27 – Acı

Bunlar Yüce Allah'ın kutsal sözleridir.
İnsanların sözleriyle ilgilenmiyoruz.
Tanrı'yı seven herkes için... Tanrı'nın hakkında söylediği şey budur: Acı.

En Önemli 3 Ayet

Eyüp 2:9-10

Karısı, "Hâlâ doğruluğunu sürdürüyor musun?" dedi, "Tanrıya söv de öl bari!" Eyüp, "Aptal kadınlar gibi konuşuyorsun" diye karşılık verdi, "Nasıl olur? Tanrıdan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?" Bütün bu olaylara karşın Eyüpün ağzından günah sayılabilecek bir söz çıkmadı.

2 Korintoslulara 4:8-12

Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz. Kovalanıyoruz, ama terk edilmiş değiliz. Yere yıkılmışız, ama yok olmuş değiliz. İsanın yaşamı bedenimizde açıkça görülsün diye İsanın ölümünü her an bedenimizde taşıyoruz. Çünkü İsanın yaşamı ölümlü bedenimizde açıkça görülsün diye, biz yaşayanlar İsa uğruna sürekli olarak ölüme teslim ediliyoruz. Böylece ölüm bizde, yaşamsa sizde etkin olmaktadır.

2 Korintoslulara 4:16-18

Bu nedenle cesaretimizi yitirmeyiz. Her ne kadar dış varlığımız harap oluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor. Çünkü geçici, hafif sıkıntılarımız bize, ağırlıkta hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar büyük, sonsuz bir yücelik kazandırmaktadır. Gözlerimizi görünen şeylere değil, görünmeyenlere çeviriyoruz. Çünkü görünenler geçicidir, görünmeyenlerse sonsuza dek kalıcıdır.

Kanonik Düzendeki Her Ayet – 543 pasaj

Yaratılış 2:17

"Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün."

Yaratılış 3:16-19

RAB Tanrı kadına,"Çocuk doğururken sanaÇok acı çektireceğim" dedi,"Ağrı çekerek doğum yapacaksın.Kocana istek duyacaksın,Seni o yönetecek." RAB Tanrı Ademe,"Karının sözünü dinlediğin ve sana,Meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin içinToprak senin yüzünden lanetlendi" dedi,"Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın. Toprak sana diken ve çalı verecek,Yaban otu yiyeceksin. Toprağa dönünceye dekEkmeğini alın teri dökerek kazanacaksın.Çünkü topraksın, topraktan yaratıldınVe yine toprağa döneceksin."

Mısır'dan Çıkış 3:7-9

RAB, "Halkımın Mısırda çektiği sıkıntıyı yakından gördüm" dedi, "Angaryacılar yüzünden ettikleri feryadı duydum. Acılarını biliyorum. Bu yüzden onları Mısırlıların elinden kurtarmak için geldim. O ülkeden çıkarıp geniş ve verimli topraklara, süt ve bal akan ülkeye, Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarına götüreceğim. İsraillilerin feryadı bana erişti. Mısırlıların onlara yapmakta olduğu baskıyı görüyorum.

Mısır'dan Çıkış 14:14

RAB sizin için savaşacak, siz sakin olun yeter."

Mısır'dan Çıkış 15:26

"Ben, Tanrınız RABbin sözünü dikkatle dinler, gözümde doğru olanı yapar, buyruklarıma kulak verir, bütün kurallarıma uyarsanız, Mısırlılara verdiğim hastalıkların hiçbirini size vermeyeceğim" dedi, "Çünkü size şifa veren RAB benim."

Mısır'dan Çıkış 22:23

Yerseniz, bana feryat ettiklerinde onları kesinlikle işitirim.

Mısır'dan Çıkış 23:25

Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.

Levililer 25:35

" 'Bir kardeşin yoksullaşır, muhtaç duruma düşerse, ona yardım etmelisin. Aranızda kalan bir yabancı ya da konuk gibi yaşayacak.

Levililer 26:6

" 'Ülkenize barış sağlayacağım. Korku içinde yatmayacaksınız. Tehlikeli hayvanları ülkenizden kovacağım. Savaş yüzü görmeyeceksiniz.

Levililer 26:15-17

Kurallarımı çiğner, ilkelerimden nefret eder, buyruklarıma karşı çıkar, antlaşmamı bozarsanız, sizi şöyle cezalandıracağım: Üzerinize dehşet salacağım. Verem ve sıtma gözlerinizin ferini söndürecek, canınızı kemirecek. Boşa tohum ekeceksiniz, çünkü ürünlerinizi düşmanlarınız yiyecek. Size öfkeyle bakacağım. Düşmanlarınız sizi bozguna uğratacak. Sizden nefret edenler sizi yönetecek. Kovalayan yokken bile kaçacaksınız.

Yasa'nın Tekrar 4:30-31

Sıkıntıya düştüğünüzde ve bütün bu olaylar başınıza geldiğinde, sonunda Tanrınız RABbe dönecek, Onun sözüne kulak vereceksiniz. Çünkü Tanrınız RAB acıyan bir Tanrıdır. Sizi bırakmaz, yok etmez ve atalarınıza ant içerek yaptığı antlaşmayı unutmaz.

Yasa'nın Tekrar 7:15

RAB her türlü hastalığı sizden uzaklaştıracak. Mısırda gördüğünüz korkunç hastalıklardan hiçbirini size vermeyecek. Bütün bu hastalıkları sizden nefret edenlere verecek.

Yasa'nın Tekrar 8:4-6

Kırk yıl ne giysileriniz eskidi, ne de ayaklarınız şişti. Tanrınız RABbin, çocuğunu eğiten bir baba gibi, sizi nasıl eğittiğini anlayın. "Onun için, Tanrınız RABbin buyruklarına uyun. Yollarında yürüyün, Ondan korkun.

Yasa'nın Tekrar 10:18

Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.

Yasa'nın Tekrar 11:26-28

"Bakın, bugün önünüze kutsamayı ve laneti koyuyorum: Bugün size bildirdiğim Tanrınız RABbin buyruklarına uyarsanız kutsanacaksınız. Ama Tanrınız RABbin buyruklarını dinlemez, bilmediğiniz başka ilahların ardınca giderek bugün size buyurduğum yoldan saparsanız, lanete uğrayacaksınız.

Yasa'nın Tekrar 20:1

"Düşmanlarınızla savaşmaya gittiğinizde, atlar, savaş arabaları ve sizden daha kalabalık bir ordu görürseniz onlardan korkmayın. Sizi Mısırdan çıkaran Tanrınız RAB sizinledir.

Yasa'nın Tekrar 28:1

"Eğer Tanrınız RABbin sözünü iyice dinler ve bugün size ilettiğim bütün buyruklarına uyarsanız, Tanrınız RAB sizi yeryüzündeki bütün uluslardan üstün kılacaktır.

Yasa'nın Tekrar 30:19-20

"Önünüze yaşamla ölümü, kutsamayla laneti koyduğuma bugün yeri göğü size karşı tanık gösteriyorum. Yaşamı seçin ki, siz de çocuklarınız da yaşayasınız. Tanrınız RAB'bi sevin, sözüne uyup O'na bağlanın. RAB yaşamınızdır; kendilerine vereceğine ilişkin atalarınız İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a söz verdiği ülkede uzun yaşamanızı sağlayacaktır."

Yasa'nın Tekrar 31:6

Güçlü ve yürekli olun! Onlardan korkmayın, yılmayın. Çünkü sizinle birlikte giden Tanrınız RABdir. O sizi terk etmeyecek, sizi yüzüstü bırakmayacaktır."

Yasa'nın Tekrar 31:8

RABbin kendisi sana öncülük edecek, seninle birlikte olacak. Seni terk etmeyecek, seni yüzüstü bırakmayacak. Korkma, yılma."

Yasa'nın Tekrar 32:39

" 'Artık anlayın ki, ben, evet ben Oyum,Benden başka tanrı yoktur!Öldüren de, yaşatan da,Yaralayan da, iyileştiren de benim.Kimse elimden kurtaramaz.

Yeşu 1:9

Sana güçlü ve yürekli ol demedim mi? Korkma, yılma. Çünkü Tanrın RAB gideceğin her yerde seninle birlikte olacak."

Yeşu 10:25

Yeşu onlara, "Korkmayın, yılmayın; güçlü ve yürekli olun" dedi, "RAB savaşacağınız düşmanların hepsini bu duruma getirecek."

1 Samuel 2:6-8

RAB öldürür de diriltir de,Ölüler diyarına indirir ve çıkarır. O kimini yoksul, kimini varsıl kılar;Kimini alçaltır, kimini yükseltir. Düşkünü yerden kaldırır,Yoksulu çöplükten çıkarır;Soylularla oturtsunVe kendilerine onur tahtını miras olarak bağışlasın diye.Çünkü yeryüzünün temelleri RABbindir,O dünyayı onların üzerine kurmuştur.

2 Samuel 24:25

Davut orada RAB'be bir sunak kurup yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sundu. RAB de ülkeyle ilgili yakarıyı yanıtladı ve salgın hastalık İsrail'den kaldırıldı.

2. Krallar 20:1-6

O günlerde Hizkiya ölümcül bir hastalığa yakalandı. Amots oğlu Peygamber Yeşaya ona gidip şöyle dedi: "RAB diyor ki, 'Ev işlerini düzene sok. Çünkü iyileşmeyecek, öleceksin.' " Hizkiya yüzünü duvara dönüp RABbe yalvardı: "Ya RAB, yürekten bir sadakatle önünde nasıl yaşadığımı, gözünde iyi olanı yaptığımı anımsa lütfen." Sonra acı acı ağlamaya başladı. Yeşaya sarayın orta avlusundan çıkmadan önce RAB ona şöyle dedi: "Geri dön ve halkımı yöneten Hizkiyaya şunu söyle: 'Atan Davutun Tanrısı RAB diyor ki: Duanı işittim, gözyaşlarını gördüm, seni sağlığına kavuşturacağım. Üç gün içinde RABbin Tapınağına çıkacaksın. Ömrünü on beş yıl daha uzatacağım. Seni de kenti de Asur Kralının elinden kurtaracağım. Kendim için ve kulum Davutun hatırı için bu kenti savunacağım.' "

1. Tarihler 16:10-12

Kutsal adıyla övünün,Sevinsin RABbe yönelenler! RABbe ve Onun gücüne bakın,Durmadan Onun yüzünü arayın! Ey sizler, kulu İsrailin soyu,Seçtiği Yakupoğulları,Onun yaptığı harikaları,Olağanüstü işleriniVe ağzından çıkan yargıları anımsayın!

2. Tarihler 7:14-15

adımla çağrılan halkım alçakgönüllülüğü takınır, bana yönelip dua eder, kötü yollarından dönerse, gökten onları duyacağım, günahlarını bağışlayıp ülkelerini sağlığa kavuşturacağım. Gözlerim burada edilen duaya açık, kulaklarım işitici olacak.

2. Tarihler 32:8

Ondaki güç insansaldır; bizdeki güç ise bize yardım eden ve bizden yana savaşan Tanrımız RABdir." Yahuda Kralı Hizkiyanın bu sözleri halka güven verdi.

Eyüp 1:14-20

bir ulak gelip Eyüpe şöyle dedi: "Öküzler çift sürüyor, eşekler onların yanında otluyordu. Sabalılar baskın yaptı, hepsini alıp götürdü. Uşakları kılıçtan geçirdiler. Yalnız ben kaçıp kurtuldum sana durumu bildirmek için." O daha sözünü bitirmeden başka bir ulak gelip, "Tanrı ateş yağdırdı" dedi, "Koyunlarla uşakları yakıp küle çevirdi. Yalnızca ben kaçıp kurtuldum durumu sana bildirmek için." O daha sözünü bitirmeden başka bir ulak gelip, "Kildaniler üç bölük halinde develere saldırdı" dedi, "Hepsini alıp götürdüler, uşakları kılıçtan geçirdiler. Yalnızca ben kurtuldum durumu sana bildirmek için." O daha sözünü bitirmeden başka bir ulak gelip, "Oğullarınla kızların ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerken ansızın çölden şiddetli bir rüzgar esti" dedi, "Evin dört köşesine çarptı; ev gençlerin üzerine yıkıldı, hepsi öldü. Yalnız ben kurtuldum durumu sana bildirmek için." Bunun üzerine Eyüp kalktı, kaftanını yırtıp saçını sakalını kesti, yere kapanıp tapındı.

Eyüp 1:21

Dedi ki, "Bu dünyaya çıplak geldim, çıplak gideceğim.RAB verdi, RAB aldı,RABbin adına övgüler olsun!"

Eyüp 2:4-8

"Cana can!" diye yanıtladı Şeytan, "İnsan canı için her şeyini verir. Elini uzat da, onun etine, kemiğine dokun, yüzüne karşı sövecektir." RAB, "Peki" dedi, "Onu senin eline bırakıyorum. Yalnız canına dokunma." Böylece Şeytan RABbin huzurundan ayrıldı. Eyüpün bedeninde tepeden tırnağa kadar kötü çıbanlar çıkardı. Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.

Eyüp 2:9-10

Karısı, "Hâlâ doğruluğunu sürdürüyor musun?" dedi, "Tanrıya söv de öl bari!" Eyüp, "Aptal kadınlar gibi konuşuyorsun" diye karşılık verdi, "Nasıl olur? Tanrıdan gelen iyiliği kabul edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?" Bütün bu olaylara karşın Eyüpün ağzından günah sayılabilecek bir söz çıkmadı.

Eyüp 2:11-13

Eyüpün üç dostu -Temanlı Elifaz, Şuahlı Bildat, Naamalı Sofar- Eyüpün başına gelen bunca kötülüğü duyunca kalkıp bir araya geldiler. Acısını paylaşmak, onu avutmak için yanına gitmek üzere anlaştılar. Uzaktan onu tanıyamadılar; yüksek sesle ağlayıp kaftanlarını yırtarak başlarına toprak saçtılar. Yedi gün yedi gece onunla birlikte yere oturdular. Kimse ağzını açmadı, çünkü ne denli acı çektiğini görüyorlardı.

Eyüp 5:17-18

"İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana!Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme. Çünkü O hem yaralar hem sarar,O incitir, ama elleri sağaltır.

Eyüp 6:10-11

Yine avunur,Amansız derdime karşın sevinirdim,Çünkü Kutsal Olanın sözlerini yadsımadım. Gücüm nedir ki, bekleyeyim?Sonum nedir ki, sabredeyim?

Eyüp 6:14

"Kederli insana dost sevgisi gerekir,Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.

Eyüp 7:5

Bedenimi kurt, kabuk kaplamış,Çatlayan derimden irin akıyor.

Eyüp 8:21

O senin ağzını yine gülüşle,Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.

Eyüp 10:1

"Yaşamımdan usandım,Özgürce yakınacak,İçimdeki acıyla konuşacağım.

Eyüp 11:16-19

Sıkıntılarını unutur,Akıp gitmiş sular gibi anarsın onları. Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur,Karanlık sabaha döner. Güven duyarsın, çünkü umudun olur,Çevrene bakıp güvenlik içinde yatarsın. Uzanırsın, korkutan olmaz,Birçokları senden lütuf diler.

Eyüp 13:4

Sizlerse yalan düzüyorsunuz,Hepiniz değersiz hekimlersiniz.

Eyüp 13:15

Beni öldürecek, umudum kalmadıfç,Hiç olmazsa yürüdüğüm yolun doğruluğunu yüzüne karşı savunayım. bile Ona güvenim sarsılmaz."

Eyüp 13:28

"Oysa insan telef olmuş, çürük bir şey,Güve yemiş giysi gibidir.

Eyüp 14:22

Ancak kendi canının acısını duyar,Yalnız kendisi için yas tutar."

Eyüp 19:20

Bir deri bir kemiğe döndüm,Ölümün eşiğine geldim.

Eyüp 19:25-26

Oysa ben kurtarıcımın yaşadığını,Sonunda yeryüzüne geleceğini biliyorum. Derim yok olduktan sonra,Yeni bedenimle Tanrıyı göreceğim.

Eyüp 30:16-17

"Şimdi tükeniyorum,Acı günler beni ele geçirdi. Geceleri kemiklerim sızlıyor,Beni kemiren acılar hiç durmuyor.

Eyüp 30:27-30

İçim kaynıyor, rahatım yok,Önümde acı günler var. Yaslı yaslı dolaşıyorum, güneş yok,Topluluk içinde kalkıp feryat ediyorum. Çakallarla kardeş,Baykuşlarla arkadaş oldum. Derim karardı, soyuluyor,Kemiklerim ateşten yanıyor.

Eyüp 33:19-22

İnsan yatağında acılarla,Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir. Öyle ki, içi yemek kaldırmaz,En lezzetli yiyecekten tiksinir. Eti erir, görünmez olur,Gözükmeyen kemikleri ortaya çıkar. Canı çukura,Hayatı ölüm meleklerine yaklaşır.

Eyüp 34:31-32

"Kimse Tanrıya,'Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım' dedi mi, 'Göremediğimi sen bana öğret,Haksızlık ettimse, bir daha etmem?'

Eyüp 42:10-11

Eyüp dostları için dua ettikten sonra, RAB onu eski gönencine kavuşturup ona önceki varlığının iki katını verdi. Bütün erkek ve kız kardeşleri, eski tanıdıklarının hepsi Eyüpün yanına gelip evinde onunla birlikte yemek yediler. Acısını paylaşıp RABbin başına getirmiş olduğu felaketlerden ötürü onu avuttular. Her biri ona bir parça gümüş, bir de altın halka verdi.

Mezmurlar 2:2-4

Dünyanın kralları saf bağlıyor,Hükümdarlar birleşiyorRABbe ve meshettiği krala karşı. "Koparalım onların kayışlarını" diyorlar,"Atalım üzerimizden bağlarını." Göklerde oturan Rab gülüyor,Onlarla eğleniyor.

Mezmurlar 3:3-6

Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın,Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. RABbe seslenirim,Yanıtlar beni kutsal dağından. Yatar uyurum,Uyanır kalkarım, RAB destektir bana. Korkum yokÇevremi saran binlerce düşmandan.

Mezmurlar 4:8

Esenlik içinde yatar uyurum,Çünkü yalnız sen, ya RAB,Güvenlik içinde tutarsın beni.

Mezmurlar 6:2-4

Lütfet bana, ya RAB, bitkinim;Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor, Çok acı çekiyorum.Ah, ya RAB!Ne zamana dek sürecek bu? Gel, ya RAB, kurtar beni,Yardım et sevginden dolayı.

Mezmurlar 9:9-10

RAB ezilenler için bir sığınak,Sıkıntılı günlerde bir kaledir. Seni tanıyanlar sana güvenir,Çünkü sana yönelenleri hiç terk etmedin, ya RAB.

Mezmurlar 9:13

Acı bana, ya RAB!Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran,Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!

Mezmurlar 10:14

Oysa sen sıkıntı ve acı çekenleri görürsün,Yardım etmek için onları izlersin;Çaresizler sana dayanır,Öksüzün yardımcısı sensin.

Mezmurlar 13:2-3

Ne zamana dek içimde tasa,Yüreğimde hep keder olacak?Ne zamana dek düşmanım bana üstün çıkacak? Gör halimi, ya RAB, yanıtla Tanrım,Gözlerimi aç, ölüm uykusuna dalmayayım.

Mezmurlar 16:8-11

Gözümü RABden ayırmam,Sağımda durduğu için sarsılmam. Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor,Bedenim güven içinde. Çünkü sen beni ölüler diyarına terk etmezsin,Sadık kulunun çürümesine izin vermezsin. kulunun ölüm çukurunu görmesine izin vermezsin." Yaşam yolunu bana bildirirsin.Bol sevinç vardır senin huzurunda,Sağ elinden mutluluk eksilmez.

Mezmurlar 17:8-9

Koru beni gözbebeği gibi;Kanatlarının gölgesine gizle Kötülerin saldırısından,Çevremi saran ölümcül düşmanlarımdan.

Mezmurlar 18:1-6

Seni seviyorum, gücüm sensin, ya RAB! RAB benim kayam, sığınağım, kurtarıcımdır,Tanrım, kayam, sığınacak yerimdir,Kalkanım, güçlü kurtarıcım, korunağımdır! Övgüye değer RABbe seslenir,Kurtulurum düşmanlarımdan. Ölüm iplerine dolanmıştım,Yıkım selleri basmıştı beni, Ölüler diyarının bağları sarmıştı,Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma. Sıkıntı içinde RABbe yakardım,Yardıma çağırdım Tanrımı.Tapınağından sesimi duydu,Haykırışım kulaklarına ulaştı.

Mezmurlar 22:24

Çünkü O mazlumun çektiği sıkıntıyı hafife almadı,Ondan tiksinmedi, yüz çevirmedi;Kendisini yardıma çağırdığında ona kulak verdi.

Mezmurlar 23:1-6

RAB çobanımdır,Eksiğim olmaz. Beni yemyeşil çayırlarda yatırır,Sakin suların kıyısına götürür. İçimi tazeler,Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder. Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,Kötülükten korkmam.Çünkü sen benimlesin.Çomağın, değneğin güven verir bana. Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın,Başıma yağ sürersin,Kâsem taşıyor. Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni,Hep RAB'bin evinde oturacağım.

Mezmurlar 25:16-18

Halime bak, lütfet bana;Çünkü garip ve mazlumum. Yüreğimdeki sıkıntılar artıyor,Kurtar beni dertlerimden! Üzüntüme, acılarıma bak,Bütün günahlarımı bağışla!

Mezmurlar 27:1-5

RAB benim ışığım, kurtuluşumdur,Kimseden korkmam.RAB yaşamımın kalesidir,Kimseden yılmam. Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler,Beni yutmak için üzerime gelirkenTökezleyip düşerler. Karşımda bir ordu konaklasa,Kılım kıpırdamaz,Bana karşı savaş açılsa,Yine güvenimi yitirmem. RABden tek dileğim, tek isteğim şu:RABbin güzelliğini seyretmek,Tapınağında Ona hayran olmak içinÖmrümün bütün günlerini Onun evinde geçirmek. Çünkü O kötü günde beni çardağında gizleyecek,Çadırının emin yerinde saklayacak,Yüksek bir kaya üzerine çıkaracak beni.

Mezmurlar 27:10

Annemle babam beni terk etseler bile,RAB beni kabul eder.

Mezmurlar 28:7

RAB benim gücüm, kalkanımdır,Ona yürekten güveniyor ve yardım görüyorum.Yüreğim coşuyor,Ezgilerimle Ona şükrediyorum.

Mezmurlar 30:2-5

Ya RAB Tanrım,Sana yakardım, bana şifa verdin. Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın,Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin. Ey RABbin sadık kulları, Onu ilahilerle övün,Kutsallığını anarak Ona şükredin. Çünkü öfkesi bir an sürer,Lütfu ise bir ömür;Gözyaşlarınız belki bir gece akar,Ama sabahla sevinç doğar.

Mezmurlar 30:9-12

"Ne yararı olur senin için dökülen kanımın,Ölüm çukuruna inersem?Toprak sana övgüler sunar mı,Senin sadakatini ilan eder mi? Dinle, ya RAB, acı bana;Yardımcım ol, ya RAB!" Yasımı şenliğe döndürdün,Çulumu çıkarıp beni sevinçle kuşattın. Öyle ki, gönlüm seni ilahilerle övsün, susmasın!Ya RAB Tanrım, sana sürekli şükredeceğim.

