzünün temelini elimle attım,Gökleri sağ elim gerdi.Onları çağırdığımdaBirlikte önümde dikilirler.
”İnsanların hor gördüğüne,Ulusların iğrendiğine,Egemenlerin kulu olanaİsrailin Kurtarıcısı ve Kutsalı RAB diyor ki,"Seni seçmiş olan İsrailin Kutsalı sadık RABden ötürüKrallar seni görünce ayağa kalkacak,Önderler yere kapanacak."
”Ey gökler, sevinçle haykırın,Neşeyle coş, ey yeryüzü!Ey dağlar, sevinç çığlıklarına katılın,Çünkü RAB halkını avutacak,Ezilene merhamet gösterecek.
”Dinleyin! Bekçileriniz seslerini yükseltiyor,Hep birlikte sevinçle haykırıyorlar.Çünkü RABbin Siyona dönüşünü gözleriyle görmekteler! Ey Yeruşalim yıkıntıları,Hep birlikte sevinçle haykırıp bağırın!Çünkü RAB halkını avuttu,Yeruşalimi kurtardı.
”Çünkü kocan, seni yaratandır.Onun adı Her Şeye Egemen RABdir,İsrailin Kutsalıdır seni kurtaran.Ona bütün dünyanın Tanrısı denir."
”Sevinçle çıkacak,Esenlikle geri götürüleceksiniz.Dağlar, tepeler önünüzde sevinçle çığıracak,Kırdaki bütün ağaçlar alkış tutacak.
”Yüce ve görkemli Olan,Sonsuzlukta yaşayan, adı Kutsal Olan diyor ki,"Yüksek ve kutsal yerde yaşadığım halde,Alçakgönüllülerle, ezilenlerle birlikteyim.Yüreklerini sevindirmek için ezilenlerin yanındayım.
”"Gündüz ışığın güneş olmayacak artık,Ay da aydınlatmayacak seni;Çünkü RAB sonsuz ışığın,Tanrın görkemin olacak. Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek,Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak,Sona erecek yas günlerin. Halkının hepsi doğru kişiler olacak;El emeğim, görkemimi göstermek için diktiğim fidan,Ülkeyi sonsuza dek mülk edinecek.
”Egemen RABbin Ruhu üzerimdedir.Çünkü O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti.Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için,Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,Zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını,RABbin lütuf yılını,Tanrımızın öç alacağı günü ilan etmek,Yas tutanların hepsini avutmak,Siyonda yas tutanlara yardım sağlamak-Kül yerine çelenk,Yas yerine sevinç yağı,Çaresizlik ruhu yerineOnlara övgü giysisini vermek- içinRAB beni gönderdi.Öyle ki, RABbin görkemini yansıtmak için,Onlara "RABbin diktiği doğruluk ağaçları" densin.
”Sonra halkı eski günleri,Musanın dönemini anımsadı."Çobanlarıyla birlikte onları denizden geçiren,Kutsal Ruhunu aralarına yerleştiren,Görkemli gücüyle Musanın sağında yol alan,Sonsuz onur kazanmak için önlerinde suları yaran,Bir at nasıl tökezlemeden kırdan geçerseOnları deniz yatağından öyle geçiren RAB nerede?"Diye sordular.
”Babamız sensin.İbrahim bizi tanımasa da,İsrail bizi kabul etmese de,Babamızsın, ya RAB,Ezelden beri adın "Kurtarıcımız"dır.
”Yine de Babamız sensin, ya RAB,Biz kiliz, sen çömlekçisin.Hepimiz senin ellerinin eseriyiz.
”RAB diyor ki,"Gökler tahtım,Yeryüzü ayaklarımın taburesidir.Nerede benim için yapacağınız ev,Neresi dinleneceğim yer?
”"Çünkü yaratacağım yeni yer ve gök önümde nasıl duracaksa, soyunuz ve adınız da öyle duracak" diyor RAB. "Yeni Aydan Yeni Aya, Şabat Gününden Şabat Gününe bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar" diyor RAB.
”Benden korkman gerekmez mi?" diyor RAB,"Huzurumda titremen gerekmez mi?Ben ki, sonsuza dek geçerli bir kurallaDenize sınır olarak kumu koydum.Deniz sınırı geçemez;Dalgalar kabarsa da üstün gelemez,Kükrese de sınırı aşamaz.
”Ama gerçek Tanrı RABdir.O yaşayan Tanrıdır,Sonsuza dek kral Odur.O öfkelenince yeryüzü titrer,Uluslar dayanamaz gazabına.
”Ezgiler okuyun RABbe!Övün RABbi!Çünkü yoksulun canını kötülerin elinden O kurtardı.
”"Kim gizli yere saklanır daOnu görmem?" diyor RAB,"Yeri göğü doldurmuyor muyum?" diyor RAB.
”"Benim sözüm ateş gibi değil mi? Kayaları paramparça eden balyoz gibi değil mi?" RAB böyle diyor.
”Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız.
”"Ey Egemen RAB! Büyük gücünle, kudretinle yeri göğü yarattın. Yapamayacağın hiçbir şey yok. Binlerce insana sevgi gösterir, ama babaların işlediği günahların karşılığını çocuklarına ödetirsin. Ey büyük ve güçlü Tanrı! Her Şeye Egemen RABdir senin adın.
”"Bütün insanlığın Tanrısı RAB benim. Var mı yapamayacağım bir şey?
”"RAB şöyle diyor: 'Bu kent viran olmuş, insansız, hayvansız kalmış diyorsunuz. Ne var ki, terk edilmiş, insansız, hayvansız Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında sevinç ve neşe sesi, gelin güvey sesi, RABbin Tapınağına şükran sunuları getirenlerin sesi yine duyulacak: 'Her Şeye Egemen RABbe şükredin,Çünkü O iyidir,Sevgisi sonsuza dek kalıcıdır.
”Kalk, gece her nöbet başında haykır,Rabbin huzurunda yüreğini su gibi dök!Her sokak başında açlıktan bayılan çocuklarının başı için Ona ellerini aç.
”Ellerimizin yanısıra yüreklerimizi de göklerdeki Tanrıya açalım:
”Ama sen, sonsuza dek tahtında oturursun, ya RAB,Egemenliğin kuşaklar boyu sürer.
”Yaratıklar hareket edince, kanatlarının çıkardığı sesi duydum. Gürül gürül akan suların çağıltısını, Her Şeye Gücü Yetenin sesini, bir ordunun gürültüsünü ansıtıyordu. Durunca kanatlarını indiriyorlardı. Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu. Başları üzerindeki kubbenin üstünde laciverttaşından yapılmış tahta benzer bir nesne vardı. Yüksekte, tahtı andıran nesnede insana benzer biri oturuyordu. Gördüm ki, beli andıran kısmının yukarısı içi ateş dolu maden gibi ışıldıyordu, belden aşağısı ateşe benziyordu ve çevresi göz alıcı bir ışıkla kuşatılmıştı. Görünüşü yağmurlu bir gün bulutların arasında oluşan gökkuşağına benziyordu. Öyleydi çevresini saran parlaklık. RAB'bin görkemini andıran olayın görünüşü böyleydi. Görünce, yüzüstü yere yığıldım, birinin konuştuğunu duydum.
”Sonra Ruh beni kaldırdı ve arkamda, "RABbin görkemine kendi yerinde övgüler olsun!" diye büyük bir gürleme duydum.
”Böylece kalkıp ovaya gittim. RABbin görkemi tıpkı Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm gibi orada durmaktaydı. Yüzüstü yere yığıldım.
”Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrailin Tanrısının görkemi oradaydı.
”RABbin görkemi Keruvların üzerinden ayrılıp tapınağın eşiğine gitti. Tapınak bulutla doldu. Avlu RABbin görkeminin parıltısıyla doluydu. Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.
”RABbin görkemi tapınağın eşiğinden ayrılıp Keruvların üzerinde durdu. Ben bakarken Keruvlar kanatlarını açıp yerden yükseldi, tekerlekler de onlarla yükseldi. RABbin Tapınağının Doğu Kapısının girişinde durdular. İsrail Tanrısının görkemi onların üzerindeydi.
”Keruvlar kanatlarını açtı, tekerlekler yanlarında duruyordu. İsrail Tanrısının görkemi onların üzerindeydi. RABbin görkemi kentin ortasından yükselip kentin doğusundaki dağa kondu.
”Böylece büyüklüğümü, kutsallığımı gösterecek, birçok ulusun gözünde kendimi tanıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.' "
”İsrail Tanrısının görkeminin doğudan geldiğini gördüm. Sesi gürül gürül akan suların sesi gibiydi. Görkeminden yeryüzü aydınlıkla doldu. Gördüğüm görüm, Tanrı kenti yok etmeye geldiğinde ve Kevar Irmağı kıyısında gördüğüm görümlere benziyordu. Yüzüstü yere düştüm. RABbin görkemi doğuya bakan kapıdan tapınağa girdi. Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu. Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum. Bana şöyle dedi: "İnsanoğlu, tahtımın yeri, ayaklarımın basacağı, İsrail halkıyla sonsuza dek yaşayacağım yer burasıdır. Bundan böyle İsrail halkı da kralları da fahişelikleriyle ve krallarının cesetleriyle bir daha kutsal adımı kirletmeyecek.
”Adam Kuzey Kapısı yolundan tapınağın önüne getirdi beni. Baktım, RABbin görkeminin tapınağı doldurduğunu gördüm. Yüzüstü yere düştüm.
”Gece giz bir görümde Daniele açıklandı. Bunun üzerine Daniel Göklerin Tanrısını övdü. Şöyle dedi: "Tanrının adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun!Bilgelik ve güç Ona özgüdür. Odur zamanları ve mevsimleri değiştiren.Kralları tahttan indirir, tahta çıkarır.Bilgelere bilgelik,Anlayışlılara bilgi verir. Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır,Karanlıkta neler olduğunu bilir,Çevresi ışıkla kuşatılmıştır. Ey atalarımın Tanrısı,Sana şükreder, seni överim.Sen ki, bana bilgelik ve güç verdin,Senden istediklerimizi bana bildirdinVe kralın düşünü bize açıkladın."
”"Bu krallar döneminde Göklerin Tanrısı hiç yıkılmayacak, başka halkın eline geçmeyecek bir krallık kuracak. Bu krallık önceki krallıkları ezip yok edecek, kendisiyse sonsuza dek sürecek.
”Belirlenen sürenin sonunda ben Nebukadnessar gözlerimi göğe kaldırdım ve kendime geldim. Yüce Olanı övdüm. Sonsuza dek Diri Olanı onurlandırıp yücelttim. Onun egemenliği ebedi egemenliktir,Krallığı kuşaklar boyu sürecek.
”Ben Nebukadnessar Göklerin Kralı'na şükrederim. O'nu över, yüceltirim. Çünkü bütün yaptıkları gerçek, yolları doğrudur; kendini beğenmişleri alçaltmaya gücü yeter.
”"Ben bakarkenTahtlar kuruldu,Eskiden beri var Olan yerine oturdu.Giysileri kar gibi beyaz,Başındaki saçlar yün gibi apaktı.Tahtı alev alev,Tekerlekleri kızgın ateş gibiydi. Önünden ateşten bir ırmak çıkıp akıyordu.Binlerce binlerOna hizmet ediyordu;On binlerce on binlerÖnünde duruyordu.Mahkeme kuruldu,Kitaplar açıldı.
”"Gece görümlerimde insanoğluna benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olanın yanına doğru ilerledi, Onun önüne getirildi. Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır."
”Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.'
”Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüceler Yücesinin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona kulluk edip sözünü dinleyecek.'
”O gelince, halkını RABden aldığı güçleTanrısı RABbin görkemli adına yönetecek.Halk güvenlik içinde yaşayacak.Çünkü bütün dünya onun büyüklüğünü kabul edecek.
”Dağlar RABbin önünde titrer,Erir tepeler. Yer sarsılır önünde.Dünya ve üzerinde yaşayanların tümü titrer.
”Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa,Dünya da RABbin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.
”Tanrı Temandan,Kutsal Tanrı Paran Dağından geldi. Güneş gibi parıldıyor,Elleri ışık saçıyor.Gücünün gizi ellerinde.
”Sarsıldı dağlar seni görünce,Seller her yanı süpürüp geçti.Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.
”Bütün ulusları sarsacağım, değerli eşyalarını buraya getirecekler. Ben de bu tapınağı görkemle dolduracağım.' Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.
”RAB, 'Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım' diyor."
”Bunun üzerine şöyle dedi: "RAB Zerubbabile, 'Güçle kuvvetle değil, ancak benim Ruhumla başaracaksın' diyor. Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.
”Evet, RABbin Tapınağını kuracak olan odur. Görkemle kuşanacak, tahtında oturup egemenlik sürecek. Tahtında oturan kâhin olacak. İkisi arasında tam bir uyum olacak.'
”Ey Siyon kızı, sevinçle coş!Sevinç çığlıkları at, ey Yeruşalim kızı!İşte kralın!O adil kurtarıcı ve alçakgönüllüdür.Eşeğe, evet, sıpaya,Eşek yavrusuna binmiş sana geliyor!
”O gün Onun ayakları Yeruşalimin doğusundaki Zeytin Dağının üzerinde duracak. Zeytin Dağı doğuya ve batıya doğru ortadan yarılıp çok büyük bir vadi oluşturacak. Dağın yarısı kuzeye, öbür yarısı güneye çekilecek.
”RAB bütün dünyanın kralı olacak. O gün yalnız RAB, yalnız Onun adı kalacak.
”Bunun üzerine RABden korkanlar birbirleriyle konuştular. RAB dediklerine kulak verip duydu. RABden korkup adını sayanlar için Onun önünde bir anma kitabı yazıldı.
”"İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacaklar." İmmanuel, Tanrı bizimle demektir.
”İsanın Kral Hirodes devrinde Yahudiyenin Beytlehem Kentinde doğmasından sonra bazı yıldızbilimciler doğudan Yeruşalime gelip şöyle dediler: "Yahudilerin Kralı olarak doğan çocuk nerede? Doğuda Onun yıldızını gördük ve Ona tapınmaya geldik."
”Eve girip çocuğu annesi Meryemle birlikte görünce yere kapanarak Ona tapındılar. Hazinelerini açıp Ona armağan olarak altın, günnük ve mür sundular.
”İsa vaftiz olur olmaz sudan çıktı. O anda gökler açıldı ve İsa, Tanrının Ruhunun güvercin gibi inip üzerine konduğunu gördü. Göklerden gelen bir ses, "Sevgili Oğlum budur, O'ndan hoşnudum" dedi.
”Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanızı yüceltsinler!"
”"Bunun için siz şöyle dua edin: 'Göklerdeki Babamız, Adın kutsal kılınsın. Egemenliğin gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de Senin istediğin olsun.
”Ayartılmamıza izin verme. Bizi kötü olandan kurtar. Çünkü egemenlik, güç ve yücelik Sonsuzlara dek senindir! Amin'.
”Hepsi hayret içinde kaldı. "Bu nasıl bir adam ki, rüzgar da göl de Onun sözünü dinliyor?" dediler.
”Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.
”Teknedekiler, "Sen gerçekten Tanrının Oğlusun" diyerek Ona tapındılar.
”Halk, dilsizlerin konuştuğunu, çolakların iyileştiğini, körlerin gördüğünü, kötürümlerin yürüdüğünü görünce şaştı ve İsrailin Tanrısını yüceltti.
”İnsanoğlu, Babasının görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.
”Onların gözü önünde İsanın görünümü değişti. Yüzü güneş gibi parladı, giysileri ışık gibi bembeyaz oldu.