Mezmurlar 31:2-3

Kulak ver bana,Çabuk yetiş, kurtar beni;Bir kaya ol bana sığınmam için,Güçlü bir kale ol kurtulmam için! Madem kayam ve kalem sensin,Öncülük et, yol göster banaKendi adın uğruna.

Mezmurlar 31:9-12

Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım,Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor. Ömrüm acıyla,Yıllarım iniltiyle tükeniyor,Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor,Kemiklerim eriyor. Düşmanlarım yüzünden rezil oldum,Özellikle komşularıma.Tanıdıklarıma dehşet salar oldum;Beni sokakta görenler benden kaçar oldu. Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum,Kırılmış bir çömleğe döndüm.

Mezmurlar 31:15

Hayatım senin elinde,Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden,Ardıma düşenlerden.

Mezmurlar 32:3-4

Sustuğum süreceKemiklerim eridi,Gün boyu inlemekten. Çünkü gece gündüzElin üzerimde ağırlaştı.Dermanım tükendi yaz sıcağında gibi.

Mezmurlar 33:18-19

Ama RABbin gözü kendisinden korkanların,Sevgisine umut bağlayanların üzerindedir; Böylece onları ölümden kurtarır,Kıtlıkta yaşamalarını sağlar.

Mezmurlar 34:7

RABbin meleği Ondan korkanların çevresine ordugah kurar,Kurtarır onları.

Mezmurlar 34:15-20

RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir,Kulakları onların yakarışına açıktır. RAB kötülük yapanlara karşıdır,Onların anısını yeryüzünden siler. Doğrular yakarır, RAB duyar;Bütün sıkıntılarından kurtarır onları. RAB gönlü kırıklara yakındır,Ruhu ezginleri kurtarır. Doğrunun dertleri çoktur,Ama RAB hepsinden kurtarır onu. Bütün kemiklerini korur,Hiçbiri kırılmaz.

Mezmurlar 35:13-14

Oysa onlar hastalanınca ben çula sarınır,Oruç tutup alçakgönüllü olurdum.Duam yanıtsız kalınca,Bir dost, bir kardeş yitirmiş gibi dolaşırdım.Kederden belim bükülürdü,Annesi için yas tutan biri gibi. Oysa onlar hastalanınca ben çula sarınır,Oruç tutup alçakgönüllü olurdum.Duam yanıtsız kalınca,Bir dost, bir kardeş yitirmiş gibi dolaşırdım.Kederden belim bükülürdü,Annesi için yas tutan biri gibi.

Mezmurlar 36:7-9

Sevgin ne değerli, ey Tanrı!Kanatlarının gölgesine sığınır insanoğlu. Evindeki bolluğa doyarlar,Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara. Çünkü yaşam kaynağı sensin,Senin ışığınla aydınlanırız.

Mezmurlar 37:13-15

Ama Rab kötüye güler,Çünkü bilir onun sonunun geldiğini. Kılıç çekti kötüler, yaylarını gerdi,Mazlumu, yoksulu yıkmak,Doğru yolda olanları öldürmek için. Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak,Yayları kırılacak.

Mezmurlar 37:37

Yetkin adamı gözle, doğru adama bak,Çünkü yarınlar barışseverindir.

Mezmurlar 38:3-10

Öfken yüzünden sağlığım bozuldu,Günahım yüzünden rahatım kaçtı. Çünkü suçlarım başımdan aştı,Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı. Akılsızlığım yüzündenYaralarım iğrenç, irinli. Eğildim, iki büklüm oldum,Gün boyu yaslı dolaşıyorum. Çünkü belim ateş içinde,Sağlığım bozuk. Tükendim, ezildim alabildiğine,İnliyorum yüreğimin acısından. Ya Rab, bütün özlemlerimi bilirsin,İniltilerim senden gizli değil. Yüreğim çarpıyor, gücüm tükeniyor,Gözlerimin feri bile söndü.

Mezmurlar 39:10-12

Uzaklaştır üzerimden yumruklarını,Tokadının altında mahvoldum. Sen insanı suçundan ötürüAzarlayarak yola getirirsin,Güve gibi tüketirsin sevdiği şeyleri.Her insan bir soluktur sadece. "Duamı işit, ya RAB,Kulak ver yakarışıma,Gözyaşlarıma kayıtsız kalma!Çünkü ben bir garibim senin yanında,Bir yabancı, atalarım gibi.

Mezmurlar 40:2-3

Ölüm çukurundan,Balçıktan çıkardı beni,Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu,Kaymayayım diye. Ağzıma yeni bir ezgi,Tanrımıza bir övgü ilahisi koydu.Çokları görüp korkacakVe RABbe güvenecekler.

Mezmurlar 40:11

Ya RAB, esirgeme sevecenliğini benden!Sevgin, sadakatin hep korusun beni!

Mezmurlar 41:3-4

Destek olur RAB onaYatağa düşünce;Hastalandığında sağlığa kavuşturur onu. "Acı bana, ya RAB!" dedim,"Şifa ver bana, çünkü sana karşı günah işledim!"

Mezmurlar 42:5-6

Neden üzgünsün, ey gönlüm,Neden içim huzursuz?Tanrıya umut bağla,Çünkü Ona yine övgüler sunacağım;O benim kurtarıcım ve Tanrımdır. Gönlüm üzgün,Bu yüzden seni anımsıyorum, ey Tanrım.Şeria yöresinde, Hermon ve Misar dağlarındaÇağlayanların gümbürdeyince,Enginler birbirine sesleniyor,Bütün dalgaların, sellerin üzerimden geçiyor.

Mezmurlar 43:4-5

O zaman Tanrının sunağına,Neşe, sevinç kaynağım Tanrıya gideceğimVe sana, ey Tanrı, Tanrım benim,Lirle şükredeceğim. Neden üzgünsün, ey gönlüm,Neden içim huzursuz?Tanrı'ya umut bağla,Çünkü O'na yine övgüler sunacağım;O benim kurtarıcım ve Tanrım'dır.

Mezmurlar 46:1-2

Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür,Sıkıntıda hep yardıma hazırdır. bilinmeyen bir müzik terimi. Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa,Dağlar denizlerin bağrına devrilse,

Mezmurlar 46:10-11

"Sakin olun, bilin ki, Tanrı benim!Uluslar arasında yüceleceğim,Yeryüzünde yüceleceğim!" Her Şeye Egemen RAB bizimledir,Yakup'un Tanrısı kalemizdir.

Mezmurlar 48:14

Bu Tanrı sonsuza dek bizim Tanrımız olacak,Bize hep yol gösterecektir.

Mezmurlar 50:15

Sıkıntılı gününde seslen bana,Seni kurtarırım, sen de beni yüceltirsin.

Mezmurlar 51:8

Neşe, sevinç sesini duyur bana,Bayram etsin ezdiğin kemikler.

Mezmurlar 51:17

Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur,Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı.

Mezmurlar 52:6-7

Doğrular bunu görünce korkacak,Gülerek şöyle diyecekler: "İşte bu adam, Tanrıya sığınmak istemedi,Servetinin bolluğuna güvendi,Başkalarını yıkarak güçlendi!"

Mezmurlar 55:18

Bana karşı girişilen savaştanEsenlikle kurtarır canımı,Sayısı çok da olsa karşıtlarımın.

Mezmurlar 55:22

Yükünü RABbe bırak,O sana destek olur.Asla izin vermezDoğru insanın sarsılmasına.

Mezmurlar 56:3-6

Sana güvenirim korktuğum zaman. Tanrıya, sözünü övdüğüm TanrıyaGüvenirim ben, korkmam.İnsan bana ne yapabilir? Gün boyu sözlerimi çarpıtıyorlar,Hakkımda hep kötülük tasarlıyorlar. Fesatlık için uğraşıyor, pusuya yatıyor,Adımlarımı gözlüyor, canımı almak istiyorlar.

Mezmurlar 56:8

Çektiğim acıları kaydettin,Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin!Bunlar defterinde yazılı değil mi?

Mezmurlar 56:11-13

Tanrıya güvenirim ben, korkmam;İnsan bana ne yapabilir? Ey Tanrı, sana adaklar adamıştım,Şükran kurbanları sunmalıyım şimdi. Çünkü canımı ölümden kurtardın,Ayaklarımı tökezlemekten korudun;İşte yaşam ışığında, Tanrı huzurunda yürüyorum.

Mezmurlar 57:1

Acı bana, ey Tanrı, acı,Çünkü sana sığınıyorum;Felaket geçinceye kadar,Kanatlarının gölgesine sığınacağım.

Mezmurlar 59:8-9

Ama sen onlara gülersin, ya RAB,Bütün uluslarla eğlenirsin. Gücüm sensin, seni gözlüyorum,Çünkü kalemsin, ey Tanrı.

Mezmurlar 59:16-17

Bense gücün için sabah ezgiler söyleyecek,Sevgini sevinçle dile getireceğim.Çünkü sen bana kale,Sıkıntılı günümde sığınak oldun. Gücüm sensin, seni ilahilerle öveceğim,Çünkü kalem, beni seven Tanrı sensin.

Mezmurlar 61:1-4

Ey Tanrı, yakarışımı işit,Duama kulak ver! Sana seslenirim yeryüzünün öbür ucundan,Yüreğime hüzün çökünce. Erişemeyeceğim yüksek bir kayaya çıkar beni, Çünkü sen benim için sığınak,Düşmana karşı güçlü bir kule oldun. Çadırında sonsuza dek oturmakVe kanatlarının gölgesine sığınmak isterim.

Mezmurlar 62:1-2

Canım yalnız Tanrıda huzur bulur,Kurtuluşum Ondan gelir. Tek kayam, kurtuluşum,Kalem Odur, asla sarsılmam.

Mezmurlar 62:5-8

Ey canım, yalnız Tanrıda huzur bul,Çünkü umudum Ondadır. Tek kayam, kurtuluşum,Kalem Odur, sarsılmam. Kurtuluşum ve onurum Tanrıya bağlıdır,Güçlü kayam, sığınağım Odur. Ey halkım, her zaman Ona güven,İçini dök Ona,Çünkü Tanrı sığınağımızdır.

Mezmurlar 63:1-8

Ey Tanrı, sensin benim Tanrım,Seni çok özlüyorum,Canım sana susamış,Kurak, yorucu, susuz bir diyarda,Bütün varlığımla seni arıyorum. Kutsal yerde baktım sana,Gücünü, görkemini görmek için. Senin sevgin yaşamdan iyidir,Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir. Ömrümce sana övgüler sunacağım,Senin adınla ellerimi kaldıracağım. Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım sana,Şakıyan dudaklarla ağzım sana övgüler sunacak. Yatağıma uzanınca seni anarım,Gece boyunca derin derin seni düşünürüm. Çünkü sen bana yardımcı oldun,Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm. Canım sana sımsıkı sarılır,Sağ elin bana destek olur.

Mezmurlar 68:5-6

Kutsal konutundaki Tanrı,Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur. Tanrı kimsesizlere ev verir,Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur,Ama başkaldıranlar kurak yerde oturur.

Mezmurlar 71:18-23

Yaşlanıp saçlarıma ak düşse bileTerk etme beni, ey Tanrı,Gücünü gelecek kuşağa,Kudretini sonrakilere anlatana dek. Ey Tanrı, doğruluğun göklere erişiyor,Büyük işler yaptın,Senin gibisi var mı, ey Tanrı? Sen ki, bana birçok kötü sıkıntı gösterdin,Bana yeniden yaşam verecek,Beni toprağın derinliklerinden çıkaracaksın. Saygınlığımı artıracak,Yine beni avutacaksın. Ben de seni,Senin sadakatini çenkle öveceğim, ey Tanrım,Lir çalarak seni ilahilerle öveceğim,Ey İsrailin Kutsalı! Seni ilahilerle överken,Dudaklarımla, varlığımla sevincimi dile getireceğim,Çünkü sen beni kurtardın.

Mezmurlar 73:23-26

Yine de sürekli seninleyim,Sağ elimden tutarsın beni. Öğütlerinle yol gösterir,Beni sonunda yüceliğe eriştirirsin. Senden başka kimim var göklerde?İstemem senden başkasını yeryüzünde. Bedenim ve yüreğim tükenebilir,Ama Tanrı yüreğimde güç,Bana düşen paydır sonsuza dek.

Mezmurlar 82:3

Zayıfın, öksüzün davasını savunun,Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.

Mezmurlar 84:2-4

Canım senin avlularını özlüyor,İçim çekiyor,Yüreğim, bütün varlığımSana, yaşayan Tanrıya sevinçle haykırıyor. Kuşlar bile bir yuva,Kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer bulduSenin sunaklarının yanında,Ey Her Şeye Egemen RAB, Kralım ve Tanrım! Ne mutlu senin evinde oturanlara,Seni sürekli överler!

Mezmurlar 86:7

Sıkıntılı günümde sana yakarırım,Çünkü yanıtlarsın beni.

Mezmurlar 86:13

Çünkü bana sevgin büyüktür,Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.

Mezmurlar 89:47-48

Anımsa ömrümün ne çabuk geçtiğini,Ne boş yaratmışsın insanoğlunu! Var mı yaşayıp da ölümü görmeyen,Ölüler diyarının pençesinden canını kurtaran?

Mezmurlar 90:1

Ya Rab, barınak oldun bizeKuşaklar boyunca.

Mezmurlar 91:1-7

Yüceler Yücesinin barınağında oturan,Her Şeye Gücü Yetenin gölgesinde barınır. "O benim sığınağım, kalemdir" derim RAB için,"Tanrımdır, Ona güvenirim." Çünkü O seni avcı tuzağından,Ölümcül hastalıktan kurtarır. Seni kanatlarının altına alır,Onların altına sığınırsın.Onun sadakati senin kalkanın, siperin olur. Ne gecenin dehşetinden korkarsın,Ne gündüz uçan oktan,Ne karanlıkta dolaşan hastalıktan,Ne de öğleyin yok eden kırgından. Ne gecenin dehşetinden korkarsın,Ne gündüz uçan oktan,Ne karanlıkta dolaşan hastalıktan,Ne de öğleyin yok eden kırgından. Yanında bin kişi,Sağında on bin kişi kırılsa bile,Sana dokunmaz.

Mezmurlar 91:9-16

Sen RABbi kendine sığınak,Yüceler Yücesini konut edindiğin için, Başına kötülük gelmeyecek,Çadırına felaket yaklaşmayacak. Çünkü Tanrı meleklerine buyruk verecek,Gideceğin her yerde seni korusunlar diye. Elleri üzerinde taşıyacaklar seni,Ayağın bir taşa çarpmasın diye. Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin,Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin. "Beni sevdiği içinOnu kurtaracağım" diyor RAB,"Beni iyi tanıdığı içinOna kale olacağım. Bana seslenince onu yanıtlayacağım,Sıkıntıda onun yanında olacağım,Kurtarıp yücelteceğim onu. Onu uzun ömürle doyuracak,Ona kurtarışımı göstereceğim."

Mezmurlar 94:19

Kaygılar içimi sarınca,Senin avutmaların gönlümü sevindirir.

Mezmurlar 94:22

Ama RAB bana kale oldu,Tanrım sığındığım kaya oldu.

Mezmurlar 100:1-5

Ey bütün dünya, RABbe sevinç çığlıkları yükseltin! Ona neşeyle kulluk edin,Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna! Bilin ki RAB Tanrıdır.Bizi yaratan Odur, biz de Onunuz,Onun halkı, otlağının koyunlarıyız. Kapılarına şükranla,Avlularına övgüyle girin!Şükredin Ona, adına övgüler sunun! Çünkü RAB iyidir,Sevgisi sonsuzdur.Sadakati kuşaklar boyunca sürer.

Mezmurlar 102:1-5

Ya RAB, duamı işit,Yakarışım sana erişsin. Sıkıntılı günümde yüzünü benden gizleme,Kulak ver sesime,Seslenince yanıt ver bana hemen. Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor,Kemiklerim ateş gibi yanıyor. Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu,Ekmek yemeyi bile unuttum. Bir deri bir kemiğe döndümAcı acı inlemekten.

Mezmurlar 102:11-12

Günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte,Ot gibi sararmaktayım. Ama sen, sonsuza dek tahtında oturursun, ya RAB,Ünün kuşaklar boyu sürer.

Mezmurlar 103:1-4

RABbe övgüler sun, ey gönlüm!Onun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım! RABbe övgüler sun, ey canım!İyiliklerinin hiçbirini unutma! Bütün suçlarını bağışlayan,Bütün hastalıklarını iyileştiren, Canını ölüm çukurundan kurtaran,Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren,

Mezmurlar 103:14-17

Çünkü mayamızı bilir,Toprak olduğumuzu anımsar. İnsana gelince, ota benzer ömrü,Kır çiçeği gibi serpilir; Rüzgar üzerine esince yok olur gider,Bulunduğu yer onu tanımaz. Ama RAB kendisinden korkanları sonsuza dek sever,Antlaşmasına uyanVe buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır.

Mezmurlar 106:43-46

RAB onları birçok kez kurtardı,Ama akılları fikirleri başkaldırmaktaydıVe alçaltıldılar suçları yüzünden. RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıylaYakarışlarını duyunca. Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna,Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından. Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.

Mezmurlar 107:5-6

Aç, susuz,Sefil oldular. O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar,RAB kurtardı onları dertlerinden.

Mezmurlar 107:9-14

Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir,Aç canı iyiliklerle doyurur. Zincire vurulmuş, acıyla kıvranan tutsaklar,Karanlıkta, zifiri karanlıkta oturmuştu. Çünkü Tanrının buyruklarına karşı çıkmışlardı,Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesinin öğüdünü. Ağır işlerle hayatı onlara zehir etti,Çöktüler, yardım eden olmadı. O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar,RAB kurtardı onları dertlerinden; Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan,Kopardı zincirlerini.

Mezmurlar 107:17-20

Cezalarını buldu aptallar,Suçları, isyanları yüzünden. İğrenir olmuşlardı bütün yemeklerden,Ölümün kapılarına yaklaşmışlardı. O zaman sıkıntı içinde RABbe yakardılar,RAB kurtardı onları dertlerinden. Sözünü gönderip iyileştirdi onları,Kurtardı ölüm çukurundan.

Mezmurlar 116:7-9

Ey canım, yine huzura kavuş,Çünkü RAB sana iyilik etti. Sen, ya RAB, canımı ölümden,Gözlerimi yaştan,Ayaklarımı sürçmekten kurtardın. Yaşayanların diyarında,RABbin huzurunda yürüyeceğim.

Mezmurlar 116:15

RABbin gözünde değerlidirSadık kullarının ölümü.

Mezmurlar 118:5-6

Sıkıntı içinde RABbe seslendim;Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni. RAB benden yana, korkmam;İnsan bana ne yapabilir?

Mezmurlar 118:8-9

RABbe sığınmakİnsana güvenmekten iyidir. RABbe sığınmakSoylulara güvenmekten iyidir.

Mezmurlar 118:17

Ölmeyecek, yaşayacağım,RABbin yaptıklarını duyuracağım.

Mezmurlar 118:18

RAB beni şiddetle yola getirdi,Ama ölüme terk etmedi.

Mezmurlar 119:25

Toza toprağa serildim,Sözün uyarınca yaşam ver bana.

Mezmurlar 119:28

İçim eriyor kederden,Sözün uyarınca güçlendir beni!

Mezmurlar 119:50

Acı çektiğimde beni avutan budur,Sözün bana yaşam verir.

Mezmurlar 119:67

Acı çekmeden önce yoldan sapardım,Ama şimdi sözüne uyuyorum.

Mezmurlar 119:71

İyi oldu acı çekmem;Çünkü kurallarını öğreniyorum.

Mezmurlar 119:75-77

Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir;Bana acı çektirirken bile sadıksın. Ben kuluna verdiğin söz uyarınca,Sevgin beni avutsun. Sevecenlik göster bana, yaşayayım,Çünkü yasandan zevk alıyorum.

Mezmurlar 119:92-93

Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı,Çektiğim acılardan yok olurdum. Koşullarını asla unutmayacağım,Çünkü onlarla bana yaşam verdin.

Mezmurlar 119:107

Çok sıkıntı çektim, ya RAB;Koru hayatımı sözün uyarınca.

Mezmurlar 119:143

Sıkıntıya, darlığa düştüm,Ama buyrukların benim zevkimdir.

Mezmurlar 121:2

Yeri göğü yaratanRABden gelecek yardım.

Mezmurlar 121:7-8

RAB her kötülükten seni korur,Esirger canını. Şimdiden sonsuza dekRAB koruyacak gidişini, gelişini.

Mezmurlar 126:5-6

Gözyaşları içinde ekenler,Sevinç çığlıklarıyla biçecek; Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan,Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.

Mezmurlar 130:5-6

RABbi gözlüyorum,Canım RABbi gözlüyor,Umut bağlıyorum Onun sözüne. Sabahı gözleyenlerden,Evet, sabahı gözleyenlerden daha çok,Canım Rabbi gözlüyor.

Mezmurlar 140:1-3

Ya RAB, kurtar beni kötü insandan,Koru beni zorbadan. Onlar yüreklerinde kötülük tasarlar,Savaşı sürekli körükler, Yılan gibi dillerini bilerler,Engerek zehiri var dudaklarının altında.

Mezmurlar 140:12

Biliyorum, RAB mazlumun davasını savunur,Yoksulları haklı çıkarır.

Mezmurlar 142:1-7

Yüksek sesle yakarıyorum RABbe,Yüksek sesle RABbe yalvarıyorum. Önüne döküyorum yakınmalarımı,Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı. Bunalıma düştüğümde,Gideceğim yolu sen bilirsin.Tuzak kurdular yürüdüğüm yola. Sağıma bak da gör,Kimse saymıyor beni,Sığınacak yerim kalmadı,Kimse aramıyor beni. Sana haykırıyorum, ya RAB:"Sığınağım,Yaşadığımız bu dünyada nasibim sensin" diyorum. Haykırışıma kulak ver,Çünkü çok çaresizim;Kurtar beni ardıma düşenlerden,Çünkü benden güçlüler. Çıkar beni zindandan,Adına şükredeyim.O zaman doğrular çevremi saracak,Bana iyilik ettiğin için.

Mezmurlar 143:6-7

Ellerimi sana açıyorum,Canım kurak toprak gibi sana susamış. Çabuk yanıtla beni, ya RAB,Tükeniyorum.Çevirme benden yüzünü,Yoksa ölüm çukuruna inen ölülere dönerim.

Mezmurlar 145:18-21

RAB kendisine yakaran,İçtenlikle yakaran herkese yakındır. Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların,Feryatlarını işitir, onları kurtarır. RAB korur kendisini seven herkesi,Yok eder kötülerin hepsini. RAB'be övgüler sunsun ağzım!Bütün canlılar O'nun kutsal adına,Sonsuza dek övgüler dizsin.

Mezmurlar 146:7-9

Ezilenlerin hakkını alan,Açlara yiyecek sağlayan Odur. RAB tutsakları özgür kılar, Körlerin gözünü açar,İki büklüm olanları doğrultur,Doğruları sever. RAB garipleri korur,Öksüze, dul kadına yardım eder,Kötülerin yolunuysa saptırır.