”Petrus daha konuşurken parlak bir bulut onlara gölge saldı. Buluttan gelen bir ses, "Sevgili Oğlum budur, Ondan hoşnudum. Onu dinleyin!" dedi. Öğrenciler bunu işitince, dehşet içinde yüzüstü yere kapandılar.
”İsa onlara bakarak, "İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür" dedi.
”İsa onlara, "Size doğrusunu söyleyeyim" dedi, "Her şey yenilendiğinde, İnsanoğlu görkemli tahtına oturduğunda, siz, evet ardımdan gelen sizler, on iki tahta oturup İsrailin on iki oymağını yargılayacaksınız.
”"Siyon kızına deyin ki, 'İşte, alçakgönüllü Kralın, Eşeğe, evet sıpaya, Eşek yavrusuna binmiş Sana geliyor.' "
”Önden giden ve arkadan gelen kalabalıklar şöyle bağırıyorlardı: "Davut Oğluna hozana! Rabbin adıyla gelene övgüler olsun, En yücelerde hozana!"
”Ne var ki, başkâhinlerle din bilginleri, Onun yarattığı harikaları ve tapınakta, "Davut Oğluna hozana!" diye bağıran çocukları görünce öfkelendiler. İsaya, "Bunların ne söylediğini duyuyor musun?" diye sordular. "Duyuyorum" dedi İsa. "Siz şu sözü hiç okumadınız mı? 'Küçük çocukların ve emziktekilerin dudaklarından kendine övgüler döktürdün.' "
”İsa ona şu karşılığı verdi: " 'Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.' İşte ilk ve en önemli buyruk budur.
”"O zaman İnsanoğlunun belirtisi gökte görünecek. Yeryüzündeki bütün halklar ağlayıp dövünecek, İnsanoğlunun gökteki bulutlar üzerinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. Kendisi güçlü bir borazan sesiyle meleklerini gönderecek. Melekler Onun seçtiklerini göğün bir ucundan öbür ucuna dek, dünyanın dört bucağından toplayacaklar.
”"İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak. Ulusların hepsi Onun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak.
”İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.
”İsa, "Söylediğin gibidir" karşılığını verdi. "Üstelik size şunu söyleyeyim, bundan sonra İnsanoğlunun, Kudretli Olanın sağında oturduğunu ve göğün bulutları üzerinde geldiğini göreceksiniz."
”İsa valinin önüne çıkarıldı. Vali Ona, "Sen Yahudilerin Kralı mısın?" diye sordu. İsa, "Söylediğin gibidir" dedi.
”Başının üzerine,
”İsa ansızın karşılarına çıktı, "Selam!" dedi. Yaklaşıp İsanın ayaklarına sarılarak Ona tapındılar.
”İsayı gördükleri zaman Ona tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi. İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: "Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi.
”Onlar ise büyük korku içinde birbirlerine, "Bu adam kim ki, rüzgar da göl de O'nun sözünü dinliyor?" dediler.
”Bu vefasız ve günahkâr kuşağın ortasında, kim benden ve benim sözlerimden utanırsa, İnsanoğlu da, Babası'nın görkemi içinde kutsal meleklerle birlikte geldiğinde o kişiden utanacaktır."
”Bu sırada bir bulut gelip onlara gölge saldı. Buluttan gelen bir ses, "Sevgili Oğlum budur, Onu dinleyin!" dedi.
”İsa onlara bakarak, "İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için değil. Tanrı için her şey mümkündür" dedi.
”Önden gidenler ve arkadan gelenler şöyle bağırıyorlardı: "Hozana! Rabbin adıyla gelene övgüler olsun! Atamız Davutun yaklaşan egemenliği kutlu olsun! En yücelerde hozana!"
”İsa şöyle karşılık verdi: "En önemlisi şudur: 'Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rabdir. Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle seveceksin.'
”"O zaman İnsanoğlunun bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.
”Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır."
”İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağına doğru gittiler.
”İsa, "Benim" dedi. "Ve sizler, İnsanoğlunun Kudretli Olanın sağında oturduğunu ve göğün bulutlarıyla geldiğini göreceksiniz."
”Pilatus Ona, "Sen Yahudilerin Kralı mısın?" diye sordu. İsa, "Söylediğin gibidir" yanıtını verdi.
”Üzerindeki suç yaftasında,
”Rab İsa, onlara bu sözleri söyledikten sonra göğe alındı ve Tanrının sağında oturdu.
”Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, kendisine 'Yüceler Yücesinin Oğlu' denecek. Rab Tanrı Ona, atası Davutun tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir." Meryem meleğe, "Bu nasıl olur? Ben erkeğe varmadım ki" dedi. Melek ona şöyle yanıt verdi: "Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesinin gücü sana gölge salacak. Bunun için doğacak olana kutsal, Tanrı Oğlu denecek.
”Tanrının yapamayacağı hiçbir şey yoktur."
”Meryem de şöyle dedi: "Canım Rabbi yüceltir; Ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar. Meryem de şöyle dedi: "Canım Rabbi yüceltir; Ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar.
”Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük işler yaptı. Onun adı kutsaldır.
”Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına Ve ömrümüz boyunca Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde, Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair Atamız İbrahime ant içerek söz vermişti.
”Birdenbire meleğin yanında, göksel ordulardan oluşan büyük bir topluluk belirdi. Tanrıyı överek, "En yücelerde Tanrıya yücelik olsun, Yeryüzünde Onun hoşnut kaldığı insanlara Esenlik olsun!" dediler. Birdenbire meleğin yanında, göksel ordulardan oluşan büyük bir topluluk belirdi. Tanrıyı överek, "En yücelerde Tanrıya yücelik olsun, Yeryüzünde Onun hoşnut kaldığı insanlara Esenlik olsun!" dediler.
”Çobanlar, işitip gördüklerinin tümü için Tanrıyı yüceltip överek geri döndüler. Her şeyi, kendilerine anlatıldığı gibi bulmuşlardı.
”İsa ona şu karşılığı verdi: " 'Tanrın Rabbe tapacak, yalnız Ona kulluk edeceksin' diye yazılmıştır."
”Simun Petrus bunu görünce, "Ya Rab, benden uzak dur, ben günahlı bir adamım" diyerek İsanın dizlerine kapandı.
”İsa öğrencilerine, "Nerede imanınız?" dedi. Onlar korku ve şaşkınlık içindeydiler. Birbirlerine, "Bu adam kim ki, rüzgara, suya bile buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyor!" dediler.
”Kim benden ve benim sözlerimden utanırsa, İnsanoğlu da kendisinin, Babasının ve kutsal meleklerin görkemi içinde geldiğinde o kişiden utanacaktır.
”Herkes Tanrının büyük gücüne şaşıp kaldı. Herkes İsanın bütün yaptıkları karşısında hayret içindeyken, İsa öğrencilerine, "Şu sözlerime iyice kulak verin" dedi. "İnsanoğlu, insanların eline teslim edilecek."
”O anda İsa Kutsal Ruhun etkisiyle coşarak şöyle dedi: "Baba, yerin ve göğün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip küçük çocuklara açtığın için sana şükrederim. Evet Baba, senin isteğin buydu.
”Adam şöyle karşılık verdi: "Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla seveceksin. Komşunu da kendin gibi seveceksin."
”İsa onlara, "Dua ederken şöyle söyleyin" dedi: "Baba, adın kutsal kılınsın. Egemenliğin gelsin.
”Onlardan biri, iyileştiğini görünce yüksek sesle Tanrıyı yücelterek geri döndü, yüzüstü İsanın ayaklarına kapanıp Ona teşekkür etti. Bu adam Samiriyeliydi. Onlardan biri, iyileştiğini görünce yüksek sesle Tanrıyı yücelterek geri döndü, yüzüstü İsanın ayaklarına kapanıp Ona teşekkür etti. Bu adam Samiriyeliydi.
”İsa, "İnsanlar için imkânsız olan, Tanrı için mümkündür" dedi.
”Adam o anda yeniden görmeye başladı ve Tanrı'yı yücelterek İsa'nın ardından gitti. Bunu gören bütün halk Tanrı'ya övgüler sundu.
”İsa Zeytin Dağından aşağı inen yola yaklaştığı sırada, öğrencilerinden oluşan kalabalığın tümü, görmüş oldukları bütün mucizelerden ötürü, sevinç içinde yüksek sesle Tanrıyı övmeye başladılar. "Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!" diyorlardı. Kalabalığın içinden bazı Ferisiler Ona, "Öğretmen, öğrencilerini sustur!" dediler. İsa, "Size şunu söyleyeyim, bunlar susacak olsa, taşlar bağıracaktır!" diye karşılık verdi.
”O zaman İnsanoğlunun bulut içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.
”Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.
”Ne var ki, bundan böyle İnsanoğlu, kudretli Tanrının sağında oturacaktır." Onların hepsi, "Yani, sen Tanrının Oğlu musun?" diye sordular. O da onlara, "Söylediğiniz gibi, ben Oyum" dedi.
”Pilatus İsaya, "Sen Yahudilerin Kralı mısın?" diye sordu. İsa, "Söylediğin gibidir" yanıtını verdi.
”Başının üzerinde şu yafta vardı:
”Sonra, "Ey İsa, kendi egemenliğine girdiğinde beni an" dedi.
”Öğrencileri Ona tapındılar ve büyük sevinç içinde Yeruşalime döndüler. Sürekli tapınakta bulunuyor, Tanrı'yı övüyorlardı.
”Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.
”Söz, insan olup aramızda yaşadı. Onun yüceliğini -Babadan gelen, lütuf ve gerçekle dolu biricik Oğulun yüceliğini- gördük.
”Natanel, "Rabbî, sen Tanrının Oğlusun, sen İsrailin Kralısın!" dedi.
”O büyümeli, bense küçülmeliyim." Yukarıdan gelen, herkesten üstündür. Dünyadan olan dünyaya aittir ve dünyadan söz eder. Gökten gelen ise, herkesten üstündür.
”İsa ona şöyle dedi: "Kadın, bana inan, öyle bir saat geliyor ki, Babaya ne bu dağda, ne de Yeruşalimde tapınacaksınız! Siz bilmediğinize tapıyorsunuz, biz bildiğimize tapıyoruz. Çünkü kurtuluş Yahudilerdendir. Ama içtenlikle tapınanların Babaya ruhta ve gerçekte tapınacakları saat geliyor. İşte, o saat şimdidir. Baba da kendisine böyle tapınanları arıyor. Tanrı ruhtur, Ona tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar."
”Öyle ki, herkes Babayı onurlandırdığı gibi Oğulu onurlandırsın. Oğulu onurlandırmayan, Onu gönderen Babayı da onurlandırmaz.
”İsa yine halka seslenip şöyle dedi: "Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur."
”İsa, "Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım" dedi.
”Adam, "Rab, iman ediyorum!" diyerek İsaya tapındı.
”Ben ve Baba biriz."
”İsa ona, "Ben sana, 'İman edersen Tanrının yüceliğini göreceksin' demedim mi?" dedi.
”Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsanın Yeruşalime gelmekte olduğunu duydu. Hurma dalları alarak Onu karşılamaya çıktılar. "Hozana! Rabbin adıyla gelene, İsrailin Kralına övgüler olsun!" diye bağırıyorlardı. İsa bir sıpa bulup üzerine bindi. Yazılmış olduğu gibi, "Korkma, ey Siyon kızı! İşte, Kralın sıpaya binmiş geliyor." İsa bir sıpa bulup üzerine bindi. Yazılmış olduğu gibi, "Korkma, ey Siyon kızı! İşte, Kralın sıpaya binmiş geliyor."
”İsa, "İnsanoğlunun yüceltileceği saat geldi" diye karşılık verdi.
”Baba, adını yücelt!" Bunun üzerine gökten bir ses geldi: "Adımı yücelttim ve yine yücelteceğim."
”Yahuda dışarı çıkınca İsa, "İnsanoğlu şimdi yüceltildi" dedi. "Tanrı da Onda yüceltildi. Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.
”Baba Oğulda yüceltilsin diye, benim adımla dilediğiniz her şeyi yapacağım.
”Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.
”İsa bunları söyledikten sonra, gözlerini gökyüzüne kaldırıp şöyle dedi: "Baba, saat geldi. Oğlunu yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin. Çünkü sen Ona bütün insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, Ona verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin. Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesihi tanımalarıdır. Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim. Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt.
”"Nasıralı İsayı" diye karşılık verdiler. İsa onlara, "Benim" dedi. Ona ihanet eden Yahuda da onlarla birlikte duruyordu. İsa, "Benim" deyince gerileyip yere düştüler.
”Pilatus yine vali konağına girdi. İsayı çağırıp Ona, "Sen Yahudilerin Kralı mısın?" diye sordu.
”İsa, "Benim krallığım bu dünyadan değildir" diye karşılık verdi. "Krallığım bu dünyadan olsaydı, yandaşlarım, Yahudi yetkililere teslim edilmemem için savaşırlardı. Oysa benim krallığım buradan değildir." Pilatus, "Demek sen bir kralsın, öyle mi?" dedi. İsa, "Kral olduğumu sen söylüyorsun" karşılığını verdi. "Ben gerçeğe tanıklık etmek için doğdum, bunun için dünyaya geldim. Gerçekten yana olan herkes benim sesimi işitir."
”"Ama sizin bir geleneğiniz var, her Fısıh Bayramında sizin için birini salıveriyorum. Yahudilerin Kralını sizin için salıvermemi ister misiniz?"
”Pilatus bir de yafta yazıp çarmıhın üzerine astırdı. Yaftada şöyle yazılıydı: İsanın çarmıha gerildiği yer kente yakındı. Böylece İbranice, Latince ve Grekçe yazılan bu yaftayı Yahudilerin birçoğu okudu. Bu yüzden Yahudi başkâhinler Pilatusa, " 'Yahudilerin Kralı' diye yazma" dediler. "Kendisi, 'Ben Yahudilerin Kralıyım dedi' diye yaz." Pilatus, "Ne yazdımsa yazdım" karşılığını verdi.
”Tomas Ona, "Rabbim ve Tanrım!" diye yanıtladı.
”O, Tanrının sağına yüceltilmiş, vaat edilen Kutsal Ruhu Babadan almış ve şimdi gördüğünüz ve işittiğiniz gibi, bu Ruhu üzerimize dökmüştür.
”"Böylelikle bütün İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: Tanrı, sizin çarmıha gerdiğiniz İsayı hem Rab hem Mesih yapmıştır."
”Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.
”İsraile, günahlarından tövbe etme ve bağışlanma fırsatını vermek için Tanrı Onu Önder ve Kurtarıcı olarak kendi sağına yükseltti.
”"Sonra Rab, 'Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır' dedi.
”Kutsal Ruhla dolu olan İstefanos ise, gözlerini göğe dikip Tanrının görkemini ve Tanrının sağında duran İsayı gördü. "Bakın" dedi, "Göklerin açıldığını ve İnsanoğlunun Tanrının sağında durmakta olduğunu görüyorum."
”Tanrının, herkesin Rabbi olan İsa Mesih aracılığıyla esenliği müjdeleyerek İsrailoğullarına ilettiği bildiriden haberiniz vardır.
”Gece yarısına doğru Pavlusla Silas dua ediyor, Tanrıyı ilahilerle yüceltiyorlardı. Öbür tutuklular da onları dinliyordu. Birdenbire öyle şiddetli bir deprem oldu ki, tutukevi temelden sarsıldı. Bir anda bütün kapılar açıldı, herkesin zincirleri çözüldü.
”"Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz.