Mezmurlar 147:3

O kırık kalplileri iyileştirir,Yaralarını sarar.

Süleyman'ın Özdeyişleri 3:5-8

RABbe güven bütün yüreğinle,Kendi aklına bel bağlama. Yaptığın her işte RABbi an,O senin yolunu düze çıkarır. Kendini bilge biri olarak görme,RABden kork, kötülükten uzak dur. Böylece bedenin sağlıkVe ferahlık bulur.

Süleyman'ın Özdeyişleri 12:25

Kaygılı yürek insanı çökertir,Ama güzel söz sevindirir.

Süleyman'ın Özdeyişleri 15:13

Mutlu yürek yüzü neşelendirir,Acılı yürek ruhu ezer.

Süleyman'ın Özdeyişleri 17:22

İç ferahlığı sağlık getirir,Ezik ruh ise bedeni yıpratır.

Süleyman'ın Özdeyişleri 18:10

RABbin adı güçlü kuledir,Ona sığınan doğru kişi için korunaktır.

Süleyman'ın Özdeyişleri 18:14

İnsanın ruhu hastalıkta ona destektir.Ama ezik ruh nasıl dayanabilir?

Süleyman'ın Özdeyişleri 18:21

Dil ölüme de götürebilir, yaşama da;Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.

Süleyman'ın Özdeyişleri 24:10-11

Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen,Gücün kıt demektir. Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar,Ölmek üzere olanları esirge.

Süleyman'ın Özdeyişleri 31:6-8

İçkiyi çaresize,Şarabı kaygı çekene verin. İçsin ki yoksulluğunu unutsun,Artık sefaletini anmasın. Ağzını hakkını savunamayan için,Kimsesizin davasını gütmek için aç.

Vaiz 3:1-4

Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır. Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var.Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var. Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var.Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var. Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var.Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.

Vaiz 7:1-4

İyi ad hoş kokulu yağdan,Ölüm günü doğum gününden iyidir. Yas evine gitmek, şölen evine gitmekten iyidir.Çünkü her insanın sonu ölümdür,Yaşayan herkes bunu aklında tutmalı. Üzüntü gülmekten iyidir,Çünkü yüz mahzun olunca yürek sevinir. Bilge kişinin aklı yas evindedir,Akılsızın aklıysa şenlik evinde.

Vaiz 7:14

İyi günde mutlu ol,Ama kötü günde dikkatle düşün;Tanrı birini öbürü gibi yaptı ki,İnsan kendisinden sonra neler olacağını bilmesin.

Yeşaya 1:5-6

Neden bir daha dövülesiniz?Neden vefasızlığı sürdürüyorsunuz?Baş büsbütün hasta, yürek büsbütün yaralı. Bedeniniz tepeden tırnağa sağlıksız,Taze darbe izleriyle, yara bereyle dolu,Temizlenmemiş, yağla yumuşatılmamış, sarılmamış.

Yeşaya 14:7

Bütün dünya esenlik ve barış içindeSevinçle haykırıyor.

Yeşaya 19:22

RAB Mısırlıları hastalıkla alabildiğine cezalandıracak, sonra iyileştirecek. RABbe yönelip yakaracaklar. RAB de onları iyileştirecek.

Yeşaya 21:3

Gördüklerimden ötürü belime ağrı saplandı,Doğuran kadının ağrıları gibi ağrılar tuttu beni.Duyduklarımdan sarsıldım,Gördüklerimden dehşete düştüm.

Yeşaya 24:4-6

Dünya kuruyup büzülüyor,Yeryüzü solup büzülüyor,Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor. Dünyada yaşayanlar onu kirletti.Çünkü Tanrının yasalarını çiğnediler,Kurallarını ayaklar altına aldılar,Ebedi antlaşmayı bozdular. Bu yüzden lanet dünyayı yiyip bitirdi,Orada yaşayanlar suçlarının cezasını çekiyorlar.Yaşayanlar bu nedenle yanıyor, pek azı kurtulacak.

Yeşaya 25:4

Çünkü onların öfkesiDuvara çarpan sağanak gibi yükselince,Sen yoksulun, sıkıntı içindeki düşkünün kalesi,Sağanağa karşı sığınak,Sıcağa karşı gölgelik oldun.

Yeşaya 25:8

Ölümü sonsuza dek yutacak.Egemen RAB bütün yüzlerden gözyaşlarını silecek.Halkının utancını bütün yeryüzünden kaldıracak.Çünkü RAB böyle diyor.

Yeşaya 26:3-4

Sana güvendiği içinDüşüncelerinde sarsılmaz olanıTam bir esenlik içinde korursun. RABbe sonsuza dek güvenin,Çünkü RAB, evet RAB sonsuza dek kalıcı kayadır.

Yeşaya 26:12

Ya RAB, bizi esenliğe çıkaracak sensin,Çünkü ne yaptıysak hepsi senin başarındır.

Yeşaya 30:18-21

"Yine de RAB size lütfetmeyi özlemle bekliyor,Size merhamet göstermek için harekete geçiyor.Çünkü RAB adil Tanrıdır.Ne mutlu Onu özlemle bekleyenlere!" "Ey Yeruşalimde oturan Siyon halkı,Artık ağlamayacaksın!Feryat ettiğinde Rab sana nasıl da lütfedecek!Feryadını duyar duymaz seni yanıtlayacak. Rab ekmeği sıkıntıyla,Suyu cefayla verse de,Öğretmeniniz artık gizlenmeyecek,Gözünüzle göreceksiniz onu. "Öğretmenlerinizi artık dışlamayacaksınız". Sağa ya da sola sapacağınız zaman,Arkanızdan, 'Yol budur, bu yoldan gidin'Diyen sesini duyacaksınız.

Yeşaya 35:3-6

Gevşek elleri güçlendirin,Pekiştirin çözülen dizleri. Yüreği kaygılı olanlara,"Güçlü olun, korkmayın" deyin,"İşte Tanrınız geliyor!Öç almaya, karşılık vermeye geliyor.Sizi O kurtaracak." O zaman körlerin gözleri,Sağırların kulakları açılacak; Topallar geyik gibi sıçrayacak,Sevinçle haykıracak dilsizlerin dili.Çünkü çölde sular fışkıracak,Irmaklar akacak bozkırda.

Yeşaya 35:8-10

Orada bir yol, bir anayol olacak,"Kutsal yol" diye anılacak,Murdar kişiler geçemeyecek oradan.O yol kurtulmuş olanların yoludur.O yolda yürüyenler, bön kişiler de olsa yoldan sapmayacak. Aslan olmayacak orada,Yırtıcı hayvan o yola çıkmayacak;Orada bulunmayacaklar.Ancak kurtulmuş olanlar yürüyecek o yolda. RAB'bin kurtardıkları dönecek,Sevinçle haykırarak Siyon'a varacaklar.Yüzlerinde sonsuz sevinç olacak.Onların olacak coşku ve sevinç,Üzüntü ve inilti kaçacak.

Yeşaya 40:1-2

"Avutun halkımı" diyor Tanrınız,"Avutun! Yeruşalim halkına dokunaklı sözler söyleyin.Angaryanın bittiğini,Suçlarının cezasını ödediklerini,Günahlarının cezasını RABbin elindenİki katıyla aldıklarını ilan edin."

Yeşaya 40:11

Sürüsünü çoban gibi güdecek,Kollarına alacak kuzuları,Bağrında taşıyacak;Usul usul yol gösterecek emziklilere.

Yeşaya 40:28-31

Bilmiyor musun, duymadın mı?Ebedi Tanrı, RAB, bütün dünyayı yaratan,Ne yorulur ne de zayıflar,Onun bilgisi kavranamaz. Yorulanı güçlendirir,Takati olmayanın kudretini artırır. Gençler bile yorulup zayıf düşer,Yiğitler tökezleyip düşerler. RAB'be umut bağlayanlarsa taze güce kavuşur,Kanat açıp yükselirler kartallar gibi.Koşar ama zayıf düşmez,Yürür ama yorulmazlar.

Yeşaya 41:10

Korkma, çünkü ben seninleyim,Yılma, çünkü Tanrın benim.Seni güçlendireceğim, evet, sana yardım edeceğim;Zafer kazanan sağ elimle sana destek olacağım.

Yeşaya 41:17

"Düşkünlerle yoksullar su arıyor, ama yok.Dilleri kurumuş susuzluktan.Ben RAB, onları yanıtlayacağım,Ben, İsrailin Tanrısı, onları bırakmayacağım.

Yeşaya 43:1-2

Ey Yakup soyu, seni yaratan,Ey İsrail, sana biçim veren RAB şimdi şöyle diyor:"Korkma, çünkü seni kurtardım,Seni adınla çağırdım, sen benimsin. Suların içinden geçerken seninle olacağım,Irmakların içinden geçerken su boyunu aşmayacak.Ateşin içinde yürürken yanmayacaksın,Alevler seni yakmayacak.

Yeşaya 45:7

Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan,Esenliği ve felaketi yaratan,Bütün bunları yapan RAB benim.

Yeşaya 46:4

Siz yaşlanıncaya dek ben Oyum;Saçlarınız ağarıncaya dekBen yükleneceğim sizi.Sizi ben yarattım, ben taşıyacağım,Evet, sizi ben yüklenecek, ben kurtaracağım.

Yeşaya 48:10

Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım,Sıkıntı ocağında denedim.

Yeşaya 49:10

Acıkmayacak, susamayacaklar,Kavurucu sıcak ve güneş çarpmayacak onları.Çünkü onlara merhamet eden kendilerine yol gösterecekVe onları pınarlara götürecek.

Yeşaya 49:13

Ey gökler, sevinçle haykırın,Neşeyle coş, ey yeryüzü!Ey dağlar, sevinç çığlıklarına katılın,Çünkü RAB halkını avutacak,Ezilene merhamet gösterecek.

Yeşaya 49:16

Bak, adını avuçlarıma kazıdım,Duvarlarını gözlüyorum sürekli.

Yeşaya 51:3

RAB Siyonu ve bütün yıkıntılarını avutacak.Siyon çölünü Adene, bozkırı RABbin bahçesine döndürecek.Orada coşku, sevinç,Şükran ve ezgi olacak.

Yeşaya 51:11-12

RABbin kurtardıkları dönecek,Sevinçle haykırarak Siyona varacaklar.Yüzlerinde sonsuz sevinç olacak.Onların olacak coşku ve sevinç,Üzüntü ve inilti kaçacak. RAB diyor ki,"Sizi avutan benim, evet benim.Siz kimsiniz ki, ölümlü insandan,Ottan farksız insanoğlundan korkarsınız?

Yeşaya 53:1-12

Verdiğimiz habere kim inandı?RABbin gücü kime açıklandı? O RABbin önünde bir fidan gibi,Kurak yerdeki kök gibi büyüdü.Bakılacak biçimden, güzellikten yoksundu.Gönlümüzü çeken bir görünüşü de yoktu. İnsanlarca hor görüldü,Yapayalnız bırakıldı.Acılar adamıydı, hastalığı yakından tanıdı.İnsanların yüz çevirdiği biri gibi hor görüldü,Ona değer vermedik. Aslında hastalıklarımızı o üstlendi,Acılarımızı o yüklendi.Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını,Vurulup ezildiğini sandık. Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi,Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti.Esenliğimiz için gerekli olan cezaOna verildi.Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık,Her birimiz kendi yoluna döndü.Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi. O baskı görüp eziyet çektiyse deAğzını açmadı.Kesime götürülen kuzu gibi,Kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibiAçmadı ağzını. Acımasızca yargılanıp ölüme götürüldü.Halkımın isyanı ve hak ettiği ceza yüzündenYaşayanlar diyarından atıldı.Onun kuşağından bunu düşünen oldu mu? Şiddete başvurmadığı,Ağzından hileli söz çıkmadığı halde,Ona kötülerin yanında bir mezar verildi,Ama öldüğünde zenginin yanındaydı. Ne var ki, RAB onun ezilmesini uygun gördü,Acı çekmesini istedi.Canını suç sunusu olarak sunarsaSoyundan gelenleri görecek ve günleri uzayacak.RABbin istemi onun aracılığıyla gerçekleşecek. Canını feda ettiği içinGördükleriyle hoşnut olacak.RABbin doğru kulu, kendisini kabul eden birçoklarını aklayacak.Çünkü onların suçlarını o üstlendi. Bundan dolayı ona ünlüler arasında bir pay vereceğim,Ganimeti güçlülerle paylaşacak.Çünkü canını feda etti, başkaldıranlarla bir sayıldı.Pek çoklarının günahını o üzerine aldı,Başkaldıranlar için de yalvardı.

Yeşaya 54:4

"Korkma, ayıplanmayacaksın,Utanma, aşağılanmayacaksın.Unutacaksın gençliğinde yaşadığın utancı,Dulluk ayıbını artık anmayacaksın.

Yeşaya 54:14

Doğrulukla güçlenecek,Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın.Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.

Yeşaya 54:17

Ama sana karşı yapılan hiçbir silah işe yaramayacak,Mahkemede seni suçlayan her diliSuçlu çıkaracaksın.RAB'be kulluk edenlerin mirası şudur:Onların gönenci bendendir" diyor RAB.

Yeşaya 55:12

Sevinçle çıkacak,Esenlikle geri götürüleceksiniz.Dağlar, tepeler önünüzde sevinçle çığıracak,Kırdaki bütün ağaçlar alkış tutacak.

Yeşaya 57:2

Doğru kişi esenliğe kavuşur,Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.

Yeşaya 57:15

Yüce ve görkemli Olan,Sonsuzlukta yaşayan, adı Kutsal Olan diyor ki,"Yüksek ve kutsal yerde yaşadığım halde,Alçakgönüllülerle, ezilenlerle birlikteyim.Yüreklerini sevindirmek için ezilenlerin yanındayım.

Yeşaya 57:18-19

"Yaptıklarını gördüm,Ama onları iyileştirip yol göstereceğim.Karşılık olarak hem onlarıHem de aralarında yas tutanları avutacağım. Dudaklardan övgü sözleri döktüreceğim.Uzaktakine de yakındakine deTam esenlik olsun" diyor RAB,"Hepsini iyileştireceğim."

Yeşaya 58:5-7

İstediğim oruç bu mu sanıyorsunuz?İnsanın isteklerini denetlemesi gereken gün böyle mi olmalı?Kamış gibi baş eğip çul ve kül üzerine mi oturmalı?Siz buna mı oruç, RABbi hoşnut eden gün diyorsunuz? Benim istediğim oruç,Haksız yere zincire, boyunduruğa vurulanları salıvermek,Ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak,Her türlü boyunduruğu kırmak değil mi? Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi?Barınaksız yoksulları evinize alır,Çıplak gördüğünüzü giydirir,Yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz,

Yeşaya 58:8-11

Işığınız tan gibi ağaracak,Çabucak şifa bulacaksınız.Doğruluğunuz önünüzden gidecek,RABbin yüceliği artçınız olacak. O zaman yardım çağrılarınızı RAB yanıtlayacak,Feryat ettiğinizde, 'İşte buradayım' diyecek. "Eğer boyunduruğa, başkalarını suçlamaya,Kötücül konuşmalara son verirseniz, Açlar uğruna kendinizi feda eder,Yoksulların gereksinimini karşılarsanız,Işığınız karanlıkta parlayacak,Karanlığınız öğlen gibi ışıyacak. RAB her zaman size yol gösterecek,Kurak topraklarda sizi doyurup güçlendirecek.İyi sulanmış bahçe gibi,Tükenmez su kaynağı gibi olacaksınız.

Yeşaya 61:1-3

Egemen RABbin Ruhu üzerimdedir.Çünkü O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti.Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için,Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,Zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını,RABbin lütuf yılını,Tanrımızın öç alacağı günü ilan etmek,Yas tutanların hepsini avutmak,Siyonda yas tutanlara yardım sağlamak-Kül yerine çelenk,Yas yerine sevinç yağı,Çaresizlik ruhu yerineOnlara övgü giysisini vermek- içinRAB beni gönderdi.Öyle ki, RABbin görkemini yansıtmak için,Onlara "RABbin diktiği doğruluk ağaçları" densin. Egemen RABbin Ruhu üzerimdedir.Çünkü O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti.Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için,Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,Zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını,RABbin lütuf yılını,Tanrımızın öç alacağı günü ilan etmek,Yas tutanların hepsini avutmak,Siyonda yas tutanlara yardım sağlamak-Kül yerine çelenk,Yas yerine sevinç yağı,Çaresizlik ruhu yerineOnlara övgü giysisini vermek- içinRAB beni gönderdi.Öyle ki, RABbin görkemini yansıtmak için,Onlara "RABbin diktiği doğruluk ağaçları" densin. Egemen RABbin Ruhu üzerimdedir.Çünkü O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti.Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için,Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,Zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını,RABbin lütuf yılını,Tanrımızın öç alacağı günü ilan etmek,Yas tutanların hepsini avutmak,Siyonda yas tutanlara yardım sağlamak-Kül yerine çelenk,Yas yerine sevinç yağı,Çaresizlik ruhu yerineOnlara övgü giysisini vermek- içinRAB beni gönderdi.Öyle ki, RABbin görkemini yansıtmak için,Onlara "RABbin diktiği doğruluk ağaçları" densin.

Yeşaya 63:9

Sıkıntı çektiklerinde O da sıkıntı çekti.Huzurundan çıkan melek onları kurtardı.Sevgisi ve merhametinden ötürü onları kurtardı,Geçmişte onları sürekli yüklenip taşıdı.

Yeşaya 65:17-19

"Çünkü bakın, yeni bir yeryüzü,Yeni bir gök yaratmak üzereyim;Geçmiştekiler anılmayacak, akla bile gelmeyecek. Yaratacaklarımla sonsuza dek sevinip coşun;Çünkü Yeruşalimi coşku,Halkını sevinç kaynağı olarak yaratacağım. Yeruşalim için sevinecek,Halkım için coşacağım.Orada ağlayış ve feryat duyulmayacak artık.

Yeşaya 66:13

Çocuğunu avutan bir anne gibi avutacağım sizi,Yeruşalimde avuntu bulacaksınız.

Yeremya 17:7-8

"Ne mutlu RABbe güvenen insana,Güveni yalnız RAB olana! Böylesi su kıyılarına dikilmiş ağaca benzer,Köklerini akarsulara salar.Sıcak gelince korkmaz,Yaprakları hep yeşildir.Kuraklık yılında kaygılanmaz,Meyve vermekten geri durmaz."

Yeremya 17:14

Şifa ver bana, ya RAB,O zaman iyi olurum;Kurtar beni, kurtuluş bulurum,Çünkü övgüm sensin.

Yeremya 29:11-13

Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum" diyor RAB. "Kötü tasarılar değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar. O zaman beni çağıracak, gelip bana yakaracaksınız. Ben de sizi işiteceğim. Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız.

Yeremya 30:17

Ama ben seni sağlığına kavuşturacak,Yaralarını iyileştireceğim' diyor RAB,'Çünkü Siyon itilmiş,Onu arayan soran yok diyorlar.'

Yeremya 31:25-26

Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım." Bunun üzerine uyanıp baktım. Uykum bana tatlı geldi.

Yeremya 33:6

" 'Yine de bu kenti iyileştirip sağlığa kavuşturacağım. Halkına şifa verecek, bol esenlik, güvenlik içinde yaşamalarını sağlayacağım.

Ağıtlar 3:19-20

Acımı, başıboşluğumu,Pelinotuyla ödü anımsa! Hâlâ onları düşünmekteVe sıkılmaktayım.

Ağıtlar 3:22-26

RABbin sevgisi hiç tükenmez,Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık." Her sabah tazelenir onlar,Sadakatin büyüktür. "Benim payıma düşen RABdir" diyor canım,"Bu yüzden Ona umut bağlıyorum." RAB kendisini bekleyenler,Onu arayan canlar için iyidir. RABbin kurtarışını sessizce beklemek iyidir.

Ağıtlar 3:32-33

Dert verse de,Büyük sevgisinden ötürü yine merhamet eder; Çünkü isteyerek acı çektirmez,İnsanları üzmez.

Ağıtlar 3:57-58

Seni çağırınca yaklaşıp, "Korkma!" dedin. Davamı sen savundun, ya Rab,Canımı kurtardın.

Ağıtlar 5:10

Kıtlığın yakıcı sıcağındanDerimiz fırın gibi kızardı.

Hezekiel 34:14-16

Onları iyi bir otlakta güdeceğim; yaylaları İsrailin yüksek dağları üzerinde olacak. Orada iyi bir otlakta yatacak, İsrailin yüksek dağlarındaki verimli otlaklarda otlayacaklar. Ben kendim koyunlarımı güdeceğim, onları kendim yatıracağım. Egemen RAB böyle diyor. Yiteni arayacak, yolunu şaşıranı geri getireceğim. Yaralının yarasını saracak, zayıfı güçlendireceğim. Ama semizlerle güçlüleri yok edeceğim. Koyunlarımı adaletle güdeceğim.

Daniel 3:28

Bunun üzerine Nebukadnessar, "Şadrak, Meşak ve Abed-Negonun Tanrısına övgüler olsun!" dedi, "Meleğini gönderip kendisine güvenen kullarını kurtardı. Onlar buyruğuma karşı geldiler, kendi Tanrılarından başka bir ilaha kulluk edip tapınmamak için canlarını tehlikeye attılar.

Daniel 6:22-23

"Tanrım meleğini gönderip aslanların ağzını kapadı. Beni incitmediler. Çünkü Tanrının önünde suçsuz bulundum. Sana karşı da, ey kral, hiçbir yanlışlık yapmadım." Kral buna çok sevindi, Danieli çukurdan çıkarmalarını buyurdu. Daniel çukurdan çıkarıldı. Bedeninde hiçbir yara izi bulunmadı. Çünkü Tanrısına güvenmişti.

Daniel 6:27

O kurtarır, O yaşatır,Gökte de yerde deBelirtiler, şaşılası işler yapar.Danieli aslanların pençesinden kurtaran Odur."

Hoşea 6:1-2

"Gelin, RABbe dönelim.Bizi O parçaladı,O iyileştirecek.Bizi O yaraladı,Yaramızı O saracak. İki gün sonra bizi diriltecek,Üçüncü gün ayağa kaldıracak,Huzurunda yaşayalım diye.

Hoşea 13:14

"Onları fidyeyle kurtaracağımÖlüler diyarının elinden,Ölümden fidyeyle kurtaracağım.Felaketin nerede, ey ölüm?Yıkıcılığın nerede, ey ölüler diyarı?Hiç pişmanlık duymayacağım.

Yoel 2:25-26

Üzerinize gönderdiğim büyük çekirge ordusunun,Olgunlaşmış ve yumurtadan yeni çıkmış çekirgenin, Yavrunun ve genç çekirgeninSize kaybettirdiği yılları geri vereceğim. Bol bol yiyip doyacakVe sizin için harikalar yaratan Tanrınız RABbin adını öveceksiniz.Halkım bir daha utandırılmayacak.

Yunus 2:2

"Ya RAB, sıkıntı içinde sana yakardım,Yanıtladın beni.Yardım istedim ölüler diyarının bağrından,Kulak verdin sesime.