”Tanrı, Oğlu Rabbimiz İsa Mesihle ilgili bu Müjdeyi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılarda önceden vaat etti. Rabbimiz İsa Mesih beden açısından Davutun soyundandır; kutsallık ruhu açısından ise ölümden dirilmekle Tanrının Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.
”Tanrının görünmeyen nitelikleri -sonsuz gücü ve Tanrılığı- dünya yaratılalı beri Onun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu nedenle özürleri yoktur.
”Büyük atalar onların atalarıdır. Mesih de bedence onlardandır. O her şeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Tanrıdır! Amin.
”Tanrının zenginliği ne büyük, bilgeliği ve bilgisi ne derindir! Onun yargıları ne denli akıl ermez, yolları ne denli anlaşılmazdır! "Rabbin düşüncesini kim bilebildi? Ya da kim Onun öğütçüsü olabildi?"
”Her şeyin kaynağı O'dur; her şey O'nun aracılığıyla ve O'nun için var oldu. O'na sonsuza dek yücelik olsun! Amin.
”Öyleyse kardeşlerim, Tanrının merhameti adına size yalvarırım: Bedenlerinizi diri, kutsal, Tanrıyı hoşnut eden birer kurban olarak sunun. Ruhsal tapınmanız budur.
”Yazılmış olduğu gibi: "Rab şöyle diyor: 'Varlığım hakkı için her diz önümde çökecek, Her dil Tanrı olduğumu açıkça söyleyecek.' "
”Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz. Bu nedenle, Mesih sizi kabul ettiği gibi, Tanrının yüceliği için birbirinizi kabul edin. Çünkü diyorum ki Mesih, Tanrının güvenilir olduğunu göstermek için Yahudilerin hizmetkârı oldu. Öyle ki, atalarımıza verilen sözler doğrulansın ve öteki uluslar merhameti için Tanrıyı yüceltsin. Yazılmış olduğu gibi: "Bunun için uluslar arasında sana şükredeceğim, Adını ilahilerle öveceğim." Çünkü diyorum ki Mesih, Tanrının güvenilir olduğunu göstermek için Yahudilerin hizmetkârı oldu. Öyle ki, atalarımıza verilen sözler doğrulansın ve öteki uluslar merhameti için Tanrıyı yüceltsin. Yazılmış olduğu gibi: "Bunun için uluslar arasında sana şükredeceğim, Adını ilahilerle öveceğim." Yine deniyor ki, "Ey uluslar, Onun halkıyla birlikte sevinin!" Ve, "Ey bütün uluslar, Rabbe övgüler sunun! Ey bütün halklar, Onu yüceltin!" Yine deniyor ki, "Ey uluslar, Onun halkıyla birlikte sevinin!" Ve, "Ey bütün uluslar, Rabbe övgüler sunun! Ey bütün halklar, Onu yüceltin!"
”Tanrı, duyurduğum Müjde ve İsa Mesihle ilgili bildiri uyarınca, sonsuz çağlardan beri saklı tutulan sırrı açıklayan vahiy uyarınca sizi ruhça pekiştirecek güçtedir. O sır şimdi aydınlığa çıkarılmış ve öncesiz Tanrının buyruğuna göre peygamberlerin yazıları aracılığıyla bütün ulusların iman ederek söz dinlemesi için bildirilmiştir. Bilge olan tek Tanrı'ya İsa Mesih aracılığıyla sonsuza dek yücelik olsun! Amin.
”Bir bedel karşılığı satın alındınız; onun için Tanrı'yı bedeninizde yüceltin.
”Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da -nitekim pekçok "ilah", pekçok "rab" vardır- bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır, bizler Onun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesihtir. Her şey Onun aracılığıyla yaratıldı, biz de Onun aracılığıyla yaşıyoruz.
”Sonuç olarak, ne yer ne içerseniz, ne yaparsanız, her şeyi Tanrının yüceliği için yapın.
”Yüreğindeki gizli düşünceler açığa çıkacak ve, "Tanrı gerçekten aranızdadır!" diyerek yüzüstü yere kapanıp Tanrıya tapınacaktır.
”Çünkü, "Işık karanlıktan parlayacak" diyen Tanrı, İsa Mesihin yüzünde parlayan kendi yüceliğini tanımamızdan doğan ışığı bize vermek için yüreklerimizi aydınlattı.
”Mesih, Babamız Tanrının isteğine uyarak bizi şimdiki kötü çağdan kurtarmak için günahlarımıza karşılık kendini feda etti. Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
”Bizi Mesihte her ruhsal kutsamayla göksel yerlerde kutsamış olan Rabbimiz İsa Mesihin Babası Tanrıya övgüler olsun.
”Öyle ki, sevgili Oğlunda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.
”Öyle ki, Mesihe ilk umut bağlayan bizler, Onun yüceliğinin övülmesi için yaşayalım. Gerçeğin bildirisini, kurtuluşunuzun Müjdesini duyup Ona iman ettiğinizde, siz de vaat edilen Kutsal Ruhla Onda mühürlendiniz. Ruh, Tanrının yüceliğinin övülmesi için Tanrıya ait olanların kurtuluşuna dek mirasımızın güvencesidir.
”Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum. Onun çağrısından doğan umudu, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Tanrının, Mesihi ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken Onda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir. Onun çağrısından doğan umudu, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Tanrının, Mesihi ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken Onda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir. Onun çağrısından doğan umudu, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Tanrının, Mesihi ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken Onda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir. Tanrı Onu bütün yönetimlerin, hükümranlıkların, güç ve egemenliklerin, yalnız bu çağda değil, gelecek çağda da anılacak bütün adların çok üstüne çıkardı. Her şeyi ayakları altına sererek Ona bağımlı kıldı. Onu her şeyin üzerinde baş olmak üzere kiliseye verdi. Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.
”Bunun için, yerde ve gökte her ailenin adını kendisinden aldığı Babanın önünde diz çökerim. Bunun için, yerde ve gökte her ailenin adını kendisinden aldığı Babanın önünde diz çökerim. Babanın kendi yüceliğinin zenginliği uyarınca Ruhuyla sizi iç varlığınızda kudretle güçlendirmesini ve Mesihin iman yoluyla yüreklerinizde yaşamasını dilerim. Öyle ki, Tanrının bütün doluluğuyla dolmanız için, sevgide köklenmiş ve temellenmiş olarak bütün kutsallarla birlikte Mesihin sevgisinin ne denli geniş ve uzun, yüksek ve derin olduğunu anlamaya, bilgiyi çok aşan bu sevgiyi kavramaya gücünüz yetsin. Babanın kendi yüceliğinin zenginliği uyarınca Ruhuyla sizi iç varlığınızda kudretle güçlendirmesini ve Mesihin iman yoluyla yüreklerinizde yaşamasını dilerim. Öyle ki, Tanrının bütün doluluğuyla dolmanız için, sevgide köklenmiş ve temellenmiş olarak bütün kutsallarla birlikte Mesihin sevgisinin ne denli geniş ve uzun, yüksek ve derin olduğunu anlamaya, bilgiyi çok aşan bu sevgiyi kavramaya gücünüz yetsin. Babanın kendi yüceliğinin zenginliği uyarınca Ruhuyla sizi iç varlığınızda kudretle güçlendirmesini ve Mesihin iman yoluyla yüreklerinizde yaşamasını dilerim. Öyle ki, Tanrının bütün doluluğuyla dolmanız için, sevgide köklenmiş ve temellenmiş olarak bütün kutsallarla birlikte Mesihin sevgisinin ne denli geniş ve uzun, yüksek ve derin olduğunu anlamaya, bilgiyi çok aşan bu sevgiyi kavramaya gücünüz yetsin. Babanın kendi yüceliğinin zenginliği uyarınca Ruhuyla sizi iç varlığınızda kudretle güçlendirmesini ve Mesihin iman yoluyla yüreklerinizde yaşamasını dilerim. Öyle ki, Tanrının bütün doluluğuyla dolmanız için, sevgide köklenmiş ve temellenmiş olarak bütün kutsallarla birlikte Mesihin sevgisinin ne denli geniş ve uzun, yüksek ve derin olduğunu anlamaya, bilgiyi çok aşan bu sevgiyi kavramaya gücünüz yetsin. Tanrı, bizde etkin olan kudretiyle, dilediğimiz ya da düşündüğümüz her şeyden çok daha fazlasını yapabilecek güçtedir. Kilisede ve Mesih İsa'da bütün kuşaklar boyunca sonsuzlara dek O'na yücelik olsun! Amin.