Sefanya 3:17

Tanrın RAB, o güçlü Kurtarıcı seninle.Alabildiğine sevinecek senin için,Sevgisiyle seni yenileyecek, ezgilerle coşacak." "Susacak".

Matta 2:16-18

Hirodes, yıldızbilimciler tarafından aldatıldığını anlayınca çok öfkelendi. Onlardan öğrendiği vakti göz önüne alarak Beytlehem ve bütün yöresinde bulunan iki ve iki yaşından küçük erkek çocukların hepsini öldürttü. Böylelikle Peygamber Yeremya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelmiş oldu: "Ramada bir ses duyuldu, Ağlayış ve acı feryat sesleri! Çocukları için ağlayan Rahel Avutulmak istemiyor. Çünkü onlar yok artık!"

Matta 4:23-24

İsa, Celile bölgesinin her tarafını dolaştı. Buralardaki havralarda öğretiyor, göksel egemenliğin Müjdesini duyuruyor, halk arasında rastlanan her hastalığı, her illeti iyileştiriyordu. Ünü bütün Suriyeye yayılmıştı. Türlü hastalıklara yakalanmış bütün hastaları, acı çekenleri, cinlileri, saralıları, felçlileri Ona getirdiler; hepsini iyileştirdi.

Matta 5:3-4

"Ne mutlu ruhta yoksul olanlara! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır. Ne mutlu yaslı olanlara! Çünkü onlar teselli edilecekler.

Matta 5:10-12

Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır. "Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler."

Matta 5:44

Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.

Matta 6:25-34

"Bu nedenle size şunu söylüyorum: 'Ne yiyip ne içeceğiz?' diye canınız için, 'Ne giyeceğiz?' diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir? Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi. Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrının sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar? "Öyleyse, 'Ne yiyeceğiz?' 'Ne içeceğiz?' ya da 'Ne giyeceğiz?' diyerek kaygılanmayın. Uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir. O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter."

Matta 7:7-8

"Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.

Matta 8:2-3

Bu sırada cüzamlı bir adam yaklaşıp, "Ya Rab, istersen beni temiz kılabilirsin" diyerek Onun ayaklarına kapandı. İsa elini uzatıp adama dokundu, "İsterim, temiz ol!" dedi. Adam anında cüzamdan temizlendi.

Matta 8:5-13

İsa Kefarnahuma varınca bir yüzbaşı Ona gelip, "Ya Rab" diye yalvardı, "Uşağım felç oldu, evde yatıyor; korkunç acı çekiyor." İsa Kefarnahuma varınca bir yüzbaşı Ona gelip, "Ya Rab" diye yalvardı, "Uşağım felç oldu, evde yatıyor; korkunç acı çekiyor." İsa, "Gelip onu iyileştireceğim" dedi. Ama yüzbaşı, "Ya Rab, evime girmene layık değilim" dedi, "Yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir. Ben de buyruk altında bir adamım, benim de buyruğumda askerlerim var. Birine, 'Git' derim, gider; ötekine, 'Gel' derim, gelir; köleme, 'Şunu yap' derim, yapar." İsa, duyduğu bu sözlere hayran kaldı. Ardından gelenlere, "Size doğrusunu söyleyeyim" dedi, "Ben İsrailde böyle imanı olan birini görmedim. Size şunu söyleyeyim, doğudan ve batıdan birçok insan gelecek, Göklerin Egemenliğinde İbrahimle, İshakla ve Yakupla birlikte sofraya oturacaklar. Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak." Sonra İsa yüzbaşıya, "Git, inandığın gibi olsun" dedi. Ve uşak o anda iyileşti.

Matta 8:14-15

İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü. Eline dokununca kadının ateşi düştü. Kadın kalkıp İsaya hizmet etmeye başladı.

Matta 8:16-17

Akşam olunca birçok cinliyi kendisine getirdiler. İsa onlardaki kötü ruhları tek sözle kovdu, hastaların hepsini iyileştirdi. Bu, Peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu: "Zayıflıklarımızı O kaldırdı, Hastalıklarımızı O üstlendi."

Matta 8:24-26

Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu. Öğrenciler gidip Onu uyandırarak, "Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz!" dediler. İsa, "Neden korkuyorsunuz, ey kıt imanlılar?" dedi. Sonra kalkıp rüzgarı ve gölü azarladı. Ortalık sütliman oldu.

Matta 8:28-32

İsa gölün karşı yakasında Gadaralıların memleketine vardı. Orada Onu mezarlık mağaralardan çıkan iki cinli karşıladı. Bunlar öyle tehlikeliydi ki, kimse o yoldan geçemiyordu. İsaya, "Ey Tanrının Oğlu, bizden ne istiyorsun?" diye bağırdılar. "Buraya, vaktinden önce bize işkence etmek için mi geldin?" Onlardan uzakta otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. Cinler İsaya, "Bizi kovacaksan, şu domuz sürüsüne gönder" diye yalvardılar. İsa onlara, "Gidin!" dedi. Cinler de adamlardan çıkıp domuzların içine girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.

Matta 9:2-7

Kendisine, yatak üzerinde felçli bir adam getirdiler. İsa onların imanını görünce felçliye, "Cesur ol, oğlum, günahların bağışlandı" dedi. Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, "Bu adam Tanrıya küfrediyor!" dediler. Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, "Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz? Hangisi daha kolay? 'Günahların bağışlandı' demek mi, yoksa 'Kalk, yürü' demek mi? Ne var ki, İnsanoğlunun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye..." Sonra felçliye, "Kalk, yatağını topla, evine git!" dedi. Adam da kalkıp evine gitti.

Matta 9:12

İsa bunu duyunca şöyle dedi: "Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.

Matta 9:20-22

Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu. İçinden, "Giysisine bir dokunsam kurtulurum" diyordu. İsa arkasına dönüp onu görünce, "Cesur ol, kızım! İmanın seni kurtardı" dedi. Ve kadın o anda iyileşti.

Matta 9:23-25

İsa, yöneticinin evine varıp kaval çalanlarla gürültülü kalabalığı görünce, "Çekilin!" dedi. "Kız ölmedi, uyuyor." Onlar ise kendisiyle alay ettiler. İsa, yöneticinin evine varıp kaval çalanlarla gürültülü kalabalığı görünce, "Çekilin!" dedi. "Kız ölmedi, uyuyor." Onlar ise kendisiyle alay ettiler. Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.

Matta 9:27-30

İsa oradan ayrılırken iki kör, "Ey Davut Oğlu, halimize acı!" diye feryat ederek Onun ardından gittiler. İsa eve girince körler yanına geldi. Onlara, "İstediğinizi yapabileceğime inanıyor musunuz?" diye sordu. Körler, "İnanıyoruz, ya Rab!" dediler. Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, "İmanınıza göre olsun" dedi. Ve adamların gözleri açıldı. İsa, "Sakın kimse bunu bilmesin" diyerek onları sıkı sıkı uyardı.

Matta 9:32-33

Adamlar çıkarken İsaya dilsiz bir cinli getirdiler. Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, "İsrailde böylesi hiç görülmemiştir" diyordu.

Matta 9:35

İsa bütün kent ve köyleri dolaşarak havralarda öğretiyor, göksel egemenliğin Müjdesini duyuruyor, her hastalığı, her illeti iyileştiriyordu.

Matta 10:1

İsa on iki öğrencisini yanına çağırıp onlara kötü ruhlar üzerinde yetki verdi. Böylece kötü ruhları kovacak, her hastalığı, her illeti iyileştireceklerdi.

Matta 10:8

Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin, cüzamlıları temiz kılın, cinleri kovun. Karşılıksız aldınız, karşılıksız verin.

Matta 10:28-31

Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrıdan korkun. İki serçe bir meteliğe satılmıyor mu? Ama Babanızın izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düşmez. Size gelince, başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Onun için korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.

Matta 10:39

Canını kurtaran onu yitirecek. Canını benim uğruma yitiren ise onu kurtaracaktır.

Matta 11:5

Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor.

Matta 11:28-30

"Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm. Boyunduruğumu yüklenin, benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu, alçakgönüllüyüm. Böylece canlarınız rahata kavuşur. Boyunduruğumu taşımak kolay, yüküm hafiftir."

Matta 12:10-13

Orada eli sakat bir adam vardı. İsayı suçlamak amacıyla kendisine, "Şabat Günü bir hastayı iyileştirmek Kutsal Yasaya uygun mudur?" diye sordular. İsa onlara şu karşılığı verdi: "Hanginizin bir koyunu olur da Şabat Günü çukura düşerse onu tutup çıkarmaz? İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur." Sonra adama, "Elini uzat" dedi. Adam elini uzattı. Eli öteki gibi yine sapasağlam oluverdi.

Matta 12:15

İsa bunu bildiği için oradan ayrıldı. Birçok kişi ardından gitti. İsa hepsini iyileştirdi.

Matta 12:22

Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.

Matta 13:20-21

Kayalık yerlere ekilen ise işittiği sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadığı için ancak bir süre dayanan kişidir. Böyle biri Tanrı sözünden ötürü sıkıntı ya da zulme uğrayınca hemen sendeleyip düşer. Kayalık yerlere ekilen ise işittiği sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadığı için ancak bir süre dayanan kişidir. Böyle biri Tanrı sözünden ötürü sıkıntı ya da zulme uğrayınca hemen sendeleyip düşer.

Matta 14:14

İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.

Matta 14:35-36

Yöre halkı İsayı tanıyınca çevreye haber saldı. Bütün hastaları Ona getirdiler. Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.

Matta 15:22-28

O yöreden Kenanlı bir kadın İsaya gelip, "Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutuldu, çok kötü durumda" diye feryat etti. İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, "Sal şunu, gitsin!" diye rica ettiler. "Arkamızdan bağırıp duruyor." İsa, "Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim" diye yanıtladı. Kadın ise yaklaşıp, "Ya Rab, bana yardım et!" diyerek Onun önünde yere kapandı. İsa ona, "Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir" dedi. Kadın, "Haklısın, ya Rab" dedi. "Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer." O zaman İsa ona şu karşılığı verdi: "Ey kadın, imanın büyük! Dilediğin gibi olsun." Ve kadının kızı o saatte iyileşti.

Matta 15:30-31

Yanına büyük bir kalabalık geldi. Beraberlerinde kötürüm, kör, çolak, dilsiz ve daha birçok hasta getirdiler. Hastaları Onun ayaklarının dibine bıraktılar. O da onları iyileştirdi. Halk, dilsizlerin konuştuğunu, çolakların iyileştiğini, körlerin gördüğünü, kötürümlerin yürüdüğünü görünce şaştı ve İsrailin Tanrısını yüceltti.

Matta 17:14-18

Kalabalığın yanına vardıklarında bir adam İsaya yaklaşıp önünde diz çöktü. "Ya Rab" dedi, "Oğlumun haline acı! Sarası var, çok acı çekiyor. Sık sık ateşe, suya düşüyor. Onu senin öğrencilerine getirdim, ama iyileştiremediler." İsa, "Ey imansız ve sapmış kuşak!" dedi. "Sizinle daha ne kadar kalacağım? Size daha ne kadar katlanacağım? Çocuğu buraya, bana getirin." İsa cini azarlayınca, cin çocuktan çıktı, çocuk o anda iyileşti.

Matta 17:20

İsa, "İmanınız kıt olduğu için" karşılığını verdi. "Size doğrusunu söyleyeyim, bir hardal tanesi kadar imanınız olsa şu dağa, 'Buradan şuraya göç' derseniz, göçer; sizin için imkânsız bir şey olmayacaktır."

Matta 18:8-9

"Eğer elin ya da ayağın günah işlemene neden olursa, onu kesip at. Tek el, tek ayakla yaşama kavuşman, iki elle, iki ayakla sönmez ateşe atılmandan iyidir. Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tek gözle yaşama kavuşman, iki gözle cehennem ateşine atılmandan iyidir.

Matta 18:14

Bunun gibi, göklerdeki Babanız da bu küçüklerden hiçbirinin kaybolmasını istemez."

Matta 20:30-34

Yol kenarında oturan iki kör, İsanın oradan geçmekte olduğunu duyunca, "Ya Rab, ey Davut Oğlu, halimize acı!" diye bağırdılar. Kalabalık onları azarlayarak susturmak istediyse de onlar, "Ya Rab, ey Davut Oğlu, halimize acı!" diyerek daha çok bağırdılar. İsa durup onları çağırdı. "Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?" diye sordu. Onlar da, "Ya Rab, gözlerimiz açılsın" dediler. İsa onlara acıdı, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye başladılar ve O'nun ardından gittiler.

Matta 21:14

İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.

Matta 21:21-22

İsa onlara şu karşılığı verdi: "Size doğrusunu söyleyeyim, eğer imanınız olur da kuşku duymazsanız, yalnız incir ağacına olanı yapmakla kalmazsınız; şu dağa, 'Kalk, denize atıl' derseniz, dediğiniz olacaktır. İmanla dua ederseniz, dilediğiniz her şeyi alırsınız."

Matta 24:9-13

"O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek. O zaman birçok kişi imandan sapacak, birbirlerini ele verecek ve birbirlerinden nefret edecekler. Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak. Kötülüklerin çoğalmasından ötürü birçoklarının sevgisi soğuyacak. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.

Matta 24:21-22

Çünkü o günlerde öyle korkunç bir sıkıntı olacak ki, dünyanın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır. O günler kısaltılmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama seçilmiş olanlar uğruna o günler kısaltılacak.

Matta 25:36

Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.'

Matta 26:35

Petrus, "Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem" dedi. Öğrencilerin hepsi de aynı şeyi söyledi.

Matta 26:37-39

Petrus ile Zebedinin iki oğlunu yanına aldı. Kederlenmeye, ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı. Onlara, "Ölesiye kederliyim" dedi. "Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun." Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. "Baba" dedi, "Mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun."

Matta 27:26

Bunun üzerine Pilatus onlar için Barabbayı salıverdi. İsayı ise kamçılattıktan sonra çarmıha gerilmek üzere askerlere teslim etti.

Matta 27:35

Askerler Onu çarmıha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar.

Matta 27:46

Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, "Eli, Eli, lema şevaktani?" yani, "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" diye bağırdı.

Markos 1:23-26

Tam o sırada havrada bulunan ve kötü ruha tutulmuş bir adam, "Ey Nasıralı İsa, bizden ne istiyorsun?" diye bağırdı. "Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrının Kutsalısın sen!" Tam o sırada havrada bulunan ve kötü ruha tutulmuş bir adam, "Ey Nasıralı İsa, bizden ne istiyorsun?" diye bağırdı. "Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrının Kutsalısın sen!" İsa, "Sus, çık adamdan!" diyerek kötü ruhu azarladı. Kötü ruh adamı sarstı ve büyük bir çığlık atarak içinden çıktı.

Markos 1:30-31

Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler. O da hastaya yaklaştı, elinden tutup kaldırdı. Kadının ateşi düştü, onlara hizmet etmeye başladı.

Markos 1:32-34

Akşam olup güneş batınca, bütün hastaları ve cinlileri İsaya getirdiler. Bütün kent halkı kapıya toplanmıştı. İsa, çeşitli hastalıklara yakalanmış birçok kişiyi iyileştirdi, birçok cini kovdu. Cinlerin konuşmasına izin vermiyordu. Çünkü onlar kendisinin kim olduğunu biliyorlardı.

Markos 1:39-42

Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı. İsaya cüzamlı biri geldi, diz çökerek, "İstersen beni temiz kılabilirsin" diye yalvardı. İsanın yüreği sızladı, elini uzatıp adama dokundu, "İsterim, temiz ol!" dedi. Adam anında cüzamdan kurtulup tertemiz oldu.

Markos 2:3-12

Bu arada Ona dört kişinin taşıdığı felçli bir adamı getirdiler. Kalabalıktan Ona yaklaşamadıkları için, bulunduğu yerin üzerindeki damı delip açarak felçliyi üstünde yattığı şilteyle birlikte aşağı indirdiler. İsa onların imanını görünce felçliye, "Oğlum, günahların bağışlandı" dedi. Orada oturan bazı din bilginleri ise içlerinden şöyle düşündüler: "Bu adam neden böyle konuşuyor? Tanrıya küfrediyor! Tanrıdan başka kim günahları bağışlayabilir?" Orada oturan bazı din bilginleri ise içlerinden şöyle düşündüler: "Bu adam neden böyle konuşuyor? Tanrıya küfrediyor! Tanrıdan başka kim günahları bağışlayabilir?" Akıllarından geçeni hemen ruhunda sezen İsa onlara, "Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz?" dedi. "Hangisi daha kolay, felçliye, 'Günahların bağışlandı' demek mi, yoksa, 'Kalk, şilteni topla, yürü' demek mi? Ne var ki, İnsanoğlunun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye..." Sonra felçliye, "Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git!" dedi. Ne var ki, İnsanoğlunun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye..." Sonra felçliye, "Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git!" dedi. Adam kalktı, hemen şiltesini topladı, hepsinin gözü önünde çıkıp gitti. Herkes şaşakalmıştı. Tanrıyı övüyorlar, "Böylesini hiç görmemiştik" diyorlardı.

Markos 2:17

Bunu duyan İsa onlara, "Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var" dedi. "Ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim."

Markos 3:1-5

İsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardı. Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı. İsa, eli sakat adama, "Kalk, öne çık!" dedi. Sonra havradakilere, "Kutsal Yasaya göre Şabat Günü iyilik yapmak mı doğru, kötülük yapmak mı? Can kurtarmak mı doğru, can almak mı?" diye sordu. Onlardan ses çıkmadı. İsa, çevresindekilere öfkeyle baktı. Yüreklerinin duygusuzluğu Onu kederlendirmişti. Adama, "Elini uzat!" dedi. Adam elini uzattı, eli yine sapasağlam oluverdi.

Markos 3:10-11

Birçoklarını iyileştirmiş olduğundan, çeşitli hastalıklara yakalananlar Ona dokunmak için üzerine üşüşüyordu. Kötü ruhlar Onu görünce ayaklarına kapanıyor, "Sen Tanrının Oğlusun!" diye bağırıyorlardı.

Markos 3:14-15

"İsa bunlardan on iki kişiyi yanında bulundurmak, Tanrı sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili kılmak üzere seçti.

Markos 4:16-17

Kayalık yerlere ekilenler ise, işittikleri sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadıkları için ancak bir süre dayanan kişilerdir. Böyleleri Tanrı sözünden ötürü sıkıntı ya da zulme uğrayınca hemen sendeleyip düşerler. Kayalık yerlere ekilenler ise, işittikleri sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadıkları için ancak bir süre dayanan kişilerdir. Böyleleri Tanrı sözünden ötürü sıkıntı ya da zulme uğrayınca hemen sendeleyip düşerler.

Markos 4:37-40

Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu. İsa, teknenin kıç tarafında bir yastığa yaslanmış uyuyordu. Öğrenciler Onu uyandırıp, "Öğretmenimiz, öleceğiz! Hiç aldırmıyor musun?" dediler. İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, "Sus, sakin ol!" dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu. İsa öğrencilerine, "Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?" dedi.

Markos 5:2-13

İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı. Mezarların içinde yaşayan bu adamı artık kimse zincirle bile bağlı tutamıyordu. Birçok kez zincir ve kösteklerle bağlandığı halde, zincirleri koparmış, köstekleri parçalamıştı. Hiç kimse onunla başa çıkamıyordu. Gece gündüz mezarlarda, dağlarda bağırıp duruyor, kendini taşlarla yaralıyordu. Uzaktan İsayı görünce koşup geldi, Onun önünde yere kapandı. Yüksek sesle haykırarak, "Ey İsa, yüce Tanrının Oğlu, benden ne istiyorsun? Tanrı hakkı için sana yalvarırım, bana işkence etme!" dedi. Çünkü İsa, "Ey kötü ruh, adamın içinden çık!" demişti. Sonra İsa adama, "Adın ne?" diye sordu. "Adım Tümen. Çünkü sayımız çok" dedi. Ruhları o bölgeden çıkarmaması için İsaya yalvarıp yakardı. Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. Kötü ruhlar İsaya, "Bizi şu domuzlara gönder, onlara girelim" diye yalvardılar. İsanın izin vermesi üzerine kötü ruhlar adamdan çıkıp domuzların içine girdiler. Yaklaşık iki bin domuzdan oluşan sürü, dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.

Markos 5:25-29

Orada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın vardı. Birçok hekimin elinden çok çekmiş, varını yoğunu harcamış, ama iyileşeceğine daha da kötüleşmişti. Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu. İçinden, "Giysilerine bile dokunsam kurtulurum" diyordu. O anda kanaması kesiliverdi. Kadın, bedeninin derinliğinde acıdan kurtulduğunu hissetti.

Markos 5:35-42

İsa daha konuşurken, havra yöneticisinin evinden adamlar geldi. Yöneticiye, "Kızın öldü" dediler. "Öğretmeni neden hâlâ rahatsız ediyorsun?" İsa bu sözlere aldırmadan havra yöneticisine, "Korkma, yalnız iman et!" dedi. İsa, Petrus, Yakup ve Yakupun kardeşi Yuhannadan başka hiç kimsenin kendisiyle birlikte gitmesine izin vermedi. Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı. İçeri girerek onlara, "Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?" dedi. "Çocuk ölmedi, uyuyor." Onlar ise kendisiyle alay ettiler. Ama İsa hepsini dışarı çıkardıktan sonra çocuğun annesini babasını ve kendisiyle birlikte olanları alıp çocuğun bulunduğu odaya girdi. Çocuğun elini tutarak ona, "Talita kumi!" dedi. Bu söz, "Kızım, sana söylüyorum, kalk" demektir. On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.

Markos 6:5

Orada birkaç hastayı, üzerlerine ellerini koyarak iyileştirmekten başka hiçbir mucize yapamadı.

Markos 6:13

Birçok cin kovdular; birçok hastayı, üzerlerine yağ sürerek iyileştirdiler.

Markos 6:55-56

Bazıları koşarak bütün yöreyi dolaştı. İsanın bulunduğu yeri öğrenenler, hastaları şilteleriyle oraya götürmeye başladılar. Köy olsun, kent ya da çiftlik olsun, İsa'nın gittiği her yerde, hastaları meydanlara yatırıyor, sadece giysisinin eteğine dokunmalarına izin vermesi için yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi de iyileşti.

Markos 7:25-30

Küçük kızı kötü ruha tutulmuş bir kadın, İsayla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarına kapandı. Yahudi olmayan bu kadın Suriye-Fenike ırkındandı. Kızından cini kovması için İsaya rica etti. İsa ona, "Bırak, önce çocuklar doysunlar" dedi. "Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir." Kadın buna karşılık, "Haklısın, Rab" dedi. "Ama köpekler de sofranın altında çocukların ekmek kırıntılarını yer." İsa ona, "Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin" dedi. Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.

Markos 7:32-37

Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar. İsa adamı kalabalıktan ayırıp bir yana çekti. Parmaklarını adamın kulaklarına soktu, tükürüp onun diline dokundu. Sonra göğe bakarak içini çekti ve adama, "Effata", yani "Açıl!" dedi. Adamın kulakları hemen açıldı, dili çözüldü ve düzgün bir şekilde konuşmaya başladı. İsa orada bulunanları, bunu kimseye söylememeleri için uyardı. Ama onları ne kadar uyardıysa, onlar da haberi o kadar yaydılar. Halk büyük bir hayret içinde kalmıştı. "Yaptığı her şey iyi. Sağırların kulaklarını açıyor, dilsizleri konuşturuyor!" diyorlardı.

Markos 8:22-25

İsa ile öğrencileri Beytsaydaya geldiler. Orada bazı kişiler İsaya kör bir adam getirip ona dokunması için yalvardılar. İsa körün elinden tutarak onu köyün dışına çıkardı. Gözlerine tükürüp ellerini üzerine koydu ve, "Bir şey görüyor musun?" diye sordu. Adam başını kaldırıp, "İnsanlar görüyorum" dedi, "Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar." Sonra İsa ellerini yeniden adamın gözleri üzerine koydu. Adam gözlerini açtı, baktı; iyileşmiş ve her şeyi açık seçik görmeye başlamıştı.

Markos 9:17-27

Halktan biri Ona, "Öğretmenim" diye karşılık verdi, "Dilsiz bir ruha tutulan oğlumu sana getirdim. Ruh onu nerede yakalarsa yere çarpıyor. Çocuk ağzından köpükler saçıyor, dişlerini gıcırdatıyor ve kaskatı kesiliyor. Ruhu kovmaları için öğrencilerine başvurdum, ama başaramadılar." İsa onlara, "Ey imansız kuşak!" dedi. "Sizinle daha ne kadar kalacağım? Size daha ne kadar katlanacağım? Çocuğu bana getirin!" Çocuğu kendisine getirdiler. Ruh, İsayı görür görmez çocuğu şiddetle sarstı; çocuk yere düştü, ağzından köpükler saçarak yuvarlanmaya başladı. İsa çocuğun babasına, "Bu hal çocuğun başına geleli ne kadar oldu?" diye sordu. "Küçüklüğünden beri böyle" dedi babası. "Üstelik ruh onu öldürmek için sık sık ateşe, suya attı. Elinden bir şey gelirse, bize yardım et, halimize acı!" İsa ona, "Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!" dedi. Çocuğun babası hemen, "İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!" diye feryat etti. İsa, halkın koşuşup geldiğini görünce kötü ruhu azarlayarak, "Sana buyuruyorum, dilsiz ve sağır ruh, çocuğun içinden çık ve ona bir daha girme!" dedi. Bunun üzerine ruh bir çığlık attı ve çocuğu şiddetle sarsarak çıktı. Çocuk ölü gibi hareketsiz kaldı, öyle ki oradakilerin birçoğu, "Öldü!" diyordu. Ama İsa elinden tutup kaldırınca, çocuk ayağa kalktı.

Markos 9:43-48

Eğer elin günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaşama kavuşman, iki elle sönmez ateşe, cehenneme gitmenden iyidir. Eğer elin günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaşama kavuşman, iki elle sönmez ateşe, cehenneme gitmenden iyidir. Eğer ayağın günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek ayakla yaşama kavuşman, iki ayakla cehenneme atılmandan iyidir. Eğer ayağın günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek ayakla yaşama kavuşman, iki ayakla cehenneme atılmandan iyidir. Eğer gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Tanrının Egemenliğine tek gözle girmen, iki gözle cehenneme atılmandan iyidir. 'Oradakileri kemiren kurt ölmez, Yakan ateş sönmez.'

Markos 10:46-52

Sonra Erihaya geldiler. İsa, öğrencileri ve büyük bir kalabalıkla birlikte Erihadan ayrılırken, Timay oğlu Bartimay adında kör bir dilenci yol kenarında oturuyordu. Nasıralı İsanın orada olduğunu duyunca, "Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!" diye bağırmaya başladı. Birçok kimse onu azarlayarak susturmak istediyse de o, "Ey Davut Oğlu, halime acı!" diyerek daha çok bağırdı. İsa durdu, "Çağırın onu" dedi. Kör adama seslenerek, "Ne mutlu sana! Kalk, seni çağırıyor!" dediler. Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi. İsa, "Senin için ne yapmamı istiyorsun?" diye sordu. Kör adam, "Rabbuni, gözlerim görsün" dedi. İsa, "Gidebilirsin, imanın seni kurtardı" dedi. Adam o anda yeniden görmeye başladı ve yol boyunca İsa'nın ardından gitti.

Markos 11:22-24

İsa onlara şöyle karşılık verdi: "Tanrıya iman edin. Size doğrusunu söyleyeyim, kim şu dağa, 'Kalk, denize atıl!' der ve yüreğinde kuşku duymadan dediğinin olacağına inanırsa, dileği yerine gelecektir. Bunun için size diyorum ki, duayla dilediğiniz her şeyi daha şimdiden almış olduğunuza inanın, dileğiniz yerine gelecektir.

Markos 13:9-13

"Ama siz kendinize dikkat edin! İnsanlar sizi mahkemelere verecek, havralarda dövecekler. Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara tanıklık edeceksiniz. Ne var ki, önce Müjdenin bütün uluslara duyurulması gerekir. Sizi tutuklayıp mahkemeye verdiklerinde, 'Ne söyleyeceğiz?' diye önceden kaygılanmayın. O anda size ne esinlenirse onu söyleyin. Çünkü konuşan siz değil, Kutsal Ruh olacak. Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek. Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.

Markos 14:31

Ama Petrus üsteleyerek, "Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem" dedi. Öğrencilerin hepsi de aynı şeyi söyledi.

Markos 14:33-36

Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı. Onlara, "Ölesiye kederliyim" dedi. "Burada kalın, uyanık durun." Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. "Mümkünse o saati yaşamayayım" dedi. "Abba, Baba, senin için her şey mümkün, bu kâseyi benden uzaklaştır. Ama benim değil, senin istediğin olsun."

Markos 15:15

Halkı memnun etmek isteyen Pilatus, onlar için Barabbayı salıverdi. İsayı ise kamçılattıktan sonra çarmıha gerilmek üzere askerlere teslim etti.

Markos 15:24-25

Sonra Onu çarmıha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarında paylaştılar. İsayı çarmıha gerdiklerinde saat dokuzdu.

Markos 15:34

Saat üçte İsa yüksek sesle, "Elohi, Elohi, lema şevaktani" yani, "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" diye bağırdı.

Markos 16:17-18

İman edenlerle birlikte görülecek belirtiler şunlardır: Benim adımla cinleri kovacaklar, yeni dillerle konuşacaklar, yılanları elleriyle tutacaklar. Öldürücü bir zehir içseler bile, zarar görmeyecekler. Ellerini hastaların üzerine koyacaklar ve hastalar iyileşecek." İman edenlerle birlikte görülecek belirtiler şunlardır: Benim adımla cinleri kovacaklar, yeni dillerle konuşacaklar, yılanları elleriyle tutacaklar. Öldürücü bir zehir içseler bile, zarar görmeyecekler. Ellerini hastaların üzerine koyacaklar ve hastalar iyileşecek."

Luka 4:18

"Rabbin Ruhu üzerimdedir. Çünkü O beni yoksullara Müjdeyi iletmek için meshetti. Tutsaklara serbest bırakılacaklarını, Körlere gözlerinin açılacağını duyurmak için, Ezilenleri özgürlüğe kavuşturmak Ve Rabbin lütuf yılını ilan etmek için Beni gönderdi."

Luka 4:33-36

Havrada cinli, içinde kötü ruh olan bir adam vardı. Adam yüksek sesle, "Ey Nasıralı İsa, bırak bizi! Bizden ne istiyorsun?" diye bağırdı. "Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrının Kutsalısın sen!" Havrada cinli, içinde kötü ruh olan bir adam vardı. Adam yüksek sesle, "Ey Nasıralı İsa, bırak bizi! Bizden ne istiyorsun?" diye bağırdı. "Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduğunu biliyorum, Tanrının Kutsalısın sen!" İsa, "Sus, çık adamdan!" diyerek cini azarladı. Cin adamı herkesin önünde yere vurduktan sonra, ona hiç zarar vermeden içinden çıktı. Herkes şaşkına dönmüştü. Birbirlerine, "Bu nasıl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çıkmalarını buyuruyor, onlar da çıkıyor!" diyorlardı.

Luka 4:38-39

İsa havradan ayrılarak Simunun evine gitti. Simunun kaynanası hastaydı, ateşler içindeydi. Onun için İsadan yardım istediler. İsa kadının başucunda durup ateşi azarladı, kadının ateşi düştü. Kadın hemen ayağa kalkıp onlara hizmet etmeye başladı.

Luka 4:40

Güneş batarken herkes çeşitli hastalıklara yakalanmış akrabalarını İsaya getirdi. İsa her birinin üzerine ellerini koyarak onları iyileştirdi.

Luka 5:12-13

İsa kentlerden birindeyken, her yanını cüzam kaplamış bir adamla karşılaştı. Adam İsayı görünce yüzüstü yere kapanıp yalvardı: "Ya Rab, istersen beni temiz kılabilirsin" dedi. İsa elini uzatıp adama dokundu, "İsterim, temiz ol!" dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.

Luka 5:15

Ne var ki, İsayla ilgili haber daha da çok yayıldı. Kalabalık halk toplulukları İsayı dinlemek ve hastalıklarından kurtulmak amacıyla akın akın geliyordu.

Luka 5:17-25

Bir gün İsa öğretiyordu. Celilenin ve Yahudiyenin bütün köylerinden ve Yeruşalimden gelen Ferisilerle Kutsal Yasa öğretmenleri Onun çevresinde oturuyorlardı. İsa, Rabbin gücü sayesinde hastaları iyileştiriyordu. O sırada birkaç kişi, yatak üzerinde taşıdıkları felçli bir adamı evden içeri sokup İsanın önüne koymaya çalışıyordu. Kalabalıktan ötürü onu içeri sokacak yol bulamayınca dama çıktılar, kiremitleri kaldırıp adamı yatakla birlikte orta yere, İsanın önüne indirdiler. İsa onların imanını görünce, "Dostum, günahların bağışlandı" dedi. Din bilginleriyle Ferisiler, "Tanrıya küfreden bu adam kim? Tanrıdan başka kim günahları bağışlayabilir?" diye düşünmeye başladılar. Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: "Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? Hangisi daha kolay, 'Günahların bağışlandı' demek mi, yoksa 'Kalk, yürü' demek mi? Ne var ki, İnsanoğlunun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye..." Sonra felçli adama, "Sana söylüyorum, kalk, yatağını toplayıp evine git!" dedi. Adam onların gözü önünde hemen ayağa kalktı, üzerinde yattığı yatağı topladı ve Tanrıyı yücelterek evine gitti.

Luka 5:31-32

İsa onlara şu karşılığı verdi: "Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var. Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim."

Luka 6:6-10

Bir başka Şabat Günü İsa havraya girmiş öğretiyordu. Orada sağ eli sakat bir adam vardı. İsayı suçlamak için fırsat kollayan din bilginleriyle Ferisiler, Şabat Günü hastaları iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı. İsa, onların ne düşündüklerini biliyordu. Eli sakat olan adama, "Ayağa kalk, öne çık" dedi. O da kalktı, orta yerde durdu. İsa onlara, "Size sorayım" dedi, "Kutsal Yasaya göre Şabat Günü iyilik yapmak mı doğru, kötülük yapmak mı? Can kurtarmak mı doğru, öldürmek mi?" Gözlerini hepsinin üzerinde gezdirdikten sonra adama, "Elini uzat" dedi. Adam elini uzattı, eli yine sapasağlam oluverdi.

Luka 6:17-19

İsa bunlarla birlikte aşağı inip düzlük bir yerde durdu. Öğrencilerinden büyük bir kalabalık ve bütün Yahudiyeden, Yeruşalimden, Surla Sayda yakınlarındaki kıyı bölgesinden gelen büyük bir halk topluluğu da oradaydı. İsayı dinlemek ve hastalıklarına şifa bulmak için gelmişlerdi. Kötü ruhlar yüzünden sıkıntı çekenler de iyileştiriliyordu. Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.

Luka 6:21-23

Ne mutlu size, şimdi açlık çekenler! Çünkü doyurulacaksınız. Ne mutlu size, şimdi ağlayanlar! Çünkü güleceksiniz. İnsanoğluna bağlılığınız yüzünden İnsanlar sizden nefret ettikleri, Sizi toplum dışı edip aşağıladıkları Ve adınızı kötüleyip sizi reddettikleri zaman Ne mutlu size! O gün sevinin, coşkuyla zıplayın! Çünkü gökteki ödülünüz büyüktür. Nitekim onların ataları da Peygamberlere böyle davrandılar.

Luka 7:2-10

Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu. İsayla ilgili haberleri duyan yüzbaşı, gelip kölesini iyileştirmesini rica etmek üzere Ona Yahudilerin bazı ileri gelenlerini gönderdi. Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: "Bu adam senin yardımına layıktır. Çünkü ulusumuzu seviyor. Havramızı yaptıran da kendisidir." İsa onlarla birlikte yola çıktı. Eve yaklaştığı sırada, yüzbaşı bazı dostlarını yollayıp Ona şu haberi gönderdi: "Ya Rab, zahmet etme; evime girmene layık değilim. Bu yüzden yanına gelmeye de kendimi layık görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uşağım iyileşir. Ben de buyruk altında bir görevliyim, benim de buyruğumda askerlerim var. Birine, 'Git' derim, gider; ötekine, 'Gel' derim, gelir; köleme, 'Şunu yap' derim, yapar." Bu sözleri duyan İsa yüzbaşıya hayran kaldı. Ardından gelen kalabalığa dönerek, "Size şunu söyleyeyim" dedi, "İsrailde bile böyle iman görmedim." Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileşmiş buldular.

Luka 7:12-15

İsa kentin kapısına tam yaklaştığı sırada, dul annesinin tek oğlu olan bir adamın cenazesi kaldırılıyordu. Kent halkından büyük bir kalabalık da kadınla birlikteydi. Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, "Ağlama" dedi. Yaklaşıp cenaze sedyesine dokununca sedyeyi taşıyanlar durdu. İsa, "Delikanlı" dedi, "Sana söylüyorum, kalk!" Ölü doğrulup oturdu ve konuşmaya başladı. İsa onu annesine geri verdi.

Luka 7:21-22

Tam o sırada İsa, çeşitli hastalıklara, illetlere ve kötü ruhlara tutulmuş birçok kişiyi iyileştirdi, birçok körün gözünü açtı. Sonra Yahyanın öğrencilerine şöyle karşılık verdi: "Gidin, görüp işittiklerinizi Yahyaya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor.

Luka 8:2

Kötü ruhlardan ve hastalıklardan kurtulan bazı kadınlar, içinden yedi cin çıkmış olan Mecdelli denilen Meryem, Hirodesin kâhyası Kuzanın karısı Yohanna, Suzanna ve daha birçokları İsayla birlikte dolaşıyordu. Bunlar, kendi olanaklarıyla İsaya ve öğrencilerine yardım ediyorlardı.

Luka 8:23-25

Teknede giderlerken İsa uykuya daldı. O sırada gölde fırtına koptu. Tekne su almaya başlayınca tehlikeli bir duruma düştüler. Gidip İsayı uyandırarak, "Efendimiz, Efendimiz, öleceğiz!" dediler. İsa kalkıp rüzgarı ve kabaran dalgaları azarladı. Fırtına dindi ve ortalık sütliman oldu. İsa öğrencilerine, "Nerede imanınız?" dedi. Onlar korku ve şaşkınlık içindeydiler. Birbirlerine, "Bu adam kim ki, rüzgara, suya bile buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyor!" dediler.

Luka 8:26-33

Celilenin karşısında bulunan Gerasalıların memleketine vardılar. İsa karaya çıkınca kentten bir adam Onu karşıladı. Cinli ve uzun zamandan beri giysi giymeyen bu adam evde değil, mezarlık mağaralarda yaşıyordu. Adam İsayı görünce çığlık atıp önünde yere kapandı. Yüksek sesle, "Ey İsa, yüce Tanrının Oğlu, benden ne istiyorsun?" dedi. "Sana yalvarırım, bana işkence etme!" Çünkü İsa, kötü ruha adamın içinden çıkmasını buyurmuştu. Kötü ruh adamı sık sık etkisi altına alıyordu. Adam zincir ve kösteklerle bağlanıp başına nöbetçi konulduğu halde bağlarını paralıyor ve cin tarafından ıssız yerlere sürülüyordu. İsa ona, "Adın ne?" diye sordu. O da, "Tümen" diye yanıtladı. Çünkü onun içine bir sürü cin girmişti. Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular. Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. Cinler, domuzların içine girmelerine izin vermesi için İsaya yalvardılar. O da onlara izin verdi. Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.

Luka 8:43-44

On iki yıldır kanaması olan bir kadın da oradaydı. Varını yoğunu hekimlere harcamıştı; ama hiçbiri onu iyileştirememişti. İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu ve o anda kanaması kesildi.

Luka 8:49-55

İsa daha konuşurken havra yöneticisinin evinden biri geldi. Yöneticiye, "Kızın öldü" dedi, "Artık öğretmeni rahatsız etme." İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: "Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak." İsa adamın evine gelince Petrus, Yuhanna, Yakup ve kızın annesi babası dışında hiç kimsenin kendisiyle birlikte içeri girmesine izin vermedi. Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, "Ağlamayın" dedi, "Kız ölmedi, uyuyor." Kızın öldüğünü bildikleri için İsayla alay ettiler. O ise kızın elini tutarak, "Kızım, kalk!" diye seslendi. Ruhu yeniden bedenine dönen kız hemen ayağa kalktı. İsa, kıza yemek verilmesini buyurdu.

Luka 9:1-2

İsa, Onikileri yanına çağırıp onlara bütün cinler üzerinde ve hastalıkları iyileştirmek için güç ve yetki verdi. Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.

Luka 9:6

Onlar da yola çıktılar, her yerde Müjdeyi yayarak ve hastaları iyileştirerek köy köy dolaştılar.

Luka 9:11

Bunu öğrenen halk Onun ardından gitti. İsa onları ilgiyle karşıladı, kendilerine Tanrının Egemenliğinden söz etti ve şifaya ihtiyacı olanları iyileştirdi.

Luka 9:38-42

Kalabalığın içinden bir adam, "Öğretmenim" diye seslendi, "Yalvarırım, oğlumu bir gör, o tek çocuğumdur. Bir ruh onu yakalıyor, o da birdenbire çığlık atıyor. Ruh onu, ağzından köpükler gelene dek şiddetle sarsıyor. Bedenini yara bere içinde bırakarak güçbela ayrılıyor. Ruhu kovmaları için öğrencilerine yalvardım, ama başaramadılar." İsa şöyle karşılık verdi: "Ey imansız ve sapmış kuşak! Sizinle daha ne kadar kalıp size katlanacağım? Oğlunu buraya getir." Çocuk daha İsaya yaklaşırken cin onu yere vurup şiddetle sarstı. Ama İsa kötü ruhu azarladı, çocuğu iyileştirerek babasına geri verdi.

Luka 10:9

Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, 'Tanrının Egemenliği size yaklaştı' deyin.

Luka 10:19

Ben size, yılanları ve akrepleri ayak altında ezmek ve düşmanın bütün gücünü alt etmek için yetki verdim. Hiçbir şey size zarar vermeyecektir.

Luka 10:30-34

İsa şöyle yanıt verdi: "Adamın biri Yeruşalimden Erihaya inerken haydutların eline düştü. Onu soyup dövdüler, yarı ölü bırakıp gittiler. Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti. Bir Levili de oraya varıp adamı görünce aynı şekilde geçip gitti. O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı. Adamın yanına gitti, yaralarının üzerine yağla şarap dökerek sardı. Sonra adamı kendi hayvanına bindirip hana götürdü, onunla ilgilendi.

Luka 11:14

İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.

Luka 12:6-7

Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir. Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.

Luka 12:22-32

İsa öğrencilerine şöyle dedi: "Bu nedenle size şunu söylüyorum: 'Ne yiyeceğiz?' diye canınız için, 'Ne giyeceğiz?' diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemlidir. Kargalara bakın! Ne eker, ne biçerler; ne kilerleri, ne ambarları vardır. Tanrı yine de onları doyurur. Siz kuşlardan çok daha değerlisiniz! Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir? Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz? "Zambakların nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi. Ey kıt imanlılar, bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrının sizi de giydireceği çok daha kesindir. 'Ne yiyeceğiz, ne içeceğiz?' diye düşünüp tasalanmayın. Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. Siz Onun egemenliğinin ardından gidin, o zaman size bunlar da verilecektir. "Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü.

Luka 12:33-34

Mallarınızı satın, sadaka olarak verin. Kendinize eskimeyen keseler, göklerde tükenmeyen bir hazine edinin. Orada ne hırsız ona yaklaşır, ne de güve onu yer. Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır."

Luka 13:11-13

On sekiz yıldır içinde hastalık ruhu bulunan bir kadın da oradaydı. İki büklüm olmuş, belini hiç doğrultamıyordu. İsa onu görünce yanına çağırdı. "Kadın" dedi, "Hastalığından kurtuldun." Ellerini kadının üzerine koydu. Kadın hemen doğruldu ve Tanrıyı yüceltmeye başladı.

Luka 13:16

Buna göre, Şeytanın on sekiz yıldır bağlı tuttuğu, İbrahimin bir kızı olan bu kadının da Şabat Günü bu bağdan çözülmesi gerekmez miydi?"

Luka 13:32

İsa onlara şöyle dedi: "Gidin, o tilkiye söyleyin, 'Bugün ve yarın cinleri kovup hastaları iyileştireceğim ve üçüncü gün hedefime ulaşacağım.'

Luka 14:2-4

Önünde, vücudu su toplamış bir adam vardı. İsa, Kutsal Yasa uzmanlarına ve Ferisilere, "Şabat Günü bir hastayı iyileştirmek Kutsal Yasaya uygun mudur, değil midir?" diye sordu. Onlar ses çıkarmadılar. İsa adamı tutup iyileştirdi, sonra eve gönderdi.

Luka 14:13

Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.

Luka 16:19-31

"Zengin bir adam vardı. Mor, ince keten giysiler giyer, bolluk içinde her gün eğlenirdi. Her tarafı yara içinde olan Lazar adında yoksul bir adam bu zenginin kapısının önüne bırakılırdı; zenginin sofrasından düşen kırıntılarla karnını doyurmaya can atardı. Bir yandan da köpekler gelip onun yaralarını yalardı. Her tarafı yara içinde olan Lazar adında yoksul bir adam bu zenginin kapısının önüne bırakılırdı; zenginin sofrasından düşen kırıntılarla karnını doyurmaya can atardı. Bir yandan da köpekler gelip onun yaralarını yalardı. "Bir gün yoksul adam öldü, melekler onu alıp İbrahimin yanına götürdüler. Sonra zengin adam da öldü ve gömüldü. Ölüler diyarında ıstırap çeken zengin adam başını kaldırıp uzakta İbrahimi ve onun yanında Lazarı gördü. 'Ey babamız İbrahim, acı bana!' diye seslendi. 'Lazarı gönder de parmağının ucunu suya batırıp dilimi serinletsin. Bu alevlerin içinde azap çekiyorum.' "İbrahim, 'Oğlum' dedi, 'Yaşamın boyunca senin iyilik payını, Lazarın da kötülük payını aldığını unutma. Şimdiyse o burada teselli ediliyor, sen de azap çekiyorsun. Üstelik, aramıza öyle bir uçurum kondu ki, ne buradan size gelmek isteyenler gelebilir, ne de oradan kimse bize gelebilir.' "Zengin adam şöyle dedi: 'Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazarı babamın evine gönder. Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.' "İbrahim, 'Onlarda Musanın ve peygamberlerin sözleri var, onları dinlesinler' dedi. "Zengin adam, 'Hayır, İbrahim baba, dinlemezler!' dedi. 'Ancak ölüler arasından biri onlara giderse, tövbe ederler.' "İbrahim ona, 'Eğer Musa ile peygamberleri dinlemezlerse, ölüler arasından biri dirilse bile ikna olmazlar' dedi."