”Çağrınızdan doğan tek bir umuda çağrıldığınız gibi, beden bir, Ruh bir, Rab bir, iman bir, vaftiz bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir.
”İnen de Odur, her şeyi doldurmak üzere bütün göklerin çok üstüne çıkan da Odur.
”Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun; durmadan, her şey için Rabbimiz İsa Mesihin adıyla Baba Tanrıya şükredin;
”Öyle ki, üstün değerleri ayırt edebilesiniz ve böylece Tanrının yüceltilip övülmesi için İsa Mesih aracılığıyla gelen doğruluk meyvesiyle dolarak Mesihin gününde saf ve kusursuz olasınız.
”Bunun için de Tanrı Onu pek çok yükseltti ve Ona her adın üstünde olan adı bağışladı. Öyle ki, İsanın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrının yüceltilmesi için İsa Mesihin Rab olduğunu açıkça söylesin. Öyle ki, İsanın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrının yüceltilmesi için İsa Mesihin Rab olduğunu açıkça söylesin.
”Çünkü gerçek sünnetliler Tanrının Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih İsayla övünen, insansal özelliklere güvenmeyen bizleriz.
”Babamız Tanrıya sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
”Görünmez Tanrının görünümü, bütün yaratılışın ilk doğanı Odur. Nitekim yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen her şey -tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar- Onda yaratıldı. Her şey Onun aracılığıyla ve Onun için yaratıldı. Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir. Bedenin, yani kilisenin başı Odur. Her şeyde ilk yeri alsın diye başlangıç olan ve ölüler arasından ilk doğan Odur. Çünkü Tanrı bütün doluluğunun Onda bulunmasını uygun gördü. Mesihin çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerdeki ve gökteki her şeyi Onun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu.
”Tanrı kutsallarına bu sırrın uluslar arasında ne denli yüce ve zengin olduğunu bildirmek istedi. Bu sırrın özü şudur: Mesih içinizdedir. Bu da size yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.
”Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor. Siz de her yönetim ve hükümranlığın başı olan Mesihte doluluğa kavuştunuz.
”Mesihle birlikte dirildiğinize göre, gökteki değerlerin ardından gidin. Mesih orada, Tanrının sağında oturuyor. Yeryüzündeki değil, gökteki değerleri düşünün. Çünkü siz öldünüz, yaşamınız Mesihle birlikte Tanrıda saklıdır. Yaşamınız olan Mesih göründüğü zaman, siz de Onunla birlikte yücelmiş olarak görüneceksiniz.
”Mesihin sözü bütün zenginliğiyle içinizde yaşasın. Tam bir bilgelikle birbirinize öğretin, öğüt verin, mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyerek yüreklerinizde şükranla Tanrıya nağmeler yükseltin. Söylediğiniz, yaptığınız her şeyi Rab İsanın adıyla, Onun aracılığıyla Baba Tanrıya şükrederek yapın.
”Rabbimiz İsa Mesihin yüceliğine kavuşmanız için, bildirdiğimiz Müjdeyle sizi bu kurtuluşa çağırdı.
”Onur ve yücelik sonsuzlara dek bütün çağların Kralı, ölümsüz ve görünmez tek Tanrının olsun! Amin.
”Mübarek ve tek Hükümdar, kralların Kralı, rablerin Rabbi, ölümsüzlüğün tek sahibi, yaklaşılmaz ışıkta yaşayan, hiçbir insanın görmediği ve göremeyeceği Tanrı, Mesihi belirlenen zamanda ortaya çıkaracaktır. Onur ve kudret sonsuza dek Onun olsun! Amin. Mübarek ve tek Hükümdar, kralların Kralı, rablerin Rabbi, ölümsüzlüğün tek sahibi, yaklaşılmaz ışıkta yaşayan, hiçbir insanın görmediği ve göremeyeceği Tanrı, Mesihi belirlenen zamanda ortaya çıkaracaktır. Onur ve kudret sonsuza dek Onun olsun! Amin.
”Rab beni her kötülükten kurtarıp güvenlik içinde göksel egemenliğine ulaştıracak. Sonsuzlara dek Ona yücelik olsun! Amin.
”Bu arada, mübarek umudumuzun gerçekleşmesini, ulu Tanrı ve Kurtarıcımız İsa Mesihin yücelik içinde gelmesini bekliyoruz.
”Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir. Oğul, Tanrı yüceliğinin parıltısı, Onun varlığının öz görünümüdür. Güçlü sözüyle her şeyi devam ettirir. Günahlardan arınmayı sağladıktan sonra, yücelerde ulu Tanrının sağında oturdu.
”Yine Tanrı ilk doğanı dünyaya gönderirken diyor ki, "Tanrının bütün melekleri Ona tapınsın." Melekler için, "Kendi meleklerini rüzgar, Hizmetkârlarını ateş alevi yapar" diyor. Ama Oğul için şöyle diyor: "Ey Tanrı, tahtın sonsuzluklar boyunca kalıcıdır, Egemenliğinin asası adalet asasıdır.
”Ama meleklerden biraz aşağı kılınmış olan İsayı, Tanrının lütfuyla herkes için ölümü tatsın diye çektiği ölüm acısı sonucunda yücelik ve onur tacı giydirilmiş olarak görüyoruz.
”"Adını kardeşlerime duyuracağım, Topluluğun ortasında Seni ilahilerle öveceğim" diyor.
”Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım. Çünkü başkâhinimiz zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri değildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir. Onun için Tanrı'nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşalım; öyle ki, yardım gereksindiğimizde merhamet görelim ve lütuf bulalım.
”Böyle bir başkâhinimiz -kutsal, suçsuz, lekesiz, günahkârlardan ayrılmış, göklerden daha yücelere çıkarılmış bir başkâhinimiz- olması uygundur.
”Söylediklerimizin özü şudur: Göklerde, Yüce Olanın tahtının sağında oturan, kutsal yerde, insanın değil, Rabbin kurduğu asıl tapınma çadırında görev yapan böyle bir başkâhinimiz vardır.
”Tekelerle danaların kanıyla değil, sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi.
”Oysa Mesih günahlar için sonsuza dek geçerli tek bir kurban sunduktan sonra Tanrının sağında oturdu.
”Bu nedenle, ey kardeşler, İsanın kanı sayesinde perdede, yani kendi bedeninde bize açtığı yeni ve diri yoldan kutsal yere girmeye cesaretimiz vardır.
”Gözümüzü imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsaya dikelim. O kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve Tanrının tahtının sağında oturdu.
”Böylece sarsılmaz bir egemenliğe kavuştuğumuz için minnettar olalım. Öyle ki, Tanrıyı hoşnut edecek biçimde saygı ve korkuyla tapınalım. Çünkü Tanrımız yakıp yok eden bir ateştir.
”İsa Mesih dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır.
”Bu nedenle, İsa aracılığıyla Tanrıya sürekli övgü kurbanları, yani Onun adını açıkça anan dudakların meyvesini sunalım.
”Esenlik veren Tanrı, koyunların büyük Çobanını, Rabbimiz İsayı sonsuza dek sürecek antlaşmanın kanıyla ölümden diriltti. Tanrı, isteğini yerine getirebilmeniz için sizi her iyilikle donatsın; kendisini hoşnut eden şeyi İsa Mesih aracılığıyla bizlerde gerçekleştirsin. Mesihe sonsuzlara dek yücelik olsun! Amin.