Luka 17:12-15

Köyün birine girerken Onu cüzamlı on adam karşıladı. Bunlar uzakta durarak, "İsa, Efendimiz, halimize acı!" diye seslendiler. Köyün birine girerken Onu cüzamlı on adam karşıladı. Bunlar uzakta durarak, "İsa, Efendimiz, halimize acı!" diye seslendiler. İsa onları görünce, "Gidin, kâhinlere görünün" dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler. Onlardan biri, iyileştiğini görünce yüksek sesle Tanrıyı yücelterek geri döndü, yüzüstü İsanın ayaklarına kapanıp Ona teşekkür etti. Bu adam Samiriyeliydi.

Luka 17:33

Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.

Luka 18:35-43

İsa Erihaya yaklaşırken kör bir adam yol kenarında oturmuş dileniyordu. Adam oradan geçen kalabalığı duyunca, "Ne oluyor?" diye sordu. Ona, "Nasıralı İsa geçiyor" dediler. O da, "Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!" diye bağırdı. Önden gidenler onu azarlayarak susturmak istedilerse de o, "Ey Davut Oğlu, halime acı!" diyerek daha çok bağırdı. İsa durup adamın kendisine getirilmesini buyurdu. Adam yaklaşınca İsa, "Senin için ne yapmamı istiyorsun?" diye sordu. O da, "Ya Rab, gözlerim görsün" dedi. İsa durup adamın kendisine getirilmesini buyurdu. Adam yaklaşınca İsa, "Senin için ne yapmamı istiyorsun?" diye sordu. O da, "Ya Rab, gözlerim görsün" dedi. İsa, "Gözlerin görsün" dedi. "İmanın seni kurtardı." Adam o anda yeniden görmeye başladı ve Tanrı'yı yücelterek İsa'nın ardından gitti. Bunu gören bütün halk Tanrı'ya övgüler sundu.

Luka 19:10

Nitekim İnsanoğlu, kaybolanı arayıp kurtarmak için geldi."

Luka 20:36

Bir daha ölmeleri de söz konusu değildir. Çünkü meleklere benzerler ve dirilişin çocukları olarak Tanrının çocuklarıdırlar.

Luka 21:12-18

"Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayıp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adımdan ötürü kralların, valilerin önüne çıkarılacaksınız. Bu size tanıklık etme fırsatı olacak. Buna göre kendinizi nasıl savunacağınızı önceden düşünmemekte kararlı olun. Çünkü ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek. Anne babanız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler. Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ne var ki, başınızdaki saçlardan bir tel bile yok olmayacaktır.

Luka 22:28

Denendiğim zamanlar benimle birlikte dayanmış olanlar sizlersiniz.

Luka 22:31-33

"Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır. Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir." Simun İsaya, "Ya Rab, ben seninle birlikte zindana da, ölüme de gitmeye hazırım" dedi.

Luka 22:44

Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.

Luka 23:33-34

Kafatası denilen yere vardıklarında İsayı, biri sağında öbürü solunda olmak üzere, iki suçluyla birlikte çarmıha gerdiler. İsa, "Baba, onları bağışla" dedi. "Çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar." Onun giysilerini aralarında paylaşmak için kura çektiler.

Luka 23:43

İsa ona, "Sana doğrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın" dedi.

Luka 23:46

İsa yüksek sesle, "Baba, ruhumu ellerine bırakıyorum!" diye seslendi. Bunu söyledikten sonra son nefesini verdi.

Yuhanna 3:16

"Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, Ona iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.

Yuhanna 4:46-53

İsa yine, suyu şaraba çevirdiği Celilenin Kana Köyüne geldi. Orada saraya bağlı bir memur vardı. Oğlu Kefarnahumda hastaydı. Adam, İsanın Yahudiyeden Celileye geldiğini işitince yanına gitti, evine gelip ölmek üzere olan oğlunu iyileştirmesi için Ona yalvardı. İsa adama, "Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz" dedi. Saray memuru İsaya, "Efendim, çocuğum ölmeden yetiş!" dedi. İsa, "Git, oğlun yaşayacak" dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti. Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler. Adam onlara, oğlunun iyileşmeye başladığı saati sordu. "Dün öğle üstü saat birde ateşi düştü" dediler. Baba bunun, İsanın, "Oğlun yaşayacak" dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti.

Yuhanna 5:3-9

Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı. Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı. Orada otuz sekiz yıldır hasta olan bir adam vardı. İsa hasta yatan bu adamı görünce ve uzun zamandır bu durumda olduğunu anlayınca, "İyi olmak ister misin?" diye sordu. Hasta şöyle yanıt verdi: "Efendim, su çalkandığı zaman beni havuza indirecek kimsem yok, tam gireceğim an benden önce başkası giriyor." İsa ona, "Kalk, şilteni topla ve yürü" dedi. Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günüydü.

Yuhanna 5:14

İsa daha sonra adamı tapınakta buldu. "Bak, iyi oldun. Artık günah işleme de başına daha kötü bir şey gelmesin" dedi.

Yuhanna 6:2

Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.

Yuhanna 6:35-37

İsa, "Yaşam ekmeği Benim. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz" dedi. "Ama ben size dedim ki, 'Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.' Babanın bana verdiklerinin hepsi bana gelecek ve bana geleni asla kovmam.

Yuhanna 8:12

İsa yine halka seslenip şöyle dedi: "Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur."

Yuhanna 9:1-7

İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü. Öğrencileri İsaya, "Rabbî, kim günah işledi de bu adam kör doğdu? Kendisi mi, yoksa annesi babası mı?" diye sordular. İsa şu yanıtı verdi: "Ne kendisi, ne de annesi babası günah işledi. Tanrının işleri onun yaşamında görülsün diye kör doğdu. Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz. Dünyada olduğum sürece dünyanın ışığı Benim." Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü. Adama, "Git, Şiloah Havuzunda yıkan" dedi. Şiloah, gönderilmiş anlamına gelir. Adam gidip yıkandı, gözleri açılmış olarak döndü.

Yuhanna 9:32

Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.

Yuhanna 10:10-11

Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim. Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.

Yuhanna 10:28-29

Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz. Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Babanın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez.

Yuhanna 11:25-26

İsa ona, "Diriliş ve yaşam Benim" dedi. "Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?"

Yuhanna 11:32-36

Meryem İsanın bulunduğu yere vardı. Onu görünce ayaklarına kapanarak, "Ya Rab" dedi, "Burada olsaydın, kardeşim ölmezdi." Meryemin ve onunla gelen Yahudilerin ağladığını gören İsanın ruhunu hüzün kapladı, yüreği sızladı. "Onu nereye koydunuz?" diye sordu. Ona, "Ya Rab, gel gör" dediler. İsa ağladı. Yahudiler, "Bakın, onu ne kadar seviyormuş!" dediler.

Yuhanna 11:39-44

İsa, "Taşı çekin!" dedi. Ölenin kızkardeşi Marta, "Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu" dedi. İsa ona, "Ben sana, 'İman edersen Tanrının yüceliğini göreceksin' demedim mi?" dedi. Bunun üzerine taşı çektiler. İsa gözlerini gökyüzüne kaldırarak şöyle dedi: "Baba, beni işittiğin için sana şükrediyorum. Beni her zaman işittiğini biliyordum. Ama bunu, çevrede duran halk için, beni senin gönderdiğine iman etsinler diye söyledim." Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, "Lazar, dışarı çık!" diye bağırdı. Ölü, elleri ayakları sargılarla bağlı, yüzü peşkirle sarılmış olarak dışarı çıktı. İsa oradakilere, "Onu çözün, bırakın gitsin" dedi.

Yuhanna 14:1-2

"Yüreğiniz sıkılmasın. Tanrıya iman edin, bana da iman edin. Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.

Yuhanna 14:13-14

Baba Oğulda yüceltilsin diye, benim adımla dilediğiniz her şeyi yapacağım. Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağım."

Yuhanna 14:27

Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.

Yuhanna 15:7-8

Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.

Yuhanna 15:11

Bunları size, sevincim sizde olsun ve sevinciniz tamamlansın diye söyledim.

Yuhanna 16:22-24

Bunun gibi, siz de şimdi kederleniyorsunuz, ama sizi yine göreceğim. O zaman yürekten sevineceksiniz. Sevincinizi kimse sizden alamaz. O gün bana hiçbir şey sormayacaksınız. Size doğrusunu söyleyeyim, benim adımla Babadan ne dilerseniz, size verecektir. Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.

Yuhanna 16:33

Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!"

Yuhanna 19:1

O zaman Pilatus İsayı tutup kamçılattı.

Yuhanna 19:16-18

Bunun üzerine Pilatus İsayı, çarmıha gerilmek üzere onlara teslim etti. Askerler İsayı alıp götürdüler. İsa çarmıhını kendisi taşıyıp Kafatası -İbranicede Golgota- denilen yere çıktı. Orada Onu ve iki kişiyi daha çarmıha gerdiler. Biri bir yanda, öbürü öteki yanda, İsa ise ortadaydı.

Yuhanna 19:30

İsa şarabı tadınca, "Tamamlandı!" dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti.

Yuhanna 19:37

Yine başka bir Yazıda, "Bedenini deştiklerine bakacaklar" deniyor.

Resullerin 2:21

O zaman Rabbi adıyla çağıran herkes kurtulacak.'

Resullerin 2:26-28

Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak. Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin. Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.'

Resullerin 3:6-9

Petrus, "Bende altın ve gümüş yok, ama bende olanı sana veriyorum" dedi. "Nasıralı İsa Mesihin adıyla, yürü!" Sonra onu sağ elinden kavrayıp kaldırdı. Adamın ayakları ve bilekleri o anda sapasağlam oldu. Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrıyı överek onlarla birlikte tapınağa girdi. Bütün halk, onun yürüyüp Tanrıyı övdüğünü gördü.

Resullerin 5:15-16

Bütün bunların sonucu, yoldan geçen Petrusun hiç değilse gölgesi bazılarının üzerine düşsün diye halk, hasta olanları caddelere çıkartıp şilteler ve döşekler üzerine yatırır oldu. Yeruşalimin çevresindeki kasabalardan da kalabalıklar geliyor, hastaları ve kötü ruhlardan acı çekenleri getiriyorlardı. Bunların hepsi iyileştirildi.

Resullerin 5:17-20

Bunun üzerine, kıskançlıkla dolan başkâhin ve yanındakilerin hepsi, yani Saduki mezhebinden olanlar, elçileri yakalatıp devlet tutukevine attırdılar. Bunun üzerine, kıskançlıkla dolan başkâhin ve yanındakilerin hepsi, yani Saduki mezhebinden olanlar, elçileri yakalatıp devlet tutukevine attırdılar. Ama geceleyin Rabbin bir meleği zindanın kapılarını açıp onları dışarı çıkarttı. "Gidin! Tapınağa girip bu yeni yaşamla ilgili sözlerin hepsini halka duyurun" dedi. Ama geceleyin Rabbin bir meleği zindanın kapılarını açıp onları dışarı çıkarttı. "Gidin! Tapınağa girip bu yeni yaşamla ilgili sözlerin hepsini halka duyurun" dedi.

Resullerin 5:41

Elçiler İsanın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurulun huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.

Resullerin 8:3-4

Saul ise inanlılar topluluğunu kırıp geçiriyordu. Ev ev dolaşarak, kadın erkek demeden imanlıları dışarı sürüklüyor, hapse atıyordu. Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.

Resullerin 8:6-8

Filipusu dinleyen ve gerçekleştirdiği belirtileri gören kalabalıklar, hep birlikte onun söylediklerine kulak verdiler. Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi. Ve o kentte büyük sevinç oldu.

Resullerin 10:38

Yahyanın vaftiz çağrısından sonra Celileden başlayarak bütün Yahudiyede meydana gelen olayları, Tanrının, Nasıralı İsayı nasıl Kutsal Ruhla ve kudretle meshettiğini biliyorsunuz. İsa her yanı dolaşarak iyilik yapıyor, İblisin baskısı altında olanların hepsini iyileştiriyordu. Çünkü Tanrı Onunla birlikteydi.

Resullerin 12:4-10

Petrusu tutuklatıp hapse attırdı ve dörder kişilik dört takım askerin gözetimine teslim etti. Fısıh Bayramından sonra onu halkın önünde yargılamak niyetindeydi. Bu nedenle Petrus hapiste tutuldu. Ama inanlılar topluluğu onun için Tanrıya hararetle dua ediyordu. Petrus, Hirodesin kendisini yargılayacağı günden önceki gece, çift zincirle bağlı olarak iki askerin arasında uyuyordu. Kapıda duran nöbetçiler de zindanın güvenliğini sağlıyordu. Birdenbire Rabbin bir meleği göründü ve hücrede bir ışık parladı. Melek, Petrusun böğrüne dokunup onu uyandırdı. "Çabuk, kalk!" dedi. O anda zincirler Petrusun bileklerinden düştü. Melek ona, "Kuşağını bağla, çarıklarını giy" dedi. Petrus da söyleneni yaptı. "Abanı giy, beni izle" dedi melek. Petrus onu izleyerek dışarı çıktı. Ama meleğin yaptığının gerçek olduğunu anlamıyor, bir görüm gördüğünü sanıyordu. Birinci ve ikinci nöbetçiyi geçerek kente açılan demir kapıya geldiler. Kapı, önlerinde kendiliğinden açıldı. Dışarı çıkıp bir sokak boyunca yürüdüler, sonra melek ansızın Petrusun yanından ayrıldı.

Resullerin 14:22

O kentte de Müjdeyi duyurup birçok öğrenci edindiler. Pavlusla Barnaba daha sonra Listra, Konya ve Antakyaya dönerek öğrencileri ruhça pekiştirdiler, imana bağlı kalmaları için onlara cesaret verdiler. "Tanrının Egemenliğine, birçok sıkıntıdan geçerek girmemiz gerekir" diyorlardı.

Resullerin 16:22-23

Halk da Pavlusla Silasa yapılan saldırıya katıldı. Yargıçlar onların giysilerini yırtıp sıyırarak değnekle dövülmeleri için buyruk verdi. Onları iyice dövdürdükten sonra hapse attılar. Zindancıya, onları sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular.

Resullerin 16:24-30

Bu buyruğu alan zindancı onları hapishanenin iç bölmesine atarak ayaklarını tomruğa vurdu. Gece yarısına doğru Pavlusla Silas dua ediyor, Tanrıyı ilahilerle yüceltiyorlardı. Öbür tutuklular da onları dinliyordu. Birdenbire öyle şiddetli bir deprem oldu ki, tutukevi temelden sarsıldı. Bir anda bütün kapılar açıldı, herkesin zincirleri çözüldü. Zindancı uyandı. Zindan kapılarını açık görünce kılıcını çekip canına kıymak istedi. Çünkü tutukluların kaçtığını sanmıştı. Ama Pavlus yüksek sesle, "Canına kıyma, hepimiz buradayız!" diye seslendi. Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlusla Silasın önünde yere kapandı. Onları dışarı çıkararak, "Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?" diye sordu.

Resullerin 19:11-12

Tanrı, Pavlusun eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu. Şöyle ki, Pavlusun bedenine değen peşkir ve peştamallar hasta olanlara götürüldüğünde, hastalıkları yok oluyor, kötü ruhlar içlerinden çıkıyordu.

Resullerin 20:19

Yahudilerin kurduğu düzenlerden çektiğim sıkıntıların ortasında Rabbe tam bir alçakgönüllülükle, gözyaşları içinde kulluk ettim.

Resullerin 20:22-24

"Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum. Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor. Canımı hiç önemsemiyorum, ona değer vermiyorum. Yeter ki yarışı bitireyim ve Rab İsadan aldığım görevi, Tanrının lütfunu bildiren Müjdeye tanıklık etme görevini tamamlayayım.

Resullerin 20:35

Yaptığım her işte sizlere, böyle emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz ve Rab İsanın, 'Vermek, almaktan daha büyük mutluluktur' diyen sözünü unutmamamız gerektiğini gösterdim."

Resullerin 21:13-14

Bunun üzerine Pavlus şöyle karşılık verdi: "Ne yapıyorsunuz, ne diye ağlayıp yüreğimi sızlatıyorsunuz? Ben Rab İsanın adı uğruna Yeruşalimde yalnız bağlanmaya değil, ölmeye de hazırım." Pavlusu ikna edemeyince, "Rabbin istediği olsun" diyerek sustuk.

Resullerin 28:8-9

O sırada Publiusun babası kanlı ishale yakalanmış ateşler içinde yatıyordu. Hastanın yanına giren Pavlus dua etti, ellerini üzerine koyup onu iyileştirdi. Bu olay üzerine adadaki öbür hastalar da gelip iyileştirildiler.

Romalılara 5:3-5

Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrının beğenisini, Tanrının beğenisi de umudu yaratır. Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrının beğenisini, Tanrının beğenisi de umudu yaratır. Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrının sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.

Romalılara 5:8-11

Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü. Böylece şimdi Onun kanıyla aklandığımıza göre, Onun aracılığıyla Tanrının gazabından kurtulacağımız çok daha kesindir. Çünkü biz Tanrının düşmanlarıyken Oğlunun ölümü sayesinde Onunla barıştıksa, barışmış olarak Oğlunun yaşamıyla kurtulacağımız çok daha kesindir. Yalnız bu kadar da değil, bizi şimdi Tanrıyla barıştırmış olan Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla, Tanrının kendisiyle de övünüyoruz.

Romalılara 5:12

Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.

Romalılara 6:3-7

Mesih İsaya vaftiz edildiğimizde, hepimizin Onun ölümüne vaftiz edildiğimizi bilmez misiniz? Babanın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla Onunla birlikte ölüme gömüldük. Eğer Onunkine benzer bir ölümde Onunla birleştiysek, Onunkine benzer bir dirilişte de Onunla birleşeceğiz. Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesihle birlikte çarmıha gerildiğini biliriz. Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır.

Romalılara 6:8-13

Mesihle birlikte ölmüşsek, Onunla birlikte yaşayacağımıza da inanıyoruz. Çünkü Mesihin ölümden dirilmiş olduğunu ve bir daha ölmeyeceğini, ölümün artık Onun üzerinde egemenlik sürmeyeceğini biliyoruz. Onun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir. Siz de böylece kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsada Tanrı karşısında diri sayın. Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin. Bedeninizin üyelerini haksızlığa araç ederek günaha sunmayın. Ölümden dirilenler gibi kendinizi Tanrıya adayın; bedeninizin üyelerini doğruluk araçları olarak Tanrıya sunun.

Romalılara 6:21-22

Şimdi utandığınız şeylerden o zaman ne kazancınız oldu? Onların sonucu ölümdür. Ama şimdi günahtan özgür kılınıp Tanrının kulları olduğunuza göre, kazancınız kutsallaşma ve bunun sonucu olan sonsuz yaşamdır.

Romalılara 6:23

Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı'nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa'da sonsuz yaşamdır.

Romalılara 7:24

Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?

Romalılara 8:1-8

Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur. Çünkü yaşam veren Ruhun yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı. İnsan benliğinden ötürü güçsüz olan Kutsal Yasanın yapamadığını Tanrı yaptı. Öz Oğlunu günahlı insan benzerliğinde günah sunusu olarak gönderip günahı insan benliğinde yargıladı. Öyle ki, Yasanın gereği, benliğe göre değil, Ruha göre yaşayan bizlerde yerine gelsin. Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruha uyanlarsa Ruhla ilgili işleri düşünürler. Benliğe dayanan düşünce ölüm, Ruha dayanan düşünceyse yaşam ve esenliktir. Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de... Benliğin denetiminde olanlar Tanrıyı hoşnut edemezler.

Romalılara 8:9-11

Ne var ki, Tanrının Ruhu içinizde yaşıyorsa, benliğin değil, Ruhun denetimindesiniz. Ama içinde Mesihin Ruhu olmayan kişi Mesihin değildir. Eğer Mesih içinizdeyse, bedeniniz günah yüzünden ölü olmakla birlikte, aklanmış olduğunuz için ruhunuz diridir. Mesih İsayı ölümden dirilten Tanrının Ruhu içinizde yaşıyorsa, Mesihi ölümden dirilten Tanrı, içinizde yaşayan Ruhuyla ölümlü bedenlerinize de yaşam verecektir.

Romalılara 8:12-17

Öyleyse kardeşlerim, borçluyuz ama, benliğe göre yaşamak için benliğe borçlu değiliz. Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız. Tanrının Ruhuyla yönetilenlerin hepsi Tanrının oğullarıdır. Çünkü sizi yeniden korkuya sürükleyecek kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, "Abba, Baba!" diye sesleniriz. Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder. Eğer Tanrının çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesihle birlikte yüceltilmek üzere Mesihle birlikte acı çekiyorsak, Tanrının mirasçılarıyız, Mesihle ortak mirasçılarız.

Romalılara 8:18-25

Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez. Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor. Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edildi. Bu da yaratılışın isteğiyle değil, onu amaçsızlığa teslim eden Tanrının isteğiyle oldu. Çünkü yaratılışın, yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşturulması umudu vardı. Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edildi. Bu da yaratılışın isteğiyle değil, onu amaçsızlığa teslim eden Tanrının isteğiyle oldu. Çünkü yaratılışın, yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşturulması umudu vardı. Bütün yaratılışın şu ana dek birlikte inleyip doğum ağrısı çektiğini biliyoruz. Yalnız yaratılış değil, biz de -evet Ruhun turfandasına sahip olan bizler de- evlatlığa alınmayı, yani bedenlerimizin kurtulmasını özlemle bekleyerek içimizden inliyoruz. Çünkü bu umutla kurtulduk. Ama görülen umut, umut değildir. Gördüğü şeyi kim umut eder? Oysa görmediğimize umut bağlarsak, sabırla bekleyebiliriz.

Romalılara 8:26-27

Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruhun kendisi, sözle anlatılamaz iniltilerle bizim için aracılık eder. Yürekleri araştıran Tanrı, Ruhun düşüncesinin ne olduğunu bilir. Çünkü Ruh, Tanrının isteği uyarınca kutsallar için aracılık eder.

Romalılara 8:28-30

Tanrının, kendisini sevenlerle, amacı uyarınca çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz. Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlunun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun. Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.

Romalılara 8:31-34

Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yanaysa, kim bize karşı olabilir? Öz Oğlunu bile esirgemeyip Onu hepimiz için ölüme teslim eden Tanrı, Onunla birlikte bize her şeyi bağışlamayacak mı? Tanrının seçtiklerini kim suçlayacak? Onları aklayan Tanrıdır. Kim suçlu çıkaracak? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih İsa, Tanrının sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir.

Romalılara 8:35-36

Mesihin sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? Yazılmış olduğu gibi: "Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz."

Romalılara 8:37-39

Ama bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz. Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir. Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.

Romalılara 9:1-3

Mesihe ait biri olarak gerçeği söylüyorum, yalan söylemiyorum. Vicdanım da söylediklerimi Kutsal Ruh aracılığıyla doğruluyor. Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var. Kardeşlerimin, soydaşlarım olan İsraillilerin yerine ben kendim lanetlenip Mesihten uzaklaştırılmayı dilerdim. Evlatlığa kabul edilenler, Tanrının yüceliğini görenler onlardır. Antlaşmalar, buyrulan Kutsal Yasa, tapınma düzeni, vaatler onlarındır.

Romalılara 9:33

Yazılmış olduğu gibi: "İşte, Siyon'a bir sürçme taşı, Bir tökezleme kayası koyuyorum. O'na iman eden utandırılmayacak."

Romalılara 10:11-13

Kutsal Yazı, "Ona iman eden utandırılmayacak" diyor. Çünkü Yahudi Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir. Kendisini çağıranların tümüne eliaçıktır. "Rabbi adıyla çağıran herkes kurtulacak."

Romalılara 12:1

Öyleyse kardeşlerim, Tanrının merhameti adına size yalvarırım: Bedenlerinizi diri, kutsal, Tanrıyı hoşnut eden birer kurban olarak sunun. Ruhsal tapınmanız budur.

Romalılara 12:12-15

Umudunuzla sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin. İhtiyaç içinde olan kutsallara yardım edin. Konuksever olmayı amaç edinin. Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. Sevinenlerle sevinin, ağlayanlarla ağlayın.

Romalılara 14:8-9

Yaşarsak Rab için yaşarız; ölürsek Rab için ölürüz. Öyleyse, yaşasak da ölsek de Rabbe aitiz. Mesih hem ölülerin hem yaşayanların Rabbi olmak üzere ölüp dirildi.

Romalılara 15:13

Umut kaynağı olan Tanrı, Kutsal Ruhun gücüyle umutla dolup taşmanız için iman yaşamınızda sizleri tam bir sevinç ve esenlikle doldursun.

1 Korintoslulara 9:22

Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum.

1 Korintoslulara 11:32

Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.

1 Korintoslulara 12:25-26

Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin. Bir üye acı çekerse, bütün üyeler birlikte acı çeker; bir üye yüceltilirse, bütün üyeler birlikte sevinir.

1 Korintoslulara 14:33

Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısıdır. Kutsalların bütün topluluklarında böyledir.

1 Korintoslulara 15:22

Herkes nasıl Ademde ölüyorsa, herkes Mesihte yaşama kavuşacak.

1 Korintoslulara 15:26

Ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür.

1 Korintoslulara 15:53-55

Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyinmelidir. Çürüyen ve ölümlü beden çürümezliği ve ölümsüzlüğü giyinince, "Ölüm yok edildi, zafer kazanıldı!" diye yazılmış olan söz yerine gelecektir. "Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?"

2 Korintoslulara 1:3-7

Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrıya, merhametli Babaya, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısı ve Babasına övgüler olsun! Kendisinden aldığımız teselliyle her türlü sıkıntıda olanları teselli edebilmemiz için bizi bütün sıkıntılarımızda teselli ediyor. Çünkü Mesihin acılarını nasıl büyük ölçüde çekiyorsak, Mesih sayesinde büyük teselli de buluyoruz. Sıkıntı çekiyorsak, bu sizin teselliniz ve kurtuluşunuz içindir. Teselli buluyorsak bu, bizim çektiğimiz acıların aynısına dayanmanızda etkin olan bir teselli bulmanız içindir. Size ilişkin umudumuz sarsılmaz. Çünkü acılarımıza olduğu gibi, tesellimize de ortak olduğunuzu biliyoruz.

2 Korintoslulara 1:8-10

Kardeşlerim, Asya İlinde çektiğimiz sıkıntılardan habersiz kalmanızı istemiyoruz. Dayanabileceğimizden çok ağır bir yük altındaydık. Öyle ki, yaşamaktan bile umudumuzu kesmiştik. Ölüme mahkûm olduğumuzu içimizde hissettik. Ama bu, kendimize değil, ölüleri dirilten Tanrıya güvenmemiz için oldu. Tanrı bizi böylesine büyük bir ölüm tehlikesinden kurtardı; daha da kurtaracaktır. Umudumuzu Ona bağladık. Siz de dualarınızla bize yardım ettikçe, bizi yine kurtaracaktır. Öyle ki, birçok kişinin dualarıyla bize sağlanan lütuftan ötürü birçoklarının ağzından bizim için şükranlar sunulsun.

2 Korintoslulara 4:7-12

Üstün gücün bizden değil, Tanrıdan kaynaklandığı bilinsin diye bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz. Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz. Kovalanıyoruz, ama terk edilmiş değiliz. Yere yıkılmışız, ama yok olmuş değiliz. İsanın yaşamı bedenimizde açıkça görülsün diye İsanın ölümünü her an bedenimizde taşıyoruz. Çünkü İsanın yaşamı ölümlü bedenimizde açıkça görülsün diye, biz yaşayanlar İsa uğruna sürekli olarak ölüme teslim ediliyoruz. Böylece ölüm bizde, yaşamsa sizde etkin olmaktadır.

2 Korintoslulara 4:16-18

Bu nedenle cesaretimizi yitirmeyiz. Her ne kadar dış varlığımız harap oluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor. Çünkü geçici, hafif sıkıntılarımız bize, ağırlıkta hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar büyük, sonsuz bir yücelik kazandırmaktadır. Gözlerimizi görünen şeylere değil, görünmeyenlere çeviriyoruz. Çünkü görünenler geçicidir, görünmeyenlerse sonsuza dek kalıcıdır.

2 Korintoslulara 5:1-2

Biliyoruz ki, barındığımız bu dünyasal çadır yıkılırsa, göklerde Tanrının bize sağladığı bir konut -elle yapılmamış, sonsuza dek kalacak bir evimiz- vardır. Şimdiyse göksel evimizi giyinmeyi özleyerek inliyoruz.

2 Korintoslulara 5:6-8

Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız. Gözle görülene değil, imana dayanarak yaşarız. Cesaretimiz vardır diyorum ve bedenden uzakta, Rabbin yanında olmayı yeğleriz.

2 Korintoslulara 5:14-16

Bizi zorlayan, Mesihin sevgisidir. Yargımız şu: Biri herkes için öldü; öyleyse hepsi öldü. Evet, Mesih herkes için öldü. Öyle ki, yaşayanlar artık kendileri için değil, kendileri uğruna ölüp dirilen Mesih için yaşasınlar. Bu nedenle, biz artık kimseyi insan ölçülerine göre tanımayız. Mesihi bu ölçülere göre tanıdıksa da, artık öyle tanımıyoruz.

2 Korintoslulara 5:17

Bir kimse Mesihteyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur.

2 Korintoslulara 6:4-6

"Tersine Tanrının hizmetkârları olarak olağanüstü dayanmada, sıkıntı, güçlük ve elemlerde, dayak, hapis, karışıklık, emek, uykusuzluk ve açlıkta; pak yaşayışta, bilgi, sabır, iyilik, Kutsal Ruh ve içten sevgide;

2 Korintoslulara 6:9-10

Tanınmıyor gibiyiz, ama iyi tanınıyoruz. Ölümün ağzındayız, ama işte yaşıyoruz. Dövülüyorsak bile öldürülmüş değiliz. Kederliyiz ama her zaman seviniyoruz. Yoksuluz ama birçoklarını zengin ediyoruz. Hiçbir şeyimiz yok ama her şeye sahibiz.

2 Korintoslulara 7:3-4

Bunu sizi yargılamak için söylemiyorum. Daha önce de söylediğim gibi, yüreğimizde öyle bir yeriniz var ki, sizinle ölürüz de yaşarız da. Size çok güveniyor, sizinle çok övünüyorum. Teselliyle doluyum. Bütün sıkıntılar arasında sevincim sonsuzdur.

2 Korintoslulara 7:5-6

Makedonyaya geldiğimizde de hiç rahat yüzü görmedik. Her bakımdan sıkıntı çekiyorduk. Dışarıda kavgalar, yüreğimizde korkular vardı. Ama yüreği ezik olanları teselli eden Tanrı, Titusun yanımıza gelişiyle -yalnız gelişiyle değil, sizden aldığı teselliyle de- bizi teselli etti. Titus beni özlediğinizi, benim için üzülüp gayret ettiğinizi bize anlatınca sevincim bir kat daha arttı.

2 Korintoslulara 7:10-11

Tanrının isteğiyle çekilen acı, kişiyi kurtuluşla sonuçlanan ve pişmanlık doğurmayan tövbeye götürür. Dünyanın acılarıysa ölüm getirir. Bakın bu acılar, Tanrının isteğiyle çektiğiniz bu acılar sizde ne büyük ciddiyet, paklanmak için ne büyük istek yarattı! Sizde ne büyük öfke, korku, özlem, gayret ve suçluyu cezalandırma arzusu uyandırdı! Bu konuda her bakımdan masum olduğunuzu kanıtladınız.

2 Korintoslulara 8:2

Kardeşler, sizlere Tanrının Makedonyadaki kiliselerine sağladığı lütuftan söz etmek istiyoruz: Büyük sıkıntılarla denendiklerinde, coşkun sevinçleri ve aşırı yoksullukları tam bir cömertliğe dönüştü.

2 Korintoslulara 9:8-11

Her zaman, her yönden, her şeye yeterli ölçüde sahip olarak her iyi işe cömertçe katkıda bulunabilmeniz için, Tanrı her nimeti size bol bol sağlayacak güçtedir. Nitekim şöyle yazılmıştır: "Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır." Ekinciye tohum ve yiyecek ekmek sağlayan Tanrı, sizin de ekeceğinizi sağlayıp çoğaltacak, doğruluğunuzun ürünlerini artıracaktır. Her durumda cömert olmanız için her bakımdan zenginleştiriliyorsunuz. Cömertliğiniz bizim aracılığımızla Tanrıya şükran nedeni oluyor.

2 Korintoslulara 11:23-30

Mesihin hizmetkârları mıdırlar? Aklımı kaçırmış gibi konuşuyorum. Ben Onun daha üstün bir hizmetkârıyım. Ben daha çok emek verdim, hapse daha çok girdim, sayısız dayak yedim, çok kez ölümle burun buruna geldim. Beş kez Yahudilerden otuz dokuzar kırbaç yedim. Üç kez değnekle dövüldüm, bir kez taşlandım, üç kez deniz kazasına uğradım. Bir gün bir gece açık denizde kaldım. Sık sık yolculuk ettim. Irmaklarda, haydutlar arasında, gerek soydaşlarımın gerekse öteki ulusların arasında tehlikelere uğradım. Kentte, kırda, denizde, sahte kardeşler arasında tehlikelere düştüm. Emek verdim, sıkıntı çektim, çok kez uykusuz kaldım. Açlığı, susuzluğu tattım. Çok kez yiyecek sıkıntısı çektim, soğukta çıplak kaldım. Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde. Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam? Övünmem gerekiyorsa, güçsüzlüğümü gösteren şeylerle övüneceğim.

2 Korintoslulara 12:5

Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.

2 Korintoslulara 12:7-10

Aldığım vahiylerin üstünlüğüyle gururlanmayayım diye bana bedende bir diken, beni yumruklamak için Şeytanın bir meleği verildi, gururlanmayayım diye. Bundan kurtulmak için Rabbe üç kez yalvardım. Ama O bana, "Lütfum sana yeter. Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır" dedi. İşte, Mesihin gücü içimde bulunsun diye güçsüzlüklerimle sevinerek daha çok övüneceğim. Bu nedenle Mesih uğruna güçsüzlükleri, hakaretleri, zorlukları, zulümleri ve darlıkları sevinçle karşılıyorum. Çünkü ne zaman güçsüzsem, o zaman güçlüyüm.

Galatyalılara 3:28-29

Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsada birsiniz. Eğer Mesih'e aitseniz, İbrahim'in soyundansınız, vaade göre de mirasçısınız.

Galatyalılara 5:22

Ruhun ürünüyse sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir. Bu tür nitelikleri yasaklayan yasa yoktur.

Galatyalılara 6:2

Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.

Efeslilere 2:6

Tanrı bizi Mesih İsada, Mesihle birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu.

Efeslilere 3:1

Bu nedenledir ki, ben Pavlus siz uluslar uğruna Mesih İsanın tutuklusu oldum.

Efeslilere 4:1-2

Bu nedenle, Rabbin uğruna tutuklu olan ben, aldığınız çağrıya yaraşır biçimde yaşamanızı rica ederim. Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.

Efeslilere 6:12-13

Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır. Bu nedenle, kötü günde dayanabilmek, gerekli her şeyi yaptıktan sonra yerinizde durabilmek için Tanrının bütün silahlarını kuşanın.

Efeslilere 6:18-20

Her türlü dua ve yalvarışla, her zaman Ruhun yönetiminde dua edin. Bu amaçla, bütün kutsallar için yalvarışta bulunarak tam bir adanmışlıkla uyanık durun. Ağzımı her açtığımda bana gerekli söz verilsin diye benim için de dua edin; öyle ki, Müjdenin sırrını cesaretle bildirebileyim. Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.

Filipililere 1:21-23

Çünkü benim için, yaşamak Mesihtir, ölmek kazançtır. Hayatta kalırsam yararlı işler yapacağım. Ama hangisini seçeceğimi bilemiyorum. İki seçenek arasında kaldım. Dünyadan ayrılıp Mesihle birlikte olmayı arzuluyorum; bu çok daha iyi.

Filipililere 1:29

Çünkü Mesih uğruna size yalnız Mesih'e iman etmek değil, daha önce bende gördüğünüz ve hâlâ sürdürdüğümü duyduğunuz zorlu çabanın aynısını göstererek Mesih uğruna acı çekmek ayrıcalığı da verildi.

Filipililere 2:27

Gerçekten de ölecek kadar hastaydı. Ama Tanrı ona acıdı; yalnız ona değil, acı üstüne acı duymayayım diye bana da acıdı.

Filipililere 3:3

Çünkü gerçek sünnetliler Tanrının Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih İsayla övünen, insansal özelliklere güvenmeyen bizleriz.

Filipililere 3:10

Ölümünde Onunla özdeşleşerek Onu tanımak, dirilişinin gücünü ve acılarına ortak olmanın ne demek olduğunu bilmek ve böylece ne yapıp yapıp ölümden dirilişe erişmek istiyorum.

Filipililere 3:20-21

Oysa bizim vatanımız göklerdedir. Oradan Kurtarıcıyı, Rab İsa Mesihi bekliyoruz. O her şeyi kendine bağlı kılmaya yeten gücünün etkinliğiyle zavallı bedenlerimizi değiştirip kendi yüce bedenine benzer hale getirecektir.

Filipililere 4:4-7

Rabde her zaman sevinin; yine söylüyorum, sevinin! Uysallığınız bütün insanlarca bilinsin. Rabbin gelişi yakındır. Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrıya dua edip yalvararak şükranla bildirin. O zaman Tanrının her kavrayışı aşan esenliği Mesih İsa aracılığıyla yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.

Filipililere 4:12-14

Yoksulluk çekmeyi de bilirim, bolluk içinde yaşamayı da. İster tok ister aç, ister bolluk ister ihtiyaç içinde olayım, her durumda, her koşulda yaşamanın sırrını öğrendim. Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim. Yine de sıkıntılarıma ortak olmakla iyi ettiniz.

Filipililere 4:19

Tanrım da her ihtiyacınızı kendi zenginliğiyle Mesih İsada görkemli bir biçimde karşılayacaktır.

Koloselilere 1:11-13

Her şeye sevinçle katlanıp sabredebilmeniz için Onun yüce gücüne dayanarak bütün kudretle güçlenmenizi diliyoruz. Bizi kutsalların ışıktaki mirasına ortak olmaya yeterli kılan Babaya şükretmeniz için dua ediyoruz. O bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlunun egemenliğine aktardı.

Koloselilere 1:24

Sizin için acı çektiğime şimdi seviniyorum. Mesihin, kendi bedeni, yani kilise uğruna çektiği sıkıntılardan eksik kalanlarını kendi bedenimde tamamlıyorum.

Koloselilere 3:1-4

Mesihle birlikte dirildiğinize göre, gökteki değerlerin ardından gidin. Mesih orada, Tanrının sağında oturuyor. Yeryüzündeki değil, gökteki değerleri düşünün. Çünkü siz öldünüz, yaşamınız Mesihle birlikte Tanrıda saklıdır. Yaşamınız olan Mesih göründüğü zaman, siz de Onunla birlikte yücelmiş olarak görüneceksiniz.

Koloselilere 3:15

Mesihin esenliği yüreklerinizde hakem olsun. Tek bir bedenin üyeleri olarak bu esenliğe çağrıldınız. Şükredici olun!

1 Selaniklilere 2:2

Bildiğiniz gibi, daha önce Filipide eziyet görmüş, aşağılanmıştık. Ama şiddetli karşı koymalara rağmen, tanrısal Müjdeyi size duyurmak için Tanrımızdan cesaret aldık.

1 Selaniklilere 3:3-5

İşte bu özleme daha fazla dayanacak halimiz kalmayınca Atinada yalnız bırakılmaya razı olduk ve Mesihin Müjdesini yayan Tanrı emektaşı kardeşimiz Timoteosu yanınıza gönderdik. Bu sıkıntılardan ötürü kimse sarsılmasın diye sizi imanda güçlendirip yüreklendirmesini istedik. Sıkıntılardan geçmek için belirlendiğimizi siz de biliyorsunuz. Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu. Bu nedenle ben de daha fazla dayanamadım; acaba Ayartıcı bir yolunu bulup sizi ayarttı mı, emeğimiz boşa mı gitti diye iman durumunuzu öğrenmek için Timoteosu gönderdim.

1 Selaniklilere 4:13-15

Kardeşler, umudu olmayan öbür insanlar gibi kederlenmemeniz için, gözlerini yaşama kapamış olanlar konusunda bilgisiz kalmanızı istemiyoruz. İsanın ölüp dirildiğine inanıyoruz. Aynı şekilde Tanrı, İsaya bağlı olarak gözlerini yaşama kapamış olanları da Onunla birlikte geri getirecektir. Rabbin sözüne dayanarak size diyoruz ki, biz yaşamakta olanlar, Rabbin gelişinde hayatta olanlar, gözlerini yaşama kapayanların önüne asla geçmeyeceğiz.

1 Selaniklilere 5:16-18

Her zaman sevinin. Sürekli dua edin. Her durumda şükredin. Çünkü Tanrının Mesih İsada sizin için istediği budur.

1 Selaniklilere 5:23-24

Esenlik kaynağı olan Tanrının kendisi sizi tümüyle kutsal kılsın. Ruhunuz, canınız ve bedeniniz Rabbimiz İsa Mesihin gelişinde eksiksiz ve kusursuz olmak üzere korunsun. Sizi çağıran Tanrı güvenilirdir; bunu yapacaktır.

2 Selaniklilere 1:4-7

Bu nedenle bizler, katlandığınız bütün zulüm ve sıkıntılar karşısındaki sabır ve imanınızdan ötürü Tanrının kiliseleri arasında sizinle övünüyoruz. Bütün bunlar Tanrının adil yargısının belirtisidir. Sonuç olarak, uğrunda acı çektiğiniz Tanrı Egemenliğine layık sayılacaksınız. Tanrı adil olanı yapacak: Size sıkıntı çektirenlere sıkıntı ile karşılık verecek, sıkıntı çeken sizleriyse bizimle birlikte rahata kavuşturacaktır. Bütün bunlar Rab İsa alev alev yanan ateş içinde güçlü melekleriyle gökten gelip göründüğü zaman olacak. Rabbimiz İsa, Tanrıyı tanımayanları ve kendisiyle ilgili Müjdeye uymayanları cezalandıracak. Tanrı adil olanı yapacak: Size sıkıntı çektirenlere sıkıntı ile karşılık verecek, sıkıntı çeken sizleriyse bizimle birlikte rahata kavuşturacaktır. Bütün bunlar Rab İsa alev alev yanan ateş içinde güçlü melekleriyle gökten gelip göründüğü zaman olacak. Rabbimiz İsa, Tanrıyı tanımayanları ve kendisiyle ilgili Müjdeye uymayanları cezalandıracak.

2 Selaniklilere 2:16-17

Rabbimiz İsa Mesih'in kendisi ve bizi sevip lütfuyla bize sonsuz cesaret ve sağlam bir umut veren Babamız Tanrı sizi yüreklendirsin, her iyi eylem ve sözde pekiştirsin. Rabbimiz İsa Mesih'in kendisi ve bizi sevip lütfuyla bize sonsuz cesaret ve sağlam bir umut veren Babamız Tanrı sizi yüreklendirsin, her iyi eylem ve sözde pekiştirsin.

2 Selaniklilere 3:16

Esenlik kaynağı olan Rabbin kendisi size her zaman, her durumda esenlik versin. Rab hepinizle birlikte olsun.

1 Timoteosa 5:23

Artık yalnız su içmekten vazgeç; miden ve sık sık baş gösteren rahatsızlıkların için biraz da şarap iç.

1 Timoteosa 6:7-8

Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz. Yiyeceğimiz, giyeceğimiz varsa bunlarla yetiniriz.

2 Timoteosa 1:7

Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.

2 Timoteosa 1:8-12

Bunun için Rabbimize tanıklık etmekten de Onun uğruna tutuklu bulunan benden de utanma. Tanrının gücüyle Müjde uğruna benimle birlikte sıkıntıya göğüs ger. Tanrı bizi yaptıklarımıza göre değil, kendi amacına ve lütfuna göre kurtarıp kutsal bir yaşama çağırdı. Bu lütuf bize zamanın başlangıcından önce Mesih İsada bağışlanmış, şimdi de Onun gelişiyle açığa çıkarılmıştır. Kurtarıcımız Mesih İsa ölümü etkisiz kılmış, yaşamı ve ölümsüzlüğü Müjde aracılığıyla ışığa çıkarmıştır. Tanrı bizi yaptıklarımıza göre değil, kendi amacına ve lütfuna göre kurtarıp kutsal bir yaşama çağırdı. Bu lütuf bize zamanın başlangıcından önce Mesih İsada bağışlanmış, şimdi de Onun gelişiyle açığa çıkarılmıştır. Kurtarıcımız Mesih İsa ölümü etkisiz kılmış, yaşamı ve ölümsüzlüğü Müjde aracılığıyla ışığa çıkarmıştır. Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım. Bu acıları çekmemin nedeni de budur. Ama bundan utanmıyorum. Çünkü kime inandığımı biliyorum. Onun bana emanet ettiğini o güne dek koruyacak güçte olduğuna eminim.