”İçinizden biri sıkıntıda mı, dua etsin. Sevinçli mi, ilahi söylesin.
”Göğe çıkmış olan Mesih Tanrı'nın sağındadır. Bütün melekler, yetkiler ve güçler O'na bağlı kılınmıştır.
”Konuşan, Tanrının sözlerini iletir gibi konuşsun. Başkalarına hizmet eden, Tanrının verdiği güçle hizmet etsin. Öyle ki, İsa Mesih aracılığıyla Tanrı her şeyde yüceltilsin. Yücelik ve kudret sonsuzlara dek Mesihindir! Amin.
”Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.
”Sizleri Mesihte sonsuz yüceliğine çağıran ve bütün lütfun kaynağı olan Tanrının kendisi kısa bir süre acı çekmenizden sonra sizi yetkinleştirip pekiştirecek, güçlendirip temellendirecektir. Kudret sonsuzlara dek Onun olsun! Amin.
”Rabbimiz İsa Mesihin kudretini ve gelişini size bildirirken uydurma masallara başvurmadık. Onun görkemini gözlerimizle gördük. Mesih, yüce ve görkemli Olandan kendisine ulaşan sesle, "Sevgili Oğlum budur, Ondan hoşnudum" diyen sesle Baba Tanrıdan onur ve yücelik aldı.
”Öte yandan Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih'in lütfunda ve O'nu tanımakta ilerleyin. Şimdi ve sonsuza dek O'na yücelik olsun! Amin.
”Kurtarıcımız tek Tanrı, sizi düşmekten alıkoyacak, büyük sevinç içinde lekesiz olarak yüce huzuruna çıkaracak güçtedir. Yücelik, ululuk, güç ve yetki Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla bütün çağlardan önce, şimdi ve bütün çağlar boyunca Tanrı'nın olsun! Amin.
”Ben Yuhannadan, Asya İlindeki yedi kiliseye selam! Var olan, var olmuş ve gelecek olandan, Onun tahtının önünde bulunan yedi ruhtan ve ölüler arasından ilk doğan, dünya krallarına egemen olan güvenilir tanık İsa Mesihten sizlere lütuf ve esenlik olsun. Yücelik ve güç sonsuzlara dek, bizi seven, kanıyla bizi günahlarımızdan özgür kılmış ve bizi bir krallık haline getirip Babası Tanrının hizmetinde kâhinler yapmış olan Mesihin olsun! Amin. Ben Yuhannadan, Asya İlindeki yedi kiliseye selam! Var olan, var olmuş ve gelecek olandan, Onun tahtının önünde bulunan yedi ruhtan ve ölüler arasından ilk doğan, dünya krallarına egemen olan güvenilir tanık İsa Mesihten sizlere lütuf ve esenlik olsun. Yücelik ve güç sonsuzlara dek, bizi seven, kanıyla bizi günahlarımızdan özgür kılmış ve bizi bir krallık haline getirip Babası Tanrının hizmetinde kâhinler yapmış olan Mesihin olsun! Amin. İşte bulutlarla geliyor! Her göz Onu görecek, Onun bedenini deşmiş olanlar bile. Onun için dövünecek yeryüzünün bütün halkları. Evet, böyle olacak! Amin.
”Var olan, var olmuş ve gelecek olan, Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, "Alfa ve Omega Benim" diyor.
”Bana sesleneni görmek için arkama döndüm. Döndüğümde yedi altın kandillik ve bunların ortasında, giysileri ayağına kadar uzanan, göğsüne altın kuşak sarınmış, insanoğluna benzer birini gördüm. Bana sesleneni görmek için arkama döndüm. Döndüğümde yedi altın kandillik ve bunların ortasında, giysileri ayağına kadar uzanan, göğsüne altın kuşak sarınmış, insanoğluna benzer birini gördüm. Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki. Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi. Sağ elinde yedi yıldız vardı. Ağzından iki ağızlı keskin bir kılıç uzanıyordu. Yüzü bütün gücüyle parlayan güneş gibiydi. Onu görünce, ölü gibi ayaklarının dibine yığıldım. O ise sağ elini üzerime koyup şöyle dedi: "Korkma! İlk ve son Benim. Diri Olan Benim. Ölmüştüm, ama işte sonsuzluklar boyunca diriyim. Ölümün ve ölüler diyarının anahtarları bendedir.
”O anda Ruhun etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm. Tahtta oturanın, yeşim ve kırmızı akik taşına benzer bir görünüşü vardı. Zümrüdü andıran bir gökkuşağı tahtı çevreliyordu. Tahtın çevresinde yirmi dört ayrı taht vardı. Bu tahtlara başlarında altın taçlar olan, beyaz giysilere bürünmüş yirmi dört ihtiyar oturmuştu.
”Tahttan şimşekler çakıyor, uğultular, gök gürlemeleri işitiliyordu. Tahtın önünde alev alev yanan yedi meşale vardı. Bunlar Tanrının yedi ruhudur. Tahtın önünde billur gibi, sanki camdan bir deniz vardı. Tahtın ortasında ve çevresinde, önü ve arkası gözlerle kaplı dört yaratık duruyordu.
”Dört yaratığın her birinin altışar kanadı vardı. Yaratıkların her yanı, kanatlarının alt tarafı bile gözlerle kaplıydı. Gece gündüz durup dinlenmeden şöyle diyorlar: "Kutsal, kutsal, kutsaldır, Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, Var olmuş, var olan ve gelecek olan." Yaratıklar tahtta oturanı, sonsuzluklar boyunca yaşayanı yüceltip ona saygı ve şükran sundukça, yirmi dört ihtiyar tahtta oturanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın önünde yere kapanarak O'na tapınıyorlar. Taçlarını tahtın önüne koyarak şöyle diyorlar: "Rabbimiz ve Tanrımız! Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın. Çünkü her şeyi sen yarattın; Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu." Yaratıklar tahtta oturanı, sonsuzluklar boyunca yaşayanı yüceltip ona saygı ve şükran sundukça, yirmi dört ihtiyar tahtta oturanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın önünde yere kapanarak O'na tapınıyorlar. Taçlarını tahtın önüne koyarak şöyle diyorlar: "Rabbimiz ve Tanrımız! Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın. Çünkü her şeyi sen yarattın; Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu." Yaratıklar tahtta oturanı, sonsuzluklar boyunca yaşayanı yüceltip ona saygı ve şükran sundukça, yirmi dört ihtiyar tahtta oturanın, sonsuzluklar boyunca yaşayanın önünde yere kapanarak O'na tapınıyorlar. Taçlarını tahtın önüne koyarak şöyle diyorlar: "Rabbimiz ve Tanrımız! Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın. Çünkü her şeyi sen yarattın; Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu."
”Bunun üzerine ihtiyarlardan biri bana, "Ağlama!" dedi. "İşte, Yahuda oymağından gelen Aslan, Davutun Kökü galip geldi. Tomarı ve yedi mührünü O açacak." Tahtın, dört yaratığın ve ihtiyarların ortasında, boğazlanmış gibi duran bir Kuzu gördüm. Yedi boynuzu, yedi gözü vardı. Bunlar Tanrının bütün dünyaya gönderilmiş yedi ruhudur. Kuzu gelip tahtta oturanın sağ elinden tomarı aldı. Tomarı alınca, dört yaratıkla yirmi dört ihtiyar Onun önünde yere kapandılar. Her birinin elinde birer lir ve kutsalların duaları olan buhur dolu altın taslar vardı. Yeni bir ezgi söylüyorlardı: "Tomarı almaya, Mühürlerini açmaya layıksın! Çünkü boğazlandın Ve kanınla her oymaktan, her dilden, Her halktan, her ulustan İnsanları Tanrıya satın aldın. Onları Tanrımızın hizmetinde Bir krallık haline getirdin, Kâhinler yaptın. Dünya üzerinde egemenlik sürecekler."
”Sonra tahtın, yaratıkların ve ihtiyarların çevresinde çok sayıda melek gördüm, seslerini işittim. Sayıları binlerce binler, on binlerce on binlerdi. Yüksek sesle şöyle diyorlardı: "Boğazlanmış Kuzu Gücü, zenginliği, bilgeliği, kudreti, Saygıyı, yüceliği, övgüyü Almaya layıktır." Ardından gökte, yeryüzünde, yer altında ve denizlerdeki bütün yaratıkların, bunlardaki bütün varlıkların şöyle dediğini işittim: "Övgü, saygı, yücelik ve güç sonsuzlara dek Tahtta oturanın ve Kuzunun olsun!" Dört yaratık, "Amin" dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.
”Bundan sonra gördüm ki, her ulustan, her oymaktan, her halktan, her dilden oluşan, kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalık tahtın ve Kuzunun önünde duruyordu. Hepsi de birer beyaz kaftan giymişti, ellerinde hurma dalları vardı. Yüksek sesle bağırıyorlardı: "Kurtarış, tahtta oturan Tanrımıza Ve Kuzuya özgüdür!" Bütün melekler tahtın, ihtiyarların ve dört yaratığın çevresinde duruyordu. Tahtın önünde yüzüstü yere kapanıp Tanrıya tapınarak şöyle diyorlardı: "Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!"
”Bunun için, "Tanrının tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz Ona tapınıyorlar. Tahtta oturan, çadırını onların üzerine gerecek.
”Yedinci melek borazanını çaldı. Gökte yüksek sesler duyuldu: "Dünyanın egemenliği Rabbimizin ve Mesihinin oldu. O sonsuzlara dek egemenlik sürecek." Tanrının önünde tahtlarında oturan yirmi dört ihtiyar yüzüstü yere kapandı. Tanrıya tapınarak şöyle dediler: "Her Şeye Gücü Yeten, Var olan, var olmuş olan Rab Tanrı! Sana şükrediyoruz. Çünkü büyük gücünü kuşanıp Egemenlik sürmeye başladın. Tanrının önünde tahtlarında oturan yirmi dört ihtiyar yüzüstü yere kapandı. Tanrıya tapınarak şöyle dediler: "Her Şeye Gücü Yeten, Var olan, var olmuş olan Rab Tanrı! Sana şükrediyoruz. Çünkü büyük gücünü kuşanıp Egemenlik sürmeye başladın.
”Bundan sonra gökte yüksek bir sesin şöyle dediğini duydum: "Tanrımızın kurtarışı, gücü, egemenliği Ve Mesihinin yetkisi şimdi gerçekleşti. Çünkü kardeşlerimizin suçlayıcısı, Onları Tanrımızın önünde gece gündüz suçlayan Aşağı atıldı.
”Gökten, gürül gürül akan suların sesini, güçlü gök gürlemesini andıran bir ses işittim. İşittiğim ses, lir çalanların çıkardığı sese benziyordu. Bu 144 000 kişi, tahtın önünde, dört yaratığın ve ihtiyarların önünde yeni bir ezgi söylüyordu. Yeryüzünden satın alınmış olan bu kişilerden başka kimse o ezgiyi öğrenemedi. Kendilerini kadınlarla lekelememiş olanlar bunlardır. Pak kişilerdir. Kuzu nereye giderse ardısıra giderler. Tanrıya ve Kuzuya ait olacakların ilk bölümü olmak üzere insanlar arasından satın alınmışlardır. Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.
”Yüksek sesle şöyle diyordu: "Tanrıdan korkun! Onu yüceltin! Çünkü Onun yargılama saati geldi. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana tapının!"
”Sonra beyaz bir bulut gördüm. Bulutun üzerinde "insanoğluna benzer biri" oturuyordu. Başında altın bir taç, elinde keskin bir orak vardı.
”Tanrı kulu Musanın ve Kuzunun ezgisini söylüyorlardı: "Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, Senin işlerin büyük ve şaşılası işlerdir. Ey ulusların kralı, Senin yolların doğru ve adildir. Ya Rab, senden kim korkmaz, Adını kim yüceltmez? Çünkü kutsal olan yalnız sensin. Bütün uluslar gelip sana tapınacaklar. Çünkü adil işlerin açıkça görüldü." Tanrı kulu Musanın ve Kuzunun ezgisini söylüyorlardı: "Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, Senin işlerin büyük ve şaşılası işlerdir. Ey ulusların kralı, Senin yolların doğru ve adildir. Ya Rab, senden kim korkmaz, Adını kim yüceltmez? Çünkü kutsal olan yalnız sensin. Bütün uluslar gelip sana tapınacaklar. Çünkü adil işlerin açıkça görüldü."
”Tapınak Tanrı'nın yüceliğinden ve gücünden ötürü dumanla doldu. Yedi meleğin yedi belası sona erinceye dek kimse tapınağa giremedi.
”Kuzuya karşı savaşacaklar, ama Kuzu onları yenecek. Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralıdır. Onunla birlikte olanlar, çağrılmış, seçilmiş ve Ona sadık kalmış olanlardır."
”Bundan sonra gökte büyük bir kalabalığın sesini andıran yüksek bir ses işittim. "Haleluya!" diyorlardı. "Kurtarış, yücelik ve güç Tanrımıza özgüdür.
”Yirmi dört ihtiyarla dört yaratık yere kapanıp, "Amin! Haleluya!" diyerek tahtta oturan Tanrıya tapındılar. Sonra tahttan bir ses yükseldi: "Ey Tanrımızın bütün kulları! Küçük büyük, Ondan korkan hepiniz, Onu övün!" Ardından büyük bir kalabalığın, gürül gürül akan suların, güçlü gök gürlemelerinin sesine benzer sesler işittim. "Haleluya!" diyorlardı. "Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrımız Egemenlik sürüyor. Sevinelim, coşalım! Onu yüceltelim! Çünkü Kuzunun düğünü başlıyor, Gelini hazırlandı.
”Gözleri alev alev yanan ateş gibidir. Başında çok sayıda taç var. Üzerinde kendisinden başka kimsenin bilmediği bir ad yazılıdır. Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrının Sözü adıyla anılır. Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı. Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç uzanıyor. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Tanrının ateşli gazabının şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek.
”Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad yazılıydı: KRALLARIN KRALI VE RABLERİN RABBİ
”Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturanı gördüm. Yerle gök önünden kaçtılar, yok olup gittiler. Tahtın önünde duran küçük büyük, ölüleri gördüm. Sonra kitaplar açıldı. Yaşam kitabı denen başka bir kitap daha açıldı. Ölüler kitaplarda yazılanlara bakılarak yaptıklarına göre yargılandı.
”Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm. Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı. Deniz de yoktu artık. Kutsal kentin, yeni Yeruşalimin gökten, Tanrının yanından indiğini gördüm. Güveyi için hazırlanmış süslü bir gelin gibiydi. Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: "İşte, Tanrının konutu insanların arasındadır. Tanrı onların arasında yaşayacak. Onlar Onun halkı olacaklar, Tanrının kendisi de onların arasında bulunacak.
”Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır. Aydınlanmak için kentin güneş ya da aya gereksinimi yoktur. Çünkü Tanrının görkemi onu aydınlatıyor. Kuzu da onun çırasıdır.
”Melek bana Tanrının ve Kuzunun tahtından çıkan billur gibi berrak yaşam suyu ırmağını gösterdi. Kentin anayolunun ortasında akan ırmağın iki yanında on iki çeşit meyve üreten ve her ay meyvesini veren yaşam ağacı bulunuyordu. Ağacın yaprakları uluslara şifa vermek içindir. Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak. Onun yüzünü görecek, alınlarında Onun adını taşıyacaklar.
”Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu, başlangıç ve son Benim.
”