2 Timoteosa 2:9-12

Bu Müjde uğruna bir suçlu gibi zincire vurulmaya kadar varan sıkıntılara katlanıyorum. Ama Tanrının sözü zincire vurulmuş değildir. Bunun içindir ki, seçilmişler uğruna her şeye dayanıyorum. Öyle ki, onlar da sonsuz yüceliğin yanısıra Mesih İsada olan kurtuluşa kavuşsunlar. Şu güvenilir bir sözdür: "Onunla birlikte öldüysek, Onunla birlikte yaşayacağız. Dayanırsak, Onunla birlikte egemenlik süreceğiz. Onu inkâr edersek, O da bizi inkâr edecek.

2 Timoteosa 3:10-12

Sense benim öğretimi, davranışımı, amacımı, imanımı, sabrımı, sevgimi, dayanma gücümü, çektiğim zulüm ve acıları, örneğin Antakyada, Konyada ve Listrada başıma gelenleri yakından izledin. Ne zulümlere katlandım! Ama Rab beni hepsinden kurtardı. Sense benim öğretimi, davranışımı, amacımı, imanımı, sabrımı, sevgimi, dayanma gücümü, çektiğim zulüm ve acıları, örneğin Antakyada, Konyada ve Listrada başıma gelenleri yakından izledin. Ne zulümlere katlandım! Ama Rab beni hepsinden kurtardı. Mesih İsaya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek.

2 Timoteosa 4:5

Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.

2 Timoteosa 4:6-8

Çünkü kanım adak şarabı gibi dökülmek üzere. Benim için ayrılma zamanı geldi. Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum. Bundan böyle doğruluk tacı benim için hazır duruyor. Adil yargıç olan Rab o gün bu tacı bana, yalnız bana değil, Onun gelişini özlemle beklemiş olanların hepsine verecektir.

2 Timoteosa 4:16-18

İlk savunmamda benden yana çıkan olmadı, hepsi beni terk etti. Bunun hesabı onlardan sorulmasın. Ama Tanrı bildirisi aracılığımla tam olarak açıklansın, bütün uluslar bunu duysun diye Rab yardımıma gelip beni güçlendirdi. Aslanın ağzından böyle kurtuldum! Rab beni her kötülükten kurtarıp güvenlik içinde göksel egemenliğine ulaştıracak. Sonsuzlara dek Ona yücelik olsun! Amin.

Titusa 1:2

Elçiliğim, yalan söylemeyen Tanrının zamanın başlangıcından önce vaat ettiği sonsuz yaşam umuduna dayanmaktadır.

Filimona 1:1

Sevgili emektaşımız Filimon, Mesih İsa uğruna tutuklu olan ben Pavlus ve kardeşimiz Timoteostan sana, kızkardeşimiz Afiyaya, birlikte mücadele verdiğimiz Arhippusa ve senin evindeki inanlılar topluluğuna selam!

Filimona 1:9

Bu nedenle, gerekeni sana buyurmaya Mesihte büyük cesaretim olduğu halde, şimdi Mesih İsa uğruna tutuklu bulunan ben yaşlı Pavlus sana sevgiyle rica etmeyi yeğliyorum.

İbranilere 2:14-15

Bu çocuklar etten ve kandan oldukları için İsa, ölüm gücüne sahip olanı, yani İblisi, ölüm aracılığıyla etkisiz kılmak üzere onlarla aynı insan yapısını aldı. Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.

İbranilere 2:18

Çünkü kendisi denenip acı çektiği için denenenlere yardım edebilir.

İbranilere 4:1-9

Bu nedenle Tanrının huzur diyarına girme vaadi hâlâ geçerliyken, herhangi birinizin buna erişmemiş sayılmasından korkalım. Çünkü onlar gibi biz de iyi haberi aldık. Ama onlar duydukları sözü imanla birleştirmedikleri için bunun kendilerine bir yararı olmadı. Biz inanmış olanlar huzur diyarına gireriz. Nitekim Tanrı şöyle demiştir: "Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler." Çünkü bir yerde yedinci günle ilgili şunu demiştir: "Tanrı bütün işlerinden yedinci gün dinlendi." Bu konuda yine diyor ki, "Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler." Demek ki, bazılarının huzur diyarına gireceği kesindir. Daha önce iyi haberi almış olanlar söz dinlemedikleri için o diyara giremediler. Bu yüzden Tanrı, uzun zaman sonra Davutun aracılığıyla, "bugün" diyerek yine bir gün belirliyor. Daha önce denildiği gibi, "Bugün Onun sesini duyarsanız, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın." Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi. Böylece Tanrı halkı için bir Şabat Günü rahatı kalıyor.

İbranilere 4:15-16

Çünkü başkâhinimiz zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri değildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir. Onun için Tanrı'nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşalım; öyle ki, yardım gereksindiğimizde merhamet görelim ve lütuf bulalım.

İbranilere 5:7-8

Mesih, yeryüzünde olduğu günlerde kendisini ölümden kurtaracak güçte olan Tanrıya büyük feryat ve gözyaşlarıyla dua etti, yakardı ve Tanrı korkusu nedeniyle işitildi. Oğul olduğu halde, çektiği acılarla söz dinlemeyi öğrendi.

İbranilere 10:32-38

Sizlerse aydınlandıktan sonra acılarla dolu büyük bir mücadeleye dayandığınız o ilk günleri anımsayın. Bazen sitemlere, sıkıntılara uğrayıp seyirlik oldunuz, bazen de aynı durumda olanlarla dayanışma içine girdiniz. Hem hapistekilerin dertlerine ortak oldunuz, hem de daha iyi ve kalıcı bir malınız olduğunu bilerek mallarınızın yağma edilmesini sevinçle karşıladınız. Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür. Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır. Artık, "Gelecek olan pek yakında gelecek Ve gecikmeyecek. Doğru adamım, imanla yaşayacaktır. Ama geri çekilirse, ondan hoşnut olmayacağım."

İbranilere 11:12

Böylece tek bir adamdan, üstelik ölüden farksız birinden gökteki yıldızlar, deniz kıyısındaki kum kadar sayısız torun meydana geldi.

İbranilere 11:13

Bu kişilerin hepsi imanlı olarak öldüler. Vaat edilenlere kavuşamadılarsa da bunları uzaktan görüp selamladılar, yeryüzünde yabancı ve konuk olduklarını açıkça kabul ettiler.

İbranilere 11:24-27

Musa büyüyünce iman sayesinde firavunun kızının oğlu olarak tanınmayı reddetti. Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi. Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu. Kralın öfkesinden korkmadan imanla Mısırdan ayrıldı. Görünmez Olanı görür gibi dayandı.

İbranilere 11:32-40

Daha ne diyeyim? Gidyon, Barak, Şimşon, Yiftah, Davut, Samuel ve peygamberlerle ilgili olanları anlatsam, zaman yetmeyecek. Bunlar iman sayesinde ülkeler ele geçirdiler, adaleti sağladılar, vaat edilenlere kavuştular, aslanların ağzını kapadılar. Kızgın ateşi söndürdüler, kılıcın ağzından kaçıp kurtuldular. Güçsüzlükte kuvvet buldular, savaşta güçlendiler, yabancı orduları bozguna uğrattılar. Kadınlar dirilen ölülerini geri aldılar. Başkalarıysa salıverilmeyi reddederek dirilip daha iyi bir yaşama kavuşma umuduyla işkencelere katlandılar. Daha başkaları alaya alınıp kamçılandı, hatta zincire vurulup hapsedildi. Taşlandılar, testereyle biçildiler, kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu, keçi derisi içinde dolaştılar, yoksulluk çektiler, sıkıntılara uğradılar, baskı gördüler. Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular. İmanları sayesinde bunların hepsi Tanrının beğenisini kazandıkları halde, hiçbiri vaat edilene kavuşmadı. Bizden ayrı olarak yetkinliğe ermesinler diye, Tanrı bizim için daha iyi bir şey hazırlamıştı.

İbranilere 12:1-3

İşte çevremizi bu denli büyük bir tanıklar bulutu sardığına göre, biz de her yükü ve bizi kolayca kuşatan günahı üzerimizden sıyırıp atalım ve önümüze konan yarışı sabırla koşalım. Gözümüzü imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsaya dikelim. O kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve Tanrının tahtının sağında oturdu. Yorulup cesaretinizi yitirmemek için, günahkârların bunca karşı koymasına katlanmış Olanı düşünün.

İbranilere 12:4-11

Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz. Size oğullar diye seslenen şu öğüdü de unuttunuz: "Oğlum, Rabbin terbiye edişini hafife alma, Rab seni azarlayınca cesaretini yitirme. Çünkü Rab sevdiğini terbiye eder, Oğulluğa kabul ettiği herkesi cezalandırır." Terbiye edilmek uğruna acılara katlanmalısınız. Tanrı size oğullarına davranır gibi davranıyor. Hangi oğul babası tarafından terbiye edilmez? Herkesin gördüğü terbiyeden yoksunsanız, oğullar değil, yasadışı evlatlarsınız. Kaldı ki, bizi terbiye eden dünyasal babalarımız vardı ve onlara saygı duyardık. Öyleyse Ruhlar Babasına bağımlı olup yaşamamız çok daha önemli değil mi? Babalarımız bizi kısa bir süre için, uygun gördükleri gibi terbiye ettiler. Ama Tanrı, kutsallığına ortak olalım diye bizi kendi yararımıza terbiye ediyor. Terbiye edilmek başlangıçta hiç tatlı gelmez, acı gelir. Ne var ki, böyle eğitilenler için bu sonradan esenlik veren doğruluğu üretir.

İbranilere 12:12-13

Bunun için sarkık ellerinizi kaldırın, bükük dizlerinizi doğrultun, ayaklarınız için düz yollar yapın. Öyle ki, kötürüm olan parça eklemden çıkmasın, tersine şifa bulsun. Bunun için sarkık ellerinizi kaldırın, bükük dizlerinizi doğrultun, ayaklarınız için düz yollar yapın. Öyle ki, kötürüm olan parça eklemden çıkmasın, tersine şifa bulsun.

İbranilere 13:3

Hapiste olanları, onlarla birlikte hapsedilmiş gibi anımsayın. Sizin de bir bedeniniz olduğunu düşünerek baskı görenleri hatırlayın.

İbranilere 13:5-6

Yaşayışınız para sevgisinden uzak olsun. Sahip olduklarınızla yetinin. Çünkü Tanrı şöyle dedi: "Seni asla terk etmeyeceğim, Seni asla yüzüstü bırakmayacağım." Böylece cesaretle diyoruz ki, "Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?"

İbranilere 13:12-14

Bunun gibi, İsa da kendi kanıyla halkı kutsal kılmak için kent kapısının dışında acı çekti. Öyleyse biz de Onun uğradığı aşağılanmaya katlanarak ordugahtan dışarıya çıkıp yanına gidelim. Çünkü burada kalıcı bir kentimiz yoktur, biz gelecekteki kenti özlüyoruz.

İbranilere 13:15-16

Bu nedenle, İsa aracılığıyla Tanrıya sürekli övgü kurbanları, yani Onun adını açıkça anan dudakların meyvesini sunalım. İyilik yapmayı, sizde olanı başkalarıyla paylaşmayı unutmayın. Çünkü Tanrı bu tür kurbanlardan hoşnut olur.

Yakub'un 1:2-4

Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın. Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır. Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.

Yakub'un 1:12

Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla çıktığı zaman Rabbin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.

Yakub'un 5:10-11

Kardeşler, Rabbin adıyla konuşmuş olan peygamberleri sıkıntılarda sabır örneği olarak alın. Sıkıntıya dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüpün nasıl dayandığını duydunuz. Rabbin en sonunda onun için neler yaptığını bilirsiniz. Rab çok şefkatli ve merhametlidir.

Yakub'un 5:13-16

İçinizden biri sıkıntıda mı, dua etsin. Sevinçli mi, ilahi söylesin. İçinizden biri hasta mı, kilisenin ihtiyarlarını çağırtsın; Rabbin adıyla üzerine yağ sürüp onun için dua etsinler. İmanla edilen dua hastayı iyileştirecek ve Rab onu ayağa kaldıracaktır. Eğer hasta günah işlemişse, günahları bağışlanacaktır. Bu nedenle, şifa bulmak için günahlarınızı birbirinize itiraf edin ve birbiriniz için dua edin. Doğru kişinin yalvarışı çok güçlü ve etkilidir.

1 Petrus'un 1:6-7

Bu nedenle şimdi kısa bir süre çeşitli denemeler sonucu acı çekmeniz gerekiyorsa da, sevinçle coşmaktasınız. Böylelikle içtenliği kanıtlanan imanınız, İsa Mesih göründüğünde size övgü, yücelik, onur kazandıracak. İmanınız, ateşle arıtıldığı halde yok olup giden altından daha değerlidir.

1 Petrus'un 2:19-24

Haksız yere acı çeken kişi, Tanrı bilinciyle acıya katlanırsa, Tanrıyı hoşnut eder. Çünkü günah işleyip dövüldüğünüzde dayanırsanız, bunda övülecek ne var? Ama iyilik edip acı çektiğinizde dayanırsanız, Tanrıyı hoşnut edersiniz. Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu. "O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı." Kendisine sövüldüğünde sövgüyle karşılık vermedi, acı çektiğinde kimseyi tehdit etmedi; davasını, adaletle yargılayan Tanrıya bıraktı. Bizler günah karşısında ölelim, doğruluk uğruna yaşayalım diye, günahlarımızı çarmıhta kendi bedeninde yüklendi. Onun yaralarıyla şifa buldunuz.

1 Petrus'un 3:14

Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların "korktuğundan korkmayın, ürkmeyin."

1 Petrus'un 3:17-18

İyilik edip acı çekmek -eğer Tanrının isteği buysa- kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir. Nitekim Mesih de bizleri Tanrıya ulaştırmak amacıyla doğru kişi olarak doğru olmayanlar için günah sunusu olarak ilk ve son kez öldü. Bedence öldürüldü, ama ruhça diriltildi.

1 Petrus'un 4:1

Mesih bedence acı çektiğine göre, siz de aynı düşünceyle silahlanın. Çünkü bedence acı çekmiş olan, günaha sırt çevirmiştir.

1 Petrus'un 4:12-16

Sevgili kardeşlerim, sınanmanız için size giydirilen ateşten gömleği, size garip bir şey oluyormuş gibi yadırgamayın. Tersine, Mesihin acılarına ortak olduğunuz oranda sevinin ki, Mesihin görkemi göründüğünde de sevinçle coşasınız. Mesihin adından ötürü hakarete uğrarsanız, ne mutlu size! Çünkü Tanrının yüce Ruhu üzerinizde bulunuyor. Hiçbiriniz katil, hırsız, kötülük yapan ya da başkalarının işine karışan biri olarak acı çekmesin. Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.

1 Petrus'un 4:19

Bunun için, Tanrı'nın isteği uyarınca acı çekenler, iyilik ederek canlarını güvenilir Yaradan'a emanet etsinler.

1 Petrus'un 5:1

Bu nedenle aranızdaki ihtiyarlara, onlar gibi bir ihtiyar, Mesihin çektiği acıların tanığı, açığa çıkacak olan yüceliğin paydaşı olarak rica ediyorum: Tanrının size verdiği sürüyü güdün. Zorunluymuş gibi değil, Tanrının istediği gibi gönüllü gözetmenlik yapın. Para hırsıyla değil, gönül rızasıyla, size emanet edilenlere egemenlik taslamadan, sürüye örnek olarak görevinizi yapın.

1 Petrus'un 5:6-10

Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrının kudretli eli altında kendinizi alçaltın. Bütün kaygılarınızı Ona yükleyin, çünkü O sizi kayırır. Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis kükreyen aslan gibi yutacak birini arayarak dolaşıyor. Dünyanın her yerindeki kardeşlerinizin de aynı acıları çektiğini bilerek imanda sarsılmadan İblise karşı direnin. Sizleri Mesihte sonsuz yüceliğine çağıran ve bütün lütfun kaynağı olan Tanrının kendisi kısa bir süre acı çekmenizden sonra sizi yetkinleştirip pekiştirecek, güçlendirip temellendirecektir.

2 Petrus'un 1:3

Kendi yüceliği ve erdemiyle bizi çağıranın tanrısal gücü, kendisini tanımamız sonucunda yaşamamız ve Tanrı yolunda yürümemiz için gereken her şeyi bize verdi.

2 Petrus'un 2:9

Görülüyor ki Rab kendi yolunda yürüyenleri karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle benliğin yozlaşmış tutkuları ardından giden ve yetkisini hor görenleri cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir. Bu küstah, dikbaşlı kişiler yüce varlıklara sövmekten korkmazlar.

2 Petrus'un 3:8-9

Sevgili kardeşlerim, şunu unutmayın ki, Rabbin gözünde bir gün bin yıl, bin yıl bir gün gibidir. Bazılarının düşündüğü gibi Rab vaadini yerine getirmekte gecikmez; ama size karşı sabrediyor. Çünkü kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor.

1 Yuhanna'nın 4:4

Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.

1 Yuhanna'nın 4:16-18

Tanrının bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan Tanrıda yaşar, Tanrı da onda yaşar. Yargı gününde cesaretimiz olsun diye sevgi böylelikle içimizde yetkin kılınmıştır. Çünkü Mesih nasılsa, biz de bu dünyada öyleyiz. Sevgide korku yoktur. Tersine, yetkin sevgi korkuyu siler atar. Çünkü korku işkencedir. Korkan kişi sevgide yetkin kılınmamıştır.

1 Yuhanna'nın 5:4-5

Çünkü Tanrıdan doğmuş olan herkes dünyayı yener. Bize dünyaya karşı zafer kazandıran imanımızdır. İsanın Tanrı Oğlu olduğuna iman edenden başka dünyayı yenen kim?

1 Yuhanna'nın 5:14-15

Tanrının önünde güvenimiz şu ki, Onun isteğine uygun ne dilersek bizi işitir. Her ne dilersek bizi işittiğini bildiğimize göre, Ondan dilediklerimizi aldığımızı da biliriz.

3 Yuhanna'nın 1:2

Sevgili kardeşim, canın gönenç içinde olduğu gibi, her bakımdan sağlıklı ve gönenç içinde olman için dua ediyorum.

Vahiy 1:18

Diri Olan Benim. Ölmüştüm, ama işte sonsuzluklar boyunca diriyim. Ölümün ve ölüler diyarının anahtarları bendedir.

Vahiy 2:7

Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin. Galip gelene Tanrının cennetinde bulunan yaşam ağacından yeme hakkını vereceğim.' "

Vahiy 2:8-10

"İzmirdeki kilisenin meleğine yaz. Ölmüş ve yaşama dönmüş, ilk ve son olan şöyle diyor: 'Sıkıntılarını, yoksulluğunu biliyorum. Oysa zenginsin! Yahudi olduklarını söyleyen, ama Yahudi değil de Şeytanın havrası durumunda olanların iftiralarını biliyorum. Çekmek üzere olduğun sıkıntılardan korkma! Bak, denenesiniz diye İblis içinizden bazılarını yakında zindana atacak. On gün sıkıntı çekeceksiniz. Ölüm pahasına da olsa sadık kal, sana yaşam tacını vereceğim.

Vahiy 2:11

Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin. Galip gelen, ikinci ölümden hiçbir zarar görmeyecek.' "

Vahiy 2:17

Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin. Galip gelene saklı mandan vereceğim. Ayrıca, ona beyaz bir taş ve bu taşın üzerinde yazılı olan yeni bir ad, alandan başka kimsenin bilmediği bir ad vereceğim.' "

Vahiy 2:26-29

Ben Babamdan nasıl yetki aldımsa, galip gelene, yaptığım işleri sonuna dek sürdürene ulusların üzerinde yetki vereceğim. Demir çomakla güdecek onları, Çömlek gibi kırıp parçalayacaktır. Ben Babamdan nasıl yetki aldımsa, galip gelene, yaptığım işleri sonuna dek sürdürene ulusların üzerinde yetki vereceğim. Demir çomakla güdecek onları, Çömlek gibi kırıp parçalayacaktır. Ben Babamdan nasıl yetki aldımsa, galip gelene, yaptığım işleri sonuna dek sürdürene ulusların üzerinde yetki vereceğim. Demir çomakla güdecek onları, Çömlek gibi kırıp parçalayacaktır. Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.' "

Vahiy 3:5-6

Galip gelen böylece beyaz giysiler giyecek. Onun adını yaşam kitabından hiç silmeyeceğim. Babamın ve meleklerinin önünde o kişinin adını açıkça anacağım. Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.' "

Vahiy 3:12-13

Galip geleni Tanrımın Tapınağında sütun yapacağım. Böyle biri artık oradan hiç ayrılmayacak. Onun üzerine Tanrımın adını, Tanrıma ait kentin -gökten Tanrımın yanından inen yeni Yeruşalimin- adını ve benim yeni adımı yazacağım. Kulağı olan, Ruhun kiliselere ne dediğini işitsin.' "

Vahiy 3:21-22

Ben nasıl galip gelerek Babamla birlikte Babamın tahtına oturdumsa, galip gelene de benimle birlikte tahtıma oturma hakkını vereceğim. Kulağı olan, Ruh'un kiliselere ne dediğini işitsin.' "

Vahiy 7:14-17

"Sen bunu biliyorsun, efendim" dedim. Bana dedi ki, "Bunlar o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir. Kaftanlarını Kuzunun kanıyla yıkamış, bembeyaz etmişlerdir. Bunun için, "Tanrının tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz Ona tapınıyorlar. Tahtta oturan, çadırını onların üzerine gerecek. Artık acıkmayacak, Artık susamayacaklar. Ne güneş ne kavurucu sıcak Çarpacak onları. Çünkü tahtın ortasında olan Kuzu onları güdecek Ve yaşam sularının pınarlarına götürecek. Tanrı gözlerinden bütün yaşları silecek."

Vahiy 12:11

Kardeşlerimiz Kuzunun kanıyla Ve ettikleri tanıklık bildirisiyle Onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar Vazgeçmişlerdi can sevgisinden.

Vahiy 14:12-13

Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir." Gökten bir ses işittim. "Yaz! Bundan böyle Rabbe ait olarak ölenlere ne mutlu!" diyordu. Ruh, "Evet" diyor, "Uğraşlarından dinlenecekler. Çünkü yaptıkları onları izleyecek."

Vahiy 18:24

Peygamberlerin, kutsalların Ve yeryüzünde boğazlanan herkesin kanı Sende bulundu."

Vahiy 20:4

Bazı tahtlar ve bunlara oturanları gördüm. Onlara yargılama yetkisi verilmişti. İsaya tanıklık ve Tanrının sözü uğruna başı kesilenlerin canlarını da gördüm. Bunlar, canavara ve heykeline tapmamış, alınlarına ve ellerine onun işaretini almamış olanlardı. Hepsi dirilip Mesihle birlikte bin yıl egemenlik sürdüler.

Vahiy 21:4-7

Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı." Tahtta oturan, "İşte her şeyi yeniliyorum" dedi. Sonra, "Yaz!" diye ekledi, "Çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir." Bana, "Tamam!" dedi, "Alfa ve Omega, başlangıç ve son Benim. Susayana yaşam suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim. Galip gelen bunları miras alacak. Ben onun Tanrısı olacağım, o da bana oğul olacak.

Turkish - Türkçe - TR

TR'BSS - Turkce Biola Unbound - 2001

This Bible is in the Public Domain.
https://www.biblesupersearch.com/bible-downloads/
Languages are made available to you by www.ipedge.